Hırvatistan’da 37 bin tonluk zehirli atık krizi: On binlerce kişi sokağa çıktı
Hırvatistan’ın orta kesimindeki Gospic kentinde aylardır temizlenmeyen yaklaşık 37 bin ton tehlikeli atık, ülkede büyük tepkiye yol açtı.
On binlerce kişi, çevre felaketi endişesiyle başkent Zagreb’de düzenlenen protestoda hükümete atıkların acilen temizlenmesi ve sorumluların hesap vermesi çağrısında bulundu.
Gospic’te terk edilmiş bir sanayi bölgesinde bulunan atıkların büyük bölümünün toprağın altında gömülü olduğu belirtilirken, elektronik ekipman kalıntıları, plastik, inşaat malzemeleri ve tıbbi atıkların bulunduğu bildirildi.
Skandal, geçen yıl Hırvat polisi ile Avrupa Birliği’nin kolluk kuvveti Europol’un yasa dışı tehlikeli atık ithalatı ve bertarafıyla bağlantılı 13 kişiyi gözaltına almasıyla gündeme gelmişti. Europol, şüphelilerin yasa dışı faaliyetlerden en az 4 milyon avro gelir elde ettiğini açıklamıştı.
Aradan bir yıldan fazla süre geçmesine rağmen atıkların önemli bölümünün halen bölgeden kaldırılmamış olması, muhafazakar Başbakan Andrej Plenkovic hükümetine yönelik eleştirileri artırdı.
Hırvatistan Yolsuzlukla Mücadele Kurumu USKOK tarafından geçen ay yayımlanan uzman raporunda, Gospic’teki arazinin toprağında yüksek metal konsantrasyonuna rastlandığı, yeraltı sularında ise kamuoyunda "sonsuz kimyasallar" olarak bilinen PFAS bileşiklerinin tespit edildiği belirtildi.
Protestocular, hükümetten kirlenmiş bölgelerin tamamen temizlenmesi için acil ve bağlayıcı bir takvim açıklamasını ve atık ithalatının derhal yasaklanmasını istedi.
Protestoyu düzenleyen "Gospic Bizim Evimiz" girişiminden Vjekoslav Busic, bölge sakinlerinin 2023’ten bu yana şüpheli faaliyetleri yetkililere bildirdiğini belirterek, "Bugün itibarıyla Gospic’ten tek bir kilogram bile tehlikeli atık çıkarılmadı." dedi.
Protestoculardan Ivan Rittinger ise yetkililerin olayı sanki hiçbir yerden çıkıvermiş bir trajedi gibi sunduğunu söyledi. Rittinger "Birileri bundan para kazandı, birileri de görmezden gelmek için ödeme aldı." ifadelerini kullandı.
"Bu planlanmıştı. Bu bir trajedi değil, suç." diyen Rittinger, sorumluların ortaya çıkarılmasını istedi.
USKOK, Hırvatistan'ın çeşitli bölgelerinde yasa dışı zehirli atıkların gömülmesiyle bağlantılı olduğu öne sürülen bir şirket hakkında soruşturma yürütüldüğünü, en büyük miktardaki atığın ise Gospic’te bulunduğunu açıkladı.
Hükümet ise soruşturmanın sürdüğünü ve bölgenin temizlenmesi için çalışmalar yapıldığını savundu. Yetkililer, Gospic’te yapılan çok sayıda su ve toprak testinin kirlilik açısından negatif çıktığını bildirdi.
Bölgedeki atıkların yağmur suyuyla temasını önlemek amacıyla alanın geçici olarak örtülmesi planlanırken, atıkların bir bölümünün temizlenmesi için bir şirket seçildiği ve uzun vadeli bir temizlik planının hazırlanmakta olduğu açıklandı.
Başbakan Plenkovic ise hükümetine yönelik eleştirilerin siyasi rakipleri tarafından siyasi kazanç sağlamak amacıyla paniği körüklemek için kullanıldığını öne sürdü.
Uzmanlar mevcut çevresel zararın ağırlıklı olarak yerel düzeyde olduğunu değerlendirirken, bölgenin karstik yapısı, gevşek toprakları ve nehirleri nedeniyle kirliliğin Adriyatik Denizi'ne taşınabileceği uyarısında bulunuyor.
Yaklaşık 12 bin kişinin yaşadığı Gospic, ormanları, gölleri ve nehirleriyle bilinen, bir doğa parkına yakın bölgede bulunuyor.
Europol’un ilk raporuna göre Gospic’e getirilen atıkların önemli bir bölümü diğer Avrupa Birliği ülkeleri olan İtalya, Slovenya ve Almanya’dan ithal edildi.
Başkent Zagreb’in ana meydanında toplanan protestocular, ellerinde Hırvatistan bayrakları ve "Şimdi değilse, ne zaman?" ile "Hırvatistan’ın akciğerleri nefes almakta zorlanıyor" yazılı pankartlar taşıyarak hükümeti protesto etti.
Gospic’ten Zeljka Sikic, protestoya katılan kalabalığa teşekkür ederek "Bugün kamuoyu önüne çıkmak cesaret istiyor." dedi.
Sikic, bölge halkının eko-mafyanın insafına bırakıldığını savunurken, Zagreb sakini Suzane Maria Flander ise temiz toprak, temiz su ve temiz havaya sahip olmanın temel bir insan hakkı olduğunu söyledi.