İhvan-ı Müslimin tarafından yapılan açıklamada, dün yüzlerce işgalcinin Mescid-i Aksa’nın avlularına baskın düzenlediği belirtilerek "Yerleşimcilerin mescidin avlularında ibadetler, Talmudik ritüeller, şarkı ve dans halkaları düzenlemelerini, mescidin kutsallığına yönelik bir ihlal ve Müslümanların duygularına yönelik bir provokasyon olarak kınıyoruz." denildi.

Açıklamada, işgalci rejimin Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in de Mescid-i Aksa’ya düzenlenen baskına katıldığı belirtilerek, Ben-Gvir’in "Burada yerin sahipleri biziz" ve "Bugün Aksa’da namaz kılıyoruz" şeklindeki sözleri aktarıldı.

"Mescid-i Aksa tüm Müslümanların mülküdür"

İhvan-ı Müslimin'in açıklamasında "Mescid-i Aksa tüm Müslümanların mülküdür. Filistin’in işgali, işgalciye uluslararası hukuk ve uluslararası kararlar uyarınca Mescid-i Aksa üzerinde herhangi bir yetki vermez" ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, işgalci rejim hükümetinin "provokatif uygulama ve açıklamalarına karşılık verilmesi gerektiği" belirtilerek, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 1980 tarihli 476 sayılı kararına atıfta bulunuldu.

İhvan-ı Müslimin'in açıklamasında "Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 1980 tarihli 476 sayılı kararında, Kudüs’ün karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan İsrail uygulamalarının hukuki bir etkisinin olmadığını kararlaştırmıştır." denildi.

Uluslararası Adalet Divanı’nın 2024 yılında verdiği danışma görüşüne de değinilen açıklamada, "Uluslararası Adalet Divanı da 2024 yılında verdiği danışma görüşünde, işgal altındaki Filistin topraklarındaki İsrail varlığının devamının hukuka aykırı olduğunu teyit etmiştir." ifadeleri kullanıldı.

Arap ve İslam dünyasına çağrı

Müslüman Kardeşler, Arap ve İslam dünyası halklarına yaşanan ihlallere karşı tepkilerini gösterme çağrısında bulundu.

Açıklamada "İslam İşbirliği Teşkilatı'nı, Arap ülkelerini ve Arap Birliği'ni Mescid-i Aksa’ya yönelik açıklama ve saldırılara karşı koymaya çağırıyoruz." denildi.

Ayrıca Arap ve İslam dünyası halklarının siyasi ve medya araçlarıyla tepkilerini ortaya koymaları ve hükümetleri Mescid-i Aksa’nın desteklenmesi yönünde olumlu tutum almaya zorlamaları istendi.

"Filistin meselesi kamuoyunun gündeminde tutulmalı"

Açıklamada düşünce ve kanaat önderlerine de çağrıda bulunularak "Kudüs ve kutsal mekanlardaki genel İslami hakkı ve özellikle Filistin hakkını anlatmaya, Filistin meselesini Müslümanların birinci meselesi olarak kamuoyunun gündeminde tutmaya çalışın." ifadeleri kullanıldı.

İşgalci rejimin farklı bölgelerdeki gelişmelerle dünya kamuoyunun dikkatini dağıttığı savunulan açıklamada "İşgal, bir suçu başka bir suçla örtmek için dünyayı başka yerlerdeki suçlarla meşgul etmeyi sürdürmektedir." denildi.

Açıklamada "Bu nedenle insanlığa karşı işlenen suçlar, Kudüs’te yaşanan ihlalleri ve Mescid-i Aksa’yı tehdit eden tehlikeyi unutturmamalıdır." ifadelerine yer verildi.