Kalibaf, İran televizyonuna verdiği bir röportajda, "Düşman yanlış hesap yaptı ve İran'ın zayıfladığını düşündü, bu yüzden saldırdı" diyerek, " Amerika'nın, dünyanın ve bölgenin hedeflerine ulaşamayacaklarını anlayacakları noktaya kadar güçlenmenin " gerekliliğini vurguladı.
Meclis Başkanı şöyle konuştu: "Hem savaşıyoruz hem müzakere ediyoruz' derken, sonsuz bir savaş yürüttüğümüzü ya da sürekli müzakere ettiğimizi kastetmiyoruz. Kastımız şudur: Düşman, milletimizin taleplerine boyun eğmek zorunda kalana kadar savaşırız; eğer boyun eğmezse yenilgiyi kabul etmesi için savaşırız."
Kalibaf, "Mutabakat, caydırıcılığın yanı sıra askeri güçlerimizin daha da güçlenmesine, ekonomik dayanıklılıklarının artmasına ve Lübnan Hizbullahı'nın güçlenmesine katkı sağladı. Bu mutabakat sayesinde kendi güç unsurlarımızı güçlendirmek için yeterli fırsat ve kaynağa kavuştuk." dedi.
"O kadar güçlenmeliyiz ki ABD, dünya ve bölge, hedeflerine ulaşamayacaklarını anlasın. Kalıcı bir caydırıcılığa ulaştığımız nokta tam burasıdır ve bu gücü tüm bölgesel ve küresel aktörlere kanıtlamış olmalıyız ki kimse bize saldırmaya cesaret edemesin." diyen Kalibaf, amaçlarının güçlenerek caydırıcılık oluşturmak ve bu güçlenmeyi düşmanın zihnine yerleştirmek olduğunu kaydetti.
Kalibaf, "Bu amaçla hem savaşıyoruz hem müzakere ediyoruz; yani gerektiğinde tüm gücümüzle savaşmalı, her fırsatı bulduğumuzda hazırlığımızı artırmalı ve sahada askeri bir zafere ulaştığımızda o zaferi siyasi bir zafere de dönüştürmeli, onu pekiştirmeli ve düşman için bir yenilgi belgesine çevirmeliyiz." diye konuştu.
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin