Rusya-Ukrayna savaşında son 10 günlük yeni tablo
Rusya-Ukrayna savaşında son 10 gün, Moskova'nın askeri operasyonlarını sürdürürken diplomatik kanalları da açık tuttuğu, buna karşılık Kiev yönetiminin hem cephede hem de iç siyasette artan baskıyla karşı karşıya kaldığı bir döneme işaret etti.
Rusya, Trump yönetiminin yeni barış önerilerini beklediğini açıklarken, Kremlin savaşın diplomasi yoluyla çözülememesi halinde askeri hedeflere ulaşana kadar operasyonların sürdürüleceğini bildirdi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Moskova'nın Washington'ın girişimlerine açık olduğunu ancak mevcut koşullarda savaşı sürdürmekten vazgeçmeyeceğini söyledi.
Moskova açısından diplomatik tablonun önemli unsurlarından biri, ABD ile temasların tamamen kopmamış olması oldu. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun 23 Temmuz'daki görüşmesinin ardından Washington, savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik çabaların sürdüğünü açıkladı. Rusya ise müzakere konusunda hazır olduğunu ve daha önce ortaya konulan öneriler çerçevesindeki tutumunu koruduğunu bildirdi. Böylece Moskova, savaş alanındaki operasyonlarını sürdürürken kendisini müzakere masasından uzaklaşan taraf olarak değil, ABD'nin yeni önerilerini bekleyen aktör olarak konumlandırmaya devam etti.
Rusya'nın diplomatik pozisyonunu güçlendiren bir diğer gelişme ise Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'in 25 Temmuz'da Moskova'da Putin ile görüşmesiydi. Tokayev, Ukrayna savaşında mevcut cephe hattının dondurulması ve İstanbul merkezli müzakere formatına dönülmesi çağrısı yaptı. Putin ise Moskova'nın mevcut cephe hattını olduğu gibi dondurmaya yanaşmadığını ortaya koydu. Kremlin'e göre Rusya'nın savaşın sona erdirilmesine ilişkin temel talepleri arasında Ukrayna'nın NATO'ya katılmaktan vazgeçmesi ve Moskova'nın hak iddia ettiği dört bölgeden çekilmesi bulunuyor. Kiev'in bu talepleri kabul etmemesi, Moskova'nın savaşın sürmesinin nedeni Ukrayna'nın tutumu şeklindeki anlatısını güçlendirmesine imkan veriyor.
Cephede ise Rusya'nın son haftalarda elde ettiği kazanımlar, Ukrayna'nın savaşın gidişatını tersine çevirmekte zorlandığını gösteren önemli bir veri olarak öne çıkıyor. Russia Matters'ın Ukrayna merkezli DeepState verilerine dayanan analizine göre Rus kuvvetleri 23 Haziran-21 Temmuz döneminde Ukrayna topraklarında net yaklaşık 15 mil kare, yani yaklaşık 39 kilometrekare alan kazandı. Aynı analiz, önceki dört haftalık dönemde Rusya'nın yaklaşık 12 mil karelik kazanım elde ettiğini ortaya koyuyor. ISW verilerine dayanan farklı hesaplama ise aynı dönem için Rusya lehine yaklaşık 10 mil karelik, yani 26 kilometrekarelik net ilerlemeye işaret ediyor.
Bu tablo, Rusya'nın ilerleyişinin hızlı bir stratejik yarılmadan ziyade, cephe hattı boyunca sürdürülen ve Ukrayna savunmasını kademeli olarak zorlayan bir baskı niteliğinde olduğunu gösteriyor. Rus birlikleri özellikle Donetsk bölgesinde Ukrayna'nın savunma kuşağını zorlamaya devam ederken, Harkiv ve Sumi yönlerinde de operasyonlarını sürdürüyor. 25 Temmuz itibarıyla ISW'nin saha değerlendirmesine göre Rus kuvvetleri o gün önemli bir doğrulanmış toprak kazanımı elde etmemiş olsa da Kupyansk, Borova, Harkiv'in kuzeyi, Hulyaypole ve batı Zaporijya dahil olmak üzere birçok eksende saldırılarını devam ettirdi.
Rusya'nın hava savaşı alanındaki kapasitesi de Ukrayna'nın savunma kaynakları üzerindeki baskıyı artırıyor. Ukrayna Hava Kuvvetleri, 24-25 Temmuz gecesinde Rusya'nın 157 saldırı dronu ve iki seyir füzesi kullandığını açıkladı. Ukrayna, bunların 127'sinin düşürüldüğünü bildirse de 26 dronun dokuz farklı noktaya isabet ettiğini açıkladı. Saldırılarda Sumy, Harkiv, Zaporijya, Odesa ve Mikolayiv'deki sivil ve altyapı tesislerinin yanı sıra liman ve enerji altyapısının da etkilendiği bildirildi.
25 Temmuz'da Kiev'in de yeniden yoğun bir Rus füze saldırısına maruz kalması, Ukrayna'nın hava savunmasındaki kırılganlığın savaşın önemli başlıklarından biri olmaya devam ettiğini ortaya koydu. Reuters'a göre Kiev'e yedi balistik füze ve çok sayıda dron gönderildi; kentte yangınlar çıktı ve yaralananlar oldu. Saldırılar, Ukrayna'nın özellikle balistik füzelere karşı savunma kapasitesini güçlendirme ihtiyacını yeniden gündeme taşıdı.
Nitekim Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin 22 Temmuz'da ABD'li yetkililerle yaptığı görüşmenin ana gündemlerinden biri Patriot hava savunma sistemleri oldu. Zelenskiy, Patriot önleyicilerinin üretimi konusunda Washington'dan daha hızlı hareket edilmesini isterken, Kiev'in hava savunma mühimmatına olan ihtiyacının giderek arttığını açıkça ortaya koydu. Bu durum, Rusya'nın uzun menzilli füze ve dron saldırılarının Ukrayna'nın sınırlı hava savunma stoklarını zorladığı yönündeki değerlendirmeleri güçlendiriyor.
Ukrayna açısından son 10 günün en dikkat çekici gelişmelerinden biri ise savaş yönetimindeki siyasi ve askeri kriz oldu. Savunma Bakanı Mykhailo Fedorov'un görevden alınması sonrasında Kiev'de binlerce kişinin katıldığı protestolar düzenlendi. Göstericiler, Genelkurmay Başkanı Oleksandr Syrskyi'nin görevden alınmasını ve Fedorov'un yeniden Savunma Bakanlığı görevine getirilmesini istedi. Reuters'ın aktardığı Gradus araştırmasına göre Ukraynalıların yüzde 61'i Fedorov'un görevden alınmasına karşı çıktı.
Protestoların ardından Zelenskiy, 22 Temmuz'da Syrskyi'nin yerine 43 yaşındaki Tümgeneral Mykhailo Drapatyi'yi Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı olarak atadı. Ancak bu değişiklik Kiev'deki tartışmaları sona erdirmedi. Görevden alınan Fedorov, kendisine önerilen alternatif hükümet görevlerini reddederek yalnızca eski Savunma Bakanlığı görevine dönebileceğini açıkladı. Böylece Ukrayna yönetiminin savaşın kritik bir aşamasında savunma politikası ve askeri komuta konusunda yaşadığı anlaşmazlık kamuoyuna açık bir siyasi krize dönüştü.
Moskova'nın lehine gelişen bir diğer unsur ise Rusya'nın insan gücü konusunda dış destek arayışını genişletmesi olabilir. Zelenskiy 25 Temmuz'da Rusya'nın 30 bin Kuzey Kore askerini ülkeye getirmeye hazırlandığını ve Voronej bölgesinde bunun için hazırlıklar yapıldığını öne sürdü. İddia henüz bağımsız olarak doğrulanmış değil. Ancak gerçekleşmesi halinde Kuzey Koreli personelin Rusya'nın arka bölgelerindeki görevleri üstlenmesi, Rus ordusunun bazı birliklerini cepheye kaydırmasına imkan sağlayabilir. ISW, Moskova-Pyongyang askeri işbirliğinin Rusya açısından insan gücü sorununu kısmen hafifletebilecek bir unsur olabileceğini değerlendiriyor.
Bununla birlikte Rusya'nın da savaşın maliyetlerinden tamamen bağımsız olmadığı görülüyor. Ukrayna'nın Rus enerji ve lojistik altyapısına yönelik uzun menzilli saldırıları son haftalarda yoğunlaştı. ISW'ye göre Ukrayna kuvvetleri 17 Temmuz'dan bu yana Rusya ve işgal altındaki bölgelerde en az 12 Wildberries deposunu hedef aldı; ayrıca Tümen yakınlarındaki bir petrol rafinerisinin bazı birimlerinde hasar meydana geldiği bildirildi. Rusya hükümeti ise Ukrayna'nın enerji altyapısına yönelik saldırılarının ardından benzin ihracatına yönelik kısıtlamayı 2026 sonuna kadar uzattı.
Karadeniz ve Azak Denizi'ndeki gelişmeler de savaşın ekonomik boyutunu büyütüyor. Ukrayna, Rusya'ya ait veya Rusya'nın kullandığını iddia ettiği deniz hedeflerine yönelik drone saldırılarını artırırken, Reuters'a göre Ukrayna'nın deniz drone birlikleri son haftalarda 180'den fazla gemi ve deniz hedefini vurduğunu öne sürüyor. Rusya'nın buna karşılık Odesa ve Mikolayiv limanlarına yönelik saldırıları artırması, Ukrayna'nın deniz yoluyla tahıl ihracatını da baskı altına alıyor.
Genel tabloya bakıldığında, son 10 günlük dönem Rusya açısından cephede sürdürülen baskı, hava saldırılarında yüksek tempo ve Washington'la diplomatik temasların korunması bakımından dikkat çekiyor. Ukrayna ise aynı anda Rusya'nın saldırılarını karşılamak, hava savunma mühimmatı açığını kapatmak, cephedeki insan gücü sorununu yönetmek ve savunma yönetimindeki siyasi çatışmayı kontrol altına almak zorunda. Moskova'nın askeri hedeflerimize ulaşana kadar mücadeleyi sürdüreceğiz, ancak diplomasiye de açığı çizgisi, savaşın geleceğine ilişkin pazarlıklarda Rusya'nın sahadaki kazanımlarını diplomatik koz olarak kullanma stratejisinin sürdüğünü gösteriyor.