Suriye Cumhurbaşkanı Şara'dan işgal rejimi ile varılmak istenen güvenlik anlaşmasına ilişkin açıklama

DÜNYA

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed El Şara, işgal rejimi ile "güvenlik anlaşmasına varmaya ve bu süreçte birçok ülkenin baskısını devreye sokmaya çalıştıklarını; gereksiz çatışmalardan da kaçındıklarını" dile getirdi. Şara, Golan Tepeleri üzerindeki haklarından asla vazgeçmeyeceklerini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Şara, Al Jazeera televizyonuna verdiği röportajda, ülkesinin dış politikada dengeli ilişkiler, içeride ise yeniden inşa ve ekonomik kalkınma hedefiyle ilerlediğini belirtti.

Şara, ABD yaptırımlarının kaldırılmasını, Rusya ile yeni sayfa açıldığını, SDG ile anlaşmanın sürdüğünü ve işgal rejimi ile güvenlik anlaşmasının kapsamlı barışın önünü açabileceğini, ancak Golan Tepeleri’nden taviz verilmeyeceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Şara, “Suriye önemli bir ülkedir. Stratejik bir konuma sahip olup büyük bir ticaret kavşağıdır. Ancak devrik rejim, 60 yıl boyunca izlediği politikalar nedeniyle ülkeyi bölgesel ve uluslararası çevresinden izole etti.” ifadelerini kullandı.

Devrik rejim doğu bölgesini ihmal etti

SANA Haber Ajansı'na göre El-Şara, devrik rejimin zengin doğal kaynaklara sahip doğu bölgesini ihmal ettiğini belirterek, Şam-Deyrizor kara yolunun tek yönlü bir ulaşım hattı niteliğinde olduğunu söyledi.

Geçen yıl kapsamlı çalışmalar yürüttüklerini ve bunları tamamladıklarını aktaran El-Şara, yeni bir kara yolu inşası için ihale sürecinin başlatıldığını ifade etti.

Suriye’ye yönelik yaptırımların kaldırılması

Şara, ABD’nin Suriye’ye yönelik yaptırımları kaldırmasının, geçen yıl Suudi Arabistan’ın arabuluculuğu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın girişimleri sonucunda gerçekleştiğini söyledi.

Şara, Caesar Yasası’nın yürürlükten kaldırılmasının tek başına yaptırımların kaldırılması için yeterli olmadığını belirterek, Suriye’nin “teröre destek veren devlet” sınıflandırmasından da çıkarılması gerektiğini ifade etti.

Bu nedenle ülkeyi kısıtlayan tüm yasal düzenlemelerin kaldırılması gerektiğini vurgulayan El-Şara, ABD Başkanı Donald Trump’ın bu süreci başlattığını ve uygulamaya koyduğunu belirterek kendisine teşekkür etti.

ABD, Avrupa ve Rusya ile dengeli ilişkiler

Suriye-ABD ilişkilerinin iyi durumda olduğunu söyleyen Şara, Beyaz Saray’da ağırlandığını ve ABD yaptırımlarının kaldırılmasının iki ülke ilişkileri açısından olumlu bir gelişme olduğunu dile getirdi.

Yeni dönemin Amerikalılar, Avrupalılar, hatta Rusya ve Çin tarafından olumlu karşılandığını belirten Şara, Suriye’nin kurtuluş sürecinde Rusya ile temas kurduklarını açıkladı.

Şara, bu temaslar sonucunda Suriye’deki Rus askeri üslerinin Hmeymim Hava Üssü ile Tartus Üssü’nün bir bölümünde sınırlandırılması konusunda mutabakata varıldığını, ardından üslerin geleceğine ilişkin müzakerelere geçildiğini, ancak görüşmelerin henüz tamamlanmadığını söyledi.

Rusya ile ilişkilerin Sovyetler Birliği dönemine uzanan tarihi bir geçmişe sahip olduğunu kaydeden Şara, “Suriye açısından faydalı olan yönleri koruyor, gerekli düzeltmeleri yapıyoruz. Rus tarafı da bunu anlayışla karşıladı ve Suriye ile yeni bir sayfa açmak için hızlı davrandı.” ifadelerini kullandı.

Şara ayrıca, Batılı ülkelerle ekonomik işbirliği, ticaret yolları ve bilgi paylaşımı gibi birçok ortak çıkar bulunduğunu, Avrupa’da yaşayan geniş Suriyeli mülteci nüfusunun da bu ilişkileri güçlendiren unsurlardan biri olduğunu belirtti. Almanya’da yaklaşık bir milyon Suriyelinin yaşadığına dikkat çeken El-Şara, güvenlik ve stratejik tehditlerin de ortak olduğunu söyledi.

"Suriye, silahın yalnızca Lübnan devletinin elinde olmasını destekliyor"

Cumhurbaşkanı Şara, Lübnan’ın kara sınırlarının büyük bölümünün Suriye ile ortak olduğunu belirterek, “Lübnan’da yaşanacak her gelişme Suriye’yi de etkiler.” dedi.

Lübnan’da güvenlik durumunun kötüleşmesinden ciddi endişe duyduklarını ifade eden Şara, devlet otoritesi dışında silahlı grupların varlığının 40 yıl boyunca denendiğini ve bunun felaketle sonuçlandığını söyledi.

Suriye’nin güçlü merkezi devlet anlayışını desteklediğini belirten Şara, hukukun uygulanması ve silah bulundurma yetkisinin yalnızca devlete ait olması gerektiğini vurguladı.

Hizbullah’ın 14 yıl boyunca devrik rejimin Suriye halkına karşı yürüttüğü savaşta yer aldığını söyleyen Şara, buna rağmen Suriye’nin Lübnan’a askeri müdahaleyi gündemine almadığını ifade etti.

Lübnan ile işgal rejimi arasındaki anlaşmanın Suriye’nin izlediği süreçten tamamen farklı olduğunu belirten Şara, anlaşmadaki çok sayıdaki eksiklik nedeniyle başarılı olacağı konusunda iyimser olmadığını söyledi.

Siyonist rejimle güvenlik anlaşması çalışmaları

İşgal rejimi ile güvenlik anlaşmasına varmaya çalıştıklarını aktaran El-Şara, bu süreçte birçok ülkenin baskısını devreye sokmaya çalıştıklarını ve gereksiz çatışmalardan kaçındıklarını dile getirdi.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara, güvenlik anlaşmasının başarıya ulaşması ve "israilin buna bağlı kalması halinde bunun kapsamlı bir barış sürecinin önünü açabileceğini, ancak Suriye’nin işgal altındaki Golan Tepeleri üzerindeki haklarından asla vazgeçmeyeceğini" vurguladı.

Şara, ayrıca Suriye’nin Arap ülkelerinin çizgisi doğrultusunda Filistin devletinin kurulmasını desteklediğini yineledi.

Kürtlere vatandaşlık kararnamesi ve SDG ile anlaşma

El-Şara, "SDG ile Suriye’deki geniş Kürt toplumunu birbirinden ayırdıklarını" belirtti.

Kürtlere vatandaşlık verilmesini ve kültürel haklarının tanınmasını öngören bir kararname yayımladıklarını, ayrıca Kürtlerin kutladığı bir günü ulusal bayram ilan ettiklerini açıklayan Şara, SDG’nin ise DEAŞ’ın etkin olduğu dönemde ve uluslararası koalisyonun varlığı sırasında kuzeydoğu Suriye’de ortaya çıkan silahlı bir yapı olduğunu ifade etti.

Şara, SDG ile uzun müzakerelerin ardından iyi bir anlaşmaya varıldığını ancak uygulama sürecinin yavaş ilerlediğini, buna rağmen bunun gelecek açısından önemli bir temel oluşturduğunu kaydetti.

Devletin temel yaklaşımının açık olduğunu belirten El-Şara, ülkenin toprak bütünlüğü ve silahın yalnızca devletin elinde bulunması ilkesinin uluslararası toplum tarafından da desteklendiğini ifade etti.