Tayland'da siyasi suçlara af geldi, monarşiyi eleştirenler kapsam dışında
Tayland'da son 20 yılda siyasi nedenlerle işlenen bazı suçları kapsayan af yasası bugün yürürlüğe girdi.
Ancak monarşiye hakaret olarak değerlendirilen suçlar başta olmak üzere bazı ağır suçların kapsam dışında bırakılması, yasanın ülkedeki siyasi bölünmeleri gerçekten giderip gideremeyeceği konusunda tartışma başlattı.
Geçmiş yıllardaki siyasi krizler, şiddet olayları ve askeri darbelerin ardından toplumsal uzlaşıyı teşvik etmek amacıyla hazırlanan yasa, parlamentodaki tahminlere göre yaklaşık 6 bin kişiyi kapsayabilecek.
Ancak yasanın, Kral ve kraliyet ailesine yönelik hakaretleri suç sayan Ceza Kanunu'nun 112. maddesi kapsamındaki davaları dışarıda bırakması, insan hakları savunucuları ve muhalif kesimlerin eleştirilerine neden oldu.
Barışçıl Toplumun Teşvik Edilmesi Yasası, parlamentoda temmuz ayında son oylamadan geçirilmiş ve pazar günü Kraliyet Resmi Gazetesi'nde yayımlanarak yürürlüğe girmişti.
Af kapsamına kimlerin gireceğine Başbakan'ın başkanlığındaki bir komite karar verecek. Komitenin ilk toplantısını 30 gün içinde gerçekleştirmesi gerekiyor. Ancak başvuruların değerlendirilmesinin ne kadar süreceği henüz bilinmiyor.
Yasa, 1 Ocak 2005 ile 15 Temmuz 2025 arasında siyasi faaliyetlerle bağlantılı olarak işlenen çeşitli suçları kapsıyor. Düzenleme yalnızca halen cezaevinde bulunanların serbest bırakılmasını değil, devam eden soruşturmaların ve kovuşturmaların kapatılmasını, sonuçlanmamış davaların düşürülmesini ve hak sahiplerinin adli sicillerinin temizlenmesini de öngörüyor.
Buna karşılık yolsuzluk suçları ile ölüm veya ciddi yaralanmayla sonuçlanan eylemler de af kapsamının dışında tutuluyor.
Tayland'da 112. madde olarak bilinen lese majeste yasası, uzun süredir ülkenin en tartışmalı düzenlemelerinden biri olarak öne çıkıyor.
Yasa kapsamında kraliyet ailesine hakaret veya onu karalama olarak değerlendirilen eylemler için 15 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. Eleştirmenler ise maddenin siyasi muhalefeti ve ifade özgürlüğünü sınırlamak amacıyla kullanıldığını savunuyor.
Yasanın tartışmalı yönlerinden biri de yalnızca kraliyet ailesi veya devlet makamlarının değil, herhangi bir kişinin şikayette bulunabilmesi. İnsan hakları savunucularına göre bu durum, uzun süren yargı süreçleri boyunca sanıkların tutuklu kalmasına yol açabiliyor. Sosyal medyada bir paylaşımı beğenmek gibi eylemlerin dahi bazı davalarda suçlama konusu olduğu belirtiliyor.
2020'de başlayan ve büyük ölçüde öğrencilerin öncülük ettiği demokrasi yanlısı gösterilerde, 112. maddenin değiştirilmesi de talepler arasında yer almıştı. Ancak gösterilere katılan çok sayıda kişi daha sonra aynı yasa kapsamında soruşturma ve davalarla karşı karşıya kaldı.
Tayland İnsan Hakları İçin Avukatlar adlı hukuk örgütüne göre, 2020'nin başından bu yana 290'dan fazla kişi 112. maddeyi ihlal ettiği gerekçesiyle suçlandı. Örgüt, temmuz ayı itibarıyla en az 54 kişinin siyasi davalar nedeniyle cezaevinde bulunduğunu açıkladı.
Yeni af düzenlemesinden ise bunların yalnızca yaklaşık 10'unun yararlanmasının beklendiği, diğerlerinin önemli bölümünün 112. madde kapsamında suçlandığı bildirildi.
Tayland'daki siyasi gerilimlerin önemli bir bölümü eski Başbakan Thaksin Shinawatra etrafında şekillendi. Thaksin, 2006'da askeri darbeyle görevden uzaklaştırıldı.
Özellikle ülkenin kuzey ve kuzeydoğusundaki düşük gelirli seçmenlerden güçlü destek alan popülist politikaları, kentli elitler, monarşi yanlıları ve orduyla arasında derin siyasi ayrışmalara yol açtı.
Thaksin'in siyasi hareketleri seçimlerle yeniden iktidara geldikçe, kendisinin de uzun süre ülke dışında yaşadığı dönemde Tayland'da protestolar, siyasi krizler ve şiddet olayları tekrarlandı.
Yeni af yasası hükümet tarafından siyasi uzlaşı ve geçmişteki çatışmaların geride bırakılması yönünde bir adım olarak sunulurken, monarşiye yönelik suçlamaların kapsam dışında tutulması, düzenlemenin ülkenin en hassas siyasi meselelerinden birine dokunmadan ne ölçüde gerçek bir uzlaşı sağlayabileceği sorusunu gündemde tutuyor.