UNESCO, Filistin'in Sebastiya beldesini Dünya Mirası Listesi'ne aldı

DÜNYA

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), Filistin'in Nablus kentinin kuzeyinde bulunan Sebastiya beldesini Dünya Mirası Listesi'ne dahil etti. Karar, Güney Kore'nin Busan kentinde düzenlenen Dünya Mirası Komitesi toplantısında alındı.

Komite, bu yıl Dünya Mirası Listesi'ne 30 yeni alanın eklenmesini onayladı. Yeni listeye Filistin'deki Sebastiya beldesinin yanı sıra Lübnan'daki Cebel Amil kaleleri ile Tunus'taki Sidi Bu Said bölgesi de dahil edildi.

Filistin'in UNESCO Daimî Temsilcisi Büyükelçi Adil Atiyye, kararın dünya genelinde tehdit altındaki kültürel miras alanlarının korunmasının önemini teyit ettiğini söyledi.

Atiyye, adaylık dosyasının değerlendirilmesinde görev alan ICOMOS'un (Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi) çalışmalarını takdir ederek, Sebastiya halkının kararı destekleyen ülkelere teşekkür borçlu olduğunu ifade etti.

Sebastiya sakinlerinin nesiller boyunca tarihi alanı koruduğunu belirten Atiyye, siyonist rejimin bölge üzerindeki kontrolünü artırma girişimlerine ve Filistinlileri kültürel miraslarından uzaklaştırma çabalarına rağmen beldenin tarihî kimliğinin muhafaza edildiğini söyledi. Ayrıca beldenin Kenanî kimliğinin silinmesine yönelik girişimlere de dikkat çekti.

Sebastiya'nın Filistin topraklarında birbirini izleyen medeniyet ve kültürlerin önemli bir tanığı olduğunu vurgulayan Atiyye, Filistin yönetiminin bölgeyi ziyaretçilere ve arkeolojik araştırma ekiplerine açık tutmayı sürdüreceğini kaydetti.

UNESCO'nun kararıyla Sebastiya'nın uluslararası düzeyde daha güçlü şekilde korunmasının hedeflendiğini belirten Atiyye, bu adımın kültürler arası diyaloğa da katkı sağlayacağını söyledi.

Karar, UNESCO'nun Filistin kültürel mirasına ilişkin önceki tutumunun devamı niteliğinde değerlendiriliyor. Dünya Mirası Komitesi, Temmuz 2025'te düzenlenen 47. oturumunda Filistin'deki miras alanlarına ilişkin dört karar kabul etmiş, Dünya Mirası Tehlike Altındaki Alanlar Listesi'nde bulunan Filistin mirasının korunması gerektiğini vurgulamış ve uluslararası sözleşmelere aykırı uygulamaları reddetmişti.