İstasyon Mahallesinde iki yıl önce yapımına başlanan ve kaba inşaatı biten 4 katlı Medrese ve Kur'an Kursu inşaatı, maddi imkânsızlıklar nedeniyle bir türlü tamamlanamıyor.

KABA İNŞAATI BİTTİ
İnşaat halinde kalan 60 kişilik yatılı olacak olan Medrese ve Kuran Kursunun tamamlanması için gerek yetkililerin, gerekse de hayırsever ve işadamlarının kendilerine yardım yapmasını isteyen medresenin inşaatı ile ilgilenen Mescid-i Aksa Cami imamı Mehmet Şirin Ersan, “Hayırseverlerin ve Diyanet İşleri Başkanlığının yaptığı yardımlarla buraya kadar yapabildik. İçinde kütüphanesi, bilgisayar sınıfı olacak olan 4 katlı medresenin bürünün kaba inşaatı bitti. Bunsan sonrası için ince işçliğe geçeceğiz. İnce işçilik için de bir hayırsever işadamı bütün seramik ve fayansları üstlendiğini bir işadamı da biriket ve tuğlaları üstelendiğini bir başka işadamı da sıhhı tesisat sözünü vermiştir. Artık bundan sonrası için yapacak hiçbir imkânımız yoktur. Burada eğitim görecek bir kuran kursunun bir medresenin olmayışı nedeniyle çocuklarımız dini eğitimlerden uzak kalıyor. Kur'an Kursu'na gidemiyor. Bu sorunun çözülmesi ve herkesin değeri olan medrese inşaatının bitirilerek ibadete açılması için yetkililerden, hayırseverlerden ve işadamlarından yardım bekliyoruz.” diye konuştu.

MEDRESELER TOPLUMUN İHYASINDA ÖNCÜDÜRLER
Açıklamasında medreselerin toplumun ıslahındaki rolüne ilişkin değerlendirmelerde de bulunan ve aynı zamanda Din-Bir-Sen Bölge temsilcisi de olan Mehmet Şirin Ersan, medreselerde ümmet kardeşliğinin ihya edildiğini ve bu eğitimin verildiğine dikkat çekti.
Medrese geleneğinin Suffa mektebiyle başladığını hatırlatan Ersan, "Medreseler Hz. Muhammed (sav) döneminde Suffa mektebiyle başlamış, günümüze kadar farklı şekillerde gelmiştir. Bu medreselerde sahabeler hadis, fıkıh, tefsir başta olmak üzere tüm İslam ilimleri öğrenmişlerdir. Burada yetişen sahabeler farklı yerlerde görevlendirilmiştir. İslam tarihinde bütün âlimler bu medreselerde yetişti. bugüne kadar medreseler her zaman toplumun ıslahı için büyük mücadeleler verdi. İlim ehli mirasına sahip çıkılmalı. İslam'ın yayılması ve toplumun ıslahı için medreselere sahip çıkılmalı. Medreselerde ilim, hayâ, edep vardır. Topluma yön verecek büyük zatların yetişmesi için sahip çıkılmalıdır. Medreselerde ilimle beraber takva vardır. Şahit oluyoruz ki televizyonlarda ilim olduğu halde takva olmayınca yanlış fikir ve ideolojiler veriliyor.”dedi.

TOPLUM MEDRESELERE SAHİP ÇIKMALIDIR
Medrese açma imkânı olmayan âlimlere destek verilmesi gerektiğini belirten Ersan, “İlimsiz bir toplum ayakta duramaz. İlimsiz bir toplum ifsat olmaya meyillidir. İslam tarihi boyunca ilimin revaçta olduğu zamanlarda İslam ve İslam devleti parlamıştır. Ne zaman ki ilim azaldıysa ifsadın başladığını görüyoruz. Toplum arasında sorunların çözüm bulduğu medreselere sahip çıkılmalıdır. Çünkü medreseler gün olmuş toplum için hâkimlik görevini üstlenmiş gün gelmiş lider görevini üstlenerek halkın arasını bulmuş, öğretmenlik görevini yaparak toplumu irşat etmiş, aydınlatmıştır. Ama uzun süre bu hizmetler zor şartlar altında yapıldı. Yasak olduğu dönemlerde talebe-ye bakmak, ders vermek medreselerde eğitim vermek zordu. Talebeler, köyün dışına çıkarılarak ders verilebiliyordu. Bir köylünün bize aktardığı şu yaşanmış olay, o gün hangi zorluklar içinde medrese eğitiminin yapıldığını gösteriyor: Köye asker geldiğinde seydaya, nöbetçi haber verirdi. Talebeler köyün içinde evlere dağıtılırdı. Her talebe kaldığı evin çocu-ğudur izlenimi veriliyordu. O zamanlar kitaplar toprağın altında saklayarak mu-hafaza edilirdi. Fakat o gün maksat Allah rızası olunca ecdadımız bu sıkıntılara katlanmıştır.”ifadelerini kullandı.