Mardin’in Artuklu ilçesinde Yay Grand Oteinlde gerçekleşen toplantıya üniversitede görevli öğretim üyeleri yer aldı.
Rektör yardımcısı Ahmet Erkol, Mardin Artuklu Üniversitesi kuruluşundan beri, tekçi otoriter anlayışlar yerine ülkemizi bütün renkleri ve dilleriyle kucaklamayı amaçlayan çoğulcu bir üniversite anlayışına hayat verdiğini söyleyerek, Bu üniversitede ötelenmiş, yabancılaştırılmış diller, yaşayan diller olarak; dezavantlı duruma düşürülmüş etnik, dini, kültürel kimlikler çoğulcu bir varoluş şemsiyesi altında güç kazandığını söyledi.
Bu yapı, Türkiye'de, bir arada, birbirimizi yok saymadan birlikte yaşayabileceğimizin kanıtı olduğunu belirten Erkol, “ Kısa sürede inşa edilen bu çoğulcu, demokratik, özgürlükçü üniversite örneği, Türkiye'de ve dünyada büyük bir ilgi odağı haline gelmiş; bunun sonucunda da çoğunluğu üniversitenin akademik dokusuna uygun, başta sosyal bilimler alanında uzman seçkin bir akademik topluluk bu özgürlükçü ortamda yerini almıştır. Yukarıda sözü edilen bu vizyonun taşıyıcısı olan Artuklu Üniversitesi, bulunduğu kadim Mardin şehrinin çoğulcu tarihi-kültürel dokusunu akademik-ilmi bir alana taşımanın çabası içinde olmuş ve olacaktır. Mardin Artuklu Üniversitesi sahip olduğu bu perspektif ile Türkiye için barışın, birlikte yaşamanın düşünsel-teorik temsilcisi olmuştur. Bu düşünce ve bakış açısının geliştirilmesini ve yaygınlaştırılmasını temel hedef olarak kabul eden biz akademisyenler Artuklu Üniversitesinde çalışmakta ve bu vizyonu sürdürmekte kararlıyız. Bu amacımızı daha iyi anlatabilmek için bugün ilk olarak sizlerle paylaşacağımız bir vizyon belgesi oluşturduk. Vizyon belgesinde ortaya konulan ilkelerle uyum içinde Üniversiteler üzerindeki her türlü vesayetçi anlayışa karşı oluşumuzun ifadesi olarak da Bağımsız Üniversite Platformu adını verdiğimiz bir oluşum meydana getirdik. Üniversitemizdeki her akademisyen arkadaşımız bu platformun doğal bir üyesidir. Bağımsız Üniversite Platformunun üyeleri olarak bizler, bu üniversitede rektör ve idareci makamında kim olursa olsun Türkiye'nin sorunlarına çözümler üretmek için her türlü düşünsel akademik çabayı göstermeye devam edeceğiz” dedi.
HERKES KENDİNİ GÜVENDE HİSSETMELİ
Erkol, “Herkesin kendini belli bir zümreye ait olmadan da güvende hissedebileceği bir yapıyı; bireysel olarak değil kurumsal olarak oluşturmayı; eşitlikçi, özgürlükçü, şeffaf temellerde, akademik üretimin artmasına zemin oluşturacak kurumsal bir yapılanmanın oluşumunu tamamlamasını hedeflemekteyiz. Bilimin, toplumsal sorunlara düşünsel ve akademik temelde çözümler üretmenin mekânı olan üniversiteler herhangi bir şahıs, klik, parti veya grubun çıkar mücadelesi vereceği alanlar değildir. Bu vizyon ve perspektifin savunucuları olarak, Türkiye’de barışı tesis etme istediğinde olan anlayış ve çabalarla uyum içinde olmayan, üniversitede akademik ve bilimsel kriterleri dikkate almayan, adaleti gözetmeyen, dışlayıcı ve kayırmacı uygulamaların bir parçası olmamak ve bunların karşısında durmak en temel duruşumuz olacaktır. Bu noktada bir kaygımız varsa bu sadece üniversitemize, Mardin’e, barışa ve bir arada yaşama umuduna dairdir. Ötekileştirmenin bu coğrafyaya verdiği tahribatın farkında olan bizler, bu üniversiteye bilimsel-akademik bir aidiyetle bağlı olan hiçbir grubu veya düşünceyi dışlamadan, birlikte çalışmayı temel bir ilke olarak kabul etmekteyiz” diye konuştu.
MAÜ LAYIK OLDUĞU YERDE GÖRMEK İSTİYORUZ
Erkol, “Bu açıdan bu üniversitenin çoğulcu, barışçı, demokratik yapısını yansıtan Bağımsız Üniversite Platformu, Mardin Artuklu Üniversitesini, Türkiyenin kendi iç sorunlarını çözerek, dünyaya söyleyecek sözü olan yeni bir perspektifi akademiye yansıtabilecek bir üniversite modeli oluşturmaya adaydır. Bağımsız Üniversite Platformu olarak bu günden sonra da Mardin Artuklu Üniversitesini layık olduğu yere taşımak için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayarak çalışacağımızı belirtmek isteriz. Bu gelişmeleri akamete uğratma isteyen yaklaşımlar her zaman olabilir. Dolayısıyla bu vizyonu Demokratik Yeni Türkiye'nin bir üniversite modeli olarak gören başta bu üniversitenin kurucusu olan Hükümet olmak üzere, bu vizyonu önemseyen tüm siyasi partilerin, sivil toplum kuruluşlarının ve en önemlisi Mardin halkının, kuruluş aşamasında olan bu model üniversitenin bir dünya üniversitesine dönüşmesi için sahiplenmesi ve her türlü desteği sunması gerektiğine inanıyoruz” şeklinde konuştu.
Erkol, Rektör Adaylığını açıkladı
Mardin Artuklu Üniversitesi (MAÜ) öğretim görevlileri tarafından kurulan Bağımsız Üniversite Platformu tanıtım programı yapıldı.
Kaynak: Mardin Life
Yorumlar
15 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin
İki gün önce yaptığım yorumun hala neden yayınlanmadığını merak ediyorum. İyi çalışmalar.
Mardin Artuklu Üniversitesi Bağımsız Üniversite Platformu'nun samimiyetine inanmıyorum ve desteklemiyorum.Yaklaşık bir ay öncesine kadar Rektör Yardımcısı ve Edebiyat Fakültesi Dekanı olan Ahmet Erkol ve sözkonusu platformun bazı üyeleri üniversitede bir klik oluşturarak çok sayıda hukuksuz ve usulsüz işlem yaparak kendilerine biat etmeyenlere baskı ve mobbing uygulamış, sipariş üzerine disiplin soruşturmaları başlatıp bol keseden hak edilmeyen cezalar vermiş, yaftalama yapmış ve pek çok akademik birimde siyasi ve ideolojik esasa dayanan kadrolaşmayı yaygınlaştırmışlardır. Kendi saflarına katamadıkları akademisyenleri biatkar memur, daire başkanları, araştırma görevlileri ve üniversite dışındaki paydaşlarıyla birlik olarak yıldırmış ve bir kısmını üniversiteden kaçırtmışlardır. En çok mağdur ettikleri ama yıldıramadıkları akademisyenlerden biri benim. Bana atmadıkları iftira, takmadıkları yafta, kurmadıkları tuzak, açmadıkları düzmece ve soruşturma kalmadı. Baş edemeyince bölüm başkanlığımı iki kez usulsüz ve hukusuz olarak alıp önce bir tarihçiye sonra da ilahiyatçı akademisyene verdiler. Daha önce haklarında üniversiteye yaptığım şikayetlerden ve karşılıklı sohbetlerden zaten bildikleri bu yorumumun ardından saldırılarına devam edeceklerini çok iyi bilmekle beraber kamuoyunun gerçekleri bilmesini daha çok önemsiyorum. <br>Her haberin içeriği göründüğü gibi masum ve samimi olmayabilir...
Birkaç cümle ile ne de güzel özetlemişsiniz. Ahmet Erkol da onu üniversiteye getirenler de tüm diğer klik üyeleri de resmen şehrin ve üniversitenin kimyasını değiştirdiler. Bağdan gelip bağcıyı kovdular ve akla gelebilecek her türlü hukuksuzluğu ve kötülüğü yaptılar. İftirayı zirveye çıkarttılar. Çok değerli akademisyenleri kaçırttılar.
Aliye kızım bir büyüğün olarak ilk okuma anında ellerinin klavyede olmamasını ve önce anlamaya odaklı okuma yaptıktan sonra yazmanı tavsiye ederim. Anladıktan sonra ellerin klavyeye gitsin ve objektifliğini yitirmeden düşünmeye çalış. Yorumundan karşı durduğun tüm yorumları yanlış anladığın anlaşılıyor. Genelleme yapılmamış. Sen de yapma. Yolun doğrulardan geçsin Ahmet Erkol fanatiği çocuğum.
Ahmet Erkol'dan olsa olsa çok başarılı bir Baba filmi figüranlığı olur. Rektör seçimlerinde hiç şansı yok. Bence zamanını inzivaya çekilerek ruhsal arınmaya adamalı. Zira üzerinde çok günah ve suç var.
Ayrıca bir rektör adayı tanıtım toplantısına katılanları çete diye lanse etmek içinde bulunduğunuz akademik tavrın bir yansıması olsa gerek. oraya her kesimden öğretim üyeleri, öğretim görevlileri ve öğrenciler gitmişler.Tanıtım toplantısına giden herkes o kişiye oy verecek onun tarafı diye bir kaide de yok. Tavrınız o kadar kibirli ve aşağılayıcı ki, elinize geçecek güçten Allah herkesi korusun.
Sanırım siz herkesi olaylardan haberi olmayan gönlünüzce propaganda yaptığınız ve size inanan itiraz e(de)tmeyen tiplerden sanıyorsunuz. Siz de biliyorsunuz ki 2007-2011 arası üniversiteyi Serdar Bedii Omay yönetiyordu ama neredeyse bütün kadro alımlarını adını burada anmayacağım malum şahıs yapıyordu. 2009 yılında alınan ilk akademisyenler haricinde (onlardan da 3-5 kişi) öyle bahsettiğiniz gibi olağanüstü demokratik alımlar yapılmadı, alınan herkes birbirinin ya akrabası ya arkadaşı ya da aynı ideolojideki çevresinden insanlardı. 2011 yılından itibaren Serdar Hoca güç dengelerini biraz eşitlemek adına Kadri Hoca'nın yetkilerini yükseltince ve Kürt Dili gibi üniversitenin lokomotifi olan bir bölümü malum şahıs Kadri Hoca'ya kaptırınca sürtüşmeler başladı. Bu süreç zarfında malum şahıs ve ekibi Mardin'deki bütün lobileri kullanarak Serdar Hoca'yı yıpratma çalışmalarını hızla devam ettirdi. Bu yolda sırf Serdar Hoca'yı zor durumda bırakmak ve şehirdeki Arap kesimin tepkilerini de Hoca'nın üzerine çekmek için Murat Dilmen'i bile fitne fesatla kovdurdu. Ne zamanki 2012 senesine gelindi, es kaza ortaya çıkan bir raporla gizliden yapılan işler malumun ilanı olarak kabak gibi ortaya serildi. Malum şahsın döneminde sırf bir öğretim görevlisiyle anlaşamadı diye midyata sürülen yard.doç. ve okutmanlar oldu, üniversiteden ayrılan akademisyenler oldu. Bunun yanı sıra sürgün baskısı birçok akademisyenin ensesindeydi, yüksek lisans tez konusuna müdahale edilen akademisyenler bile oldu! Ayrıca bir hocamızın doçentliği yıllarca verilmedi! Yani bu propagandanızı gidin başkalarına yapın, üniversitedeki aklı selim herkes bu yapının ne kadar tehlikeli olabileceğini biliyor. Ha birde sayın Ağırakça elindeki etnik raporla toplantılarda ahkam kesiyor, yok şu kadar Kürt var yok şu kadar Türk var şu kadar Arap var üniversitede, zaten bir kısmı meyhaneci bir kısmı bilmem neci diye, şimdiden başlamışlar fişlemeye, hayırlı olsun.
Zulüm bir yerde cereyan ederken suskun kalmışsan söyleyecek bir şeyin yok sen bırak sessiz kalmayı insanlara zulmü reva gördün kendi kiliğini oluşturdun Mardinin kimyasını bozdunuz be
Üniversitenin sizin gibi fedakar, komplekssiz, halkina hizmet anlayisini benimsemis yöneticilere ihtiyaci var. Destegimiz sayin Erkol adir. Inşallah hayirla sonuclanir.
Tecrübelerim bana geldiği makama göre yürüyüşü, adım atma şekli ve ritmi, kollarının fonksiyonu (yüksek makamlardayken bir çift kabarık kanada, mütevazi makamlardayken bir çift kol olarak kalması gibi) ve mimikleri (örneğin yüksek makamlardayken zorlama bir Al Paçinovari olunuyorsa) değişiyorsa o insandan korkulması gerektiğini öğretmiştir. Bu tespit aynı zamanda bilimseldir. Ben ciğere de bakarım ciğere...
2007-2012 arasında üniversiteye alınan kişilere bakarsanız her kesimden insan olduğunu görürsünüz. İnanmıyorsanız sorun, soruşturun. <br>Farklılıklar, çokseslilik varsa ARTUKLU''da çoğu o dönemde alınmıştır. Sayın Omay çok iyi götürürken ipler birkaç kişinin eline geçince onu da amacından, bilimsel, özgür vs. üniversite hayalinden uzaklaştırdılar. son 3 yıldır üniversite tam anlamıyla bölündü. insanlar aşağılandı. kampüsün hali ortada. yolları ortada, üniversitenin durumu içler acıısı. bu durum sizi rahatsız etmiyormu? sizin eleştirdiğiniz dönemde doktorasını bitiren tüm araştırma görevlileri kadrosunu alıyordu. doçentlik kadrosu herkese veriliyordu. ama sen şusun sana kadro yok. sen şununla konuşuyorsun sana yok, sen falan yerde şunu söyledin sana kadro yok denildi. insanlar mağdur edildi. size ibretlik bir örnek:: iki yıldır yrd.doç. kadrosunu bekleyen bir araştırma görevlisi arakadaşımız var. yeni rektör onun kim olduğuna ne görüşü olduğuna bakmadı ve kadrosunu verdi. ancak ne acı ki o arkadaşın kadrosu sabote edildi. o arkadaşımızın kadrosuna başka biri getirildi. getiren belli getirilen belli. araştırın.
" Kısa sürede inşa edilen bu çoğulcu, demokratik, özgürlükçü üniversite örneği, Türkiye'de ve dünyada büyük bir ilgi odağı haline gelmiş; bunun sonucunda da çoğunluğu üniversitenin akademik dokusuna uygun, başta sosyal bilimler alanında uzman seçkin bir akademik topluluk bu özgürlükçü ortamda yerini almıştır. Yukarıda sözü edilen bu vizyonun taşıyıcısı olan Artuklu Üniversitesi, bulunduğu kadim Mardin şehrinin çoğulcu tarihi-kültürel dokusunu akademik-ilmi bir alana taşımanın çabası içinde olmuş ve olacaktır" demiş Erkol...<br>Açıklamalarında birçok çelişki var... tekçi, otoriter, baskıcı zihniyet üniversitede olduğunu iddia ediyor. yeni rektörü kastediyorsa daha yeni geldi. peki şimdiye kadar yönetimde kim/ler vardı? S.Omay,K.YıldırIm, A.Erkol...Yani Erkol şimdi kendine demiş oluyor tüm bunları...yetki sizdeydi,mühür sİzdeydi. kimi suçluyorsunuz.<br>ayrıca Artuklu çok dillilik, çok kültürlülük vs. var diyor. Peki tekçi zihniyet ifadesi nerden çıkıyor.?<br>evet artuklu çokseslilik var. bu doğru. o zaman tekçi zihniyet var demek abesle iştigaldir.
Allah MAÜ'ne bir kez daha bu kısmı bu haberle ilgili fotoğraflarda görülen çetesinin zulmünü, despotizmini ve darbesini göstermesin. Ne çok akademisyeni yıldırdılar ve kaçırttılar. Yatacak yerleri yok. Aldıkları ahlar bu dünyada da öbür dünyada da onlara huzur vermeyecektir. Değerli beyinleri ezmeye çalışarak üniversiteye, Mardin'e ve Türkiye'ye de büyük zarar vermekteler. Kalabalık bir grup onu ve saz arkadaşlarını asla iyi anmayacak, mensubu oldukları kurumların adaletinden ve saygınlığından şüphe duyacak.
elinde guc varken, cogulcu esit demokrat olsaydi ya erkol omay:) gucunu kaybedince mi aklina geldi bu meziyetler
Ne yazık ki genelde Mardin'de özelde ise üniversitede tetikçiliği, ispiyonu ve karalamayı kendine görev edinmiş bir kesim insan var. Bu insanlar siyaha / beyaz, beyaza /siyah diyebilecek kadar gözü kör, etikten, ahlaktan yoksun bırakın akademisyenliği insanlığın temel gereksinimlerini bile karşılayamayacak derecede aciz durumdalar. Şu yorumlara baktığınız zaman aslında oluşturulmak üniversitenin nasıl kadroları barındırdığını çok daha net anlayabilirsiniz. Ortada gayet net ve etik bir çağrı var, yönetime kim seçilirse seçilsin ortaya konulan talepler var, ama gelin görün ki duyurunun içeriğini dahi okumadan kalemlerinden kin/nefret kusmaktalar. Be ey yorumcu (muhtemelen akademisyen) arkadaş, aklı selim biri çıkıp sana, tabî olduğun grup bu üniversitenin akademisyen kadrosunun %50'sinden fazlasını alan, 2007'den 2012 ye kadar eski rektörle kanka olan grup değil miydi? O zaman ne farklıydı da sustun, demez mi? Cevap verecek yüzün kalır mı? Velhasıl etik önemli, insanlık önemli, iftiraların o her yerde sözünü ettiğiniz, kendinizden başka hiç kimseye yakıştıramadığınız! İslam'da cezası bellidir. Allah sizi şeytanın gazabından korusun demek kalıyor bir tek bize. Seçimler hayırlara vesile olur umarım.