Kızıltepe Özgürlük Meydanı'nda yapılan basın açıklamasına KESK Bileşenleri de destek verdi. Hopadaki olayların ardından yaşamını yitiren Emekli Öğretmen Metin Lokumcu'nun olaylar sırasında çekilen son resminin de dövizlere yansıtldığı açıklamada şu ifadelere yer verdiler.
"Tüm demokratik hak ve özgürlük taleplerinin polis şiddetiyle bastırılmaya çalışıldığı günlerden geçiyoruz Seçim sürecinde bu saldırılar gözü kara biçimde yaygınlaştırılıyor. AKP’nin seçim sürecindeki saldırıları ve Başbakan’ın kışkırtıcı söylemleri her geçen gün artıyor.
AKP’nin Hopa’da gerçekleştirdiği miting öncesinde, iktidarın politikalarına, özellikle bölgede kurulması planlanan HES’lere, ÇAYKUR'un özelleştirilmesi planlarına yönelik tepkilerini dile getiren Hopa halkına gazla, tazyikli su ve copla acımasızca müdahale edilmiştir. Polisin saldırısı sonucu onlarca vatandaşımız yaralanırken, gazın etkisinin yanı sıra polisin darp etmesi sonucu Eğitim Sen eski üyesi, emekli öğretmen Metin Lokumcu kalp krizi geçirerek yaşamını yitirmiştir.
Metin Lokumcu’nun polis şiddeti sonucu hayatını kaybetmesini protesto edenlere Ankara’da ve İstanbul’da da sert müdahalelerde bulunulmuştur. Ankara’da, AKP İl Başkanlığı önünde basın açıklaması yapmak isteyenlere biber gazı ve coplarla saldıran polis, aralarında çoğu şube yöneticimiz ve üyemiz olan 54 kişiyi gözaltına almıştır. Polisin orantısız güç kullandığı, sert müdahalesi sonucu pek çok arkadaşımız yaralanmıştır. Gözaltına alma sırasında arkadaşlarımıza uygulanan şiddet polis araçlarında ve emniyette de sürdürülmüştür. Polis şiddeti sonucunda; Eğitim Sen 5 No’lu Şube Yöneticimiz Barış Çelik’in kulak zarı patlamış,. İçlerinde ciddi şekilde yaralananların olduğu arkadaşlarımız hâlâ gözaltında tutulmaktadır.
Seçimlere çok kısa bir sürenin kaldığı bu dönmede, Başbakan’ın üslubundan da anlaşılacağı üzere iktidar partisi devlet olanaklarını kullanarak, tek başına iktidar olma hevesiyle anti demokratik uygulamalarda sınır tanımayacağını ortaya koymaktadır. Toplumsal muhalefete karşı operasyonlar tüm illerde “eş zamanlı” adı altında, artarak devam etmektedir. Gençlerin demokratik tepkilerini ifade etmek üzere yaptıkları her eylem gözaltı gerekçesi olmaktadır. Sendikal hak ihlallerinde son aylarda ciddi bir artış söz konusudur. Neredeyse her sendikal eylem ve etkinlik soruşturma, gözaltı ya da tutuklanma gerekçesi olmaktadır.
En temel demokratik hakları için basın açıklaması yapanlara dahi gaz bombaları ile saldırmayı alışkanlık haline getiren polis, toplumsal olaylara müdahalede sınır tanımaz hale gelmiştir. Polisin, hak arama mücadelesi yürüten tüm kesimlere yönelik bu pervasız tavrının arkasında, AKP iktidarının, başta Başbakan’ın, kışkırtıcı söylemi ve cesaret veren tutumu olduğu bilinmektedir.
“İleri demokrasi” nutuklarının atıldığı bir dönmede, her fırsatta şiddeti meşrulaştırmaya çalışanların maskesi son yaşanan şiddet dalgası ile bir kez daha düşmüştür. Tüm yaşananlara rağmen, Başbakan, halkın farklı kesimlerini karşı karşıya getirmeye hizmet edebilecek kışkırtıcı söyleminin dozajını artırmaktan çekinmemektedir. Hopa'da polisin yoğun gaz bombası nedeniyle Eğitim Sen eski üyesi, emekli öğretmen Metin Lokumcunun hayatını yitirmesine ve onlarca kişinin yaralanmasına karşın, Başbakan’ın hakları için alanlara çıkan halka “eşkıya şehre inmiş” diyerek hakaret etmesi, kendinden olmayana duyulan öfkenin yansımasıdır.
Kendisine yönelen en ufak bir muhalefetten bile kıyasıya korktuğunu, susturmak için de her yola başvuracağını gösteren iktidarın insan haklarına verdiği değer, Diyarbakır’a gitmeden önce İstanbul Kongre merkezinde yaptığı konuşmada Metin Lokumcu için “Bir tanesi de kalp krizi geçirerek ölmüş, kimliğini bilmiyorum, üzerinde durmaya da gereğini duymuyorum.” ifadesini kullanan ve göstericileri eşkıya olarak nitelendiren başbakanın sözlerinden anlaşılmaktadır.
Eğitim Sen eski üyemizin, öğretmenimiz Metin Lokumcu’nun ailesine ve tüm yakınlarına baş sağlığı diliyoruz. Bu cinayetin ve arkasından yaşanan saldırıların sorumlularının hak ettiği cezayı alması için gerekli mücadelenin sürdürüleceğini kamuoyuna ilan ediyoruz. Ancak faşizmin egemen olduğu ülkelerde yaşananları aşan bu saldırıları kınıyor, gözaltına alınan arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını istiyoruz.
“Kendine demokrat” AKP İktidarının faşizan tutumu karşısındaki net tutumumuzu devam ettireceğimizin altını tekrar çiziyoruz. Emek, demokrasi ve özgürlük mücadelemizi, dün olduğu gibi bugün de daha çok büyüterek sürdüreceğiz. Zulme Boyun Eğmeyeceğiz, Susmayacağız, Direneceğiz! Yaşasın Emek, demokrasi ve özgürlük mücadelemiz" denildi.
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin