Lise 4. sınıf müfredatında bulunan "Hayatın Başlangıcı ve Evrim" ünitesi müfredattan çıkarıldı.
Yeni müfredata göre, lise son sınıf biyoloji dersinin müfredatında yer alan, “Hayatın Başlangıcı ve Evrim” ünitesi çıkarıldı. Ünitede, Charles Darwin’in Evrim Teorisi, “Evrimleşmenin bir sonucu olarak türlerin değişimini ve yeni türlerin oluşumunu, evrime etki eden faktörleri ve mekanizmaları ile açıklayan teori” olarak anlatılıyordu. Evrim ünitesi, “Canlılar ve Çevre” başlıklı bir ünite ile değiştirildi. Yeni ünitede, öğrencilere, çevre şartlarının genetik değişimlerin sürekliliğine olan etkisi anlatılıyor.
Bakan Yılmaz’a, fizik ve fen kitaplarında Big Bang ve Evrim Teorisi konularının çıkarıldığının sorulması üzerine “Taslağı inceleyin, herkes kendi görüşünü söylesin. Ondan sonra ortaya bir metin çıkacaktır. İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır. İlim ne söylüyorsa biz onu takip edeceğiz. Diğeri de ilim midir, varsayım mıdır, kuramsal mıdır? Ayrı bir tartışma gerektiriyor” demişti. Evrenin oluşumuna ilişkin “Big Bang-Büyük Patlama” teorisi fizik kitabında duruyor.
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yeni eğitim müfredatında yapılan ders içeriğinin azaltılması, evrim teorisinin çıkarılması, 15 Temmuz darbe girişimin eklenmesi gibi değişikleri değerlendiren eğitimciler genç neslin evrim teorisi gibi ideolog düşüncelerin aktarılmamasının önemli olduğunu söylediler.
Ortaokul ve ilköğretim öğrencilerine verilen ders içeriğinin üniversite ile aynı olduğunu söyleyen Rehber Öğretmeni Avni Altı, bu da öğrencileri olumsuz etkilendiğini belirtti.
Müfredattan evrim teorisinin çıkarılması olumlu gelişme olduğunu ifade eden Altı, "Evrim teorisi 19. yüzyılda bozulmuş Hristiyanlığa karşı tepki olarak ortaya çıkmıştır. Darwin, Marks, Froid ve Emile Durkheim gibi düşünürlerin bir düşünür değil de ideoloji olarak ele almak lazım. Bunların hayat hikâyelerine baktığımızda özellikle Darwin’in içkili, kumarbaz ve ateist olduğunu görüyoruz. Diğer dinlerden bir yaşam sürmesi kendi dünya görüşlerine uygun olarak bilimsel hiçbir dayanağı olmamasına rağmen bir ideolojik olarak ortaya çıkarması ve bunun Marksist ve materyalist dünya görüşüne sahip olan ülkeler veya liderler bu yönüyle dine karşı bir din oluşturmaya çalıştılardır.” dedi.
15 Temmuz darbe girişimin yeni nesle aktarılmasının önemli olduğunu vurgulayan Altı, “15 Temmuz darbe girişimin özellikle yapılan bu ihanetin yeni nesille aktarılması lazım. Bu cihetle baktığımızda Milli Eğitim en güzel katkılardan birisi olarak görüyoruz. Milli eğitimin tüm okullarda 15 Temmuz'u okutma gibi bir girişimi oldu. 15 Temmuz kimler tarafından nasıl gerçekleştirildiği hemen hemen aşina olmayan kimse yoktur. Bizden sonraki gelecek olan nesille bunu iyi benimsetmek lazım. O darbeye karşı insanların hangi maksatla karşı çıktığı yeni nesille anlatılması lazım.” ifadelerini kullandı.