Altındağ, bir otelde düzenlenen basın toplantısında, hazırlanan projelerin büyük çoğunluğunun bölgenin yer altı ve yer üstü değerlerini ön plana çıkarılması ile ilgili olduğunu söyledi.

Tarihi yapıların arkasında kalan betonarme yapılarının temizlenmesi için projelerin devam ettiğini aktaran Altındağ, "Mardin'deki projeler biterse Mardin, Milano'dan daha güzel olacak. Özellikli olan görsel pozisyonu her alanda olan kirli bir Mardin var. Biz onu biraz daha temizleyip sunacağız. Tabiki de kentin önemli katmanları tarımımızdır, sanayimizdir turizmdir, ama Mardin önce turizmle anılmalıdır"dedi.

Kalenin turizme açılması

Kalenin turizme açılması konusunda bakanlığa rapor sunduklarını belirten Altındağ, "Öngörülen yaklaşık 400'e yakın yıkılması gereken bina var. Kalede sarkık olan taşlar var, kaleyi turizme açmadan önce kaleyi güvenli hale sokmak gerekiyor. Taşlar zincirle bağlı ve çok tehlike arz ediyor" dedi.
Bölgede yerel ve bölgesel kalkınmanın kurumsal alt yapısını oluşturan bir ajans olduklarını aktaran Altındağ, bölgesel gelişmişlik farklılıkları gidermeye yönelik mali destek programları ve projeleri desteklediklerini söyledi.

DİKA'nın, 2008'den bu yana 161 milyonluk liralık bir yatırımın bölgeye gelmesini sağladığını dile getiren Altındağ, 2016'da 21 milyonluk katkı ile yaklaşık 30 milyon liralık bir yatırımı bölgeye getirmeyi hedeflediklerini söyledi.

"Bölgede yaşanan sorunların temel kaynağı enerji"

Genel Sekreter Altındağ, bölgede yaşanan sorunların temel kaynağının enerji ve görünmeyen bir sorun da su olduğunu kaydetti.

Dicle ve Fırat bölgesinin bu iki unsuru kendi bünyesinde taşıdığını ifade eden Altındağ, "Suyun üzerinde yaşıyoruz ama sudan faydalanamıyoruz" dedi.

Güneydoğu'da yılda 3 bin saat güneş enerjisi üreten bir potansiyelin bulunduğunu ifade eden Altındağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Enerji potansiyelinin çok yüksek olduğu bir bölgedeyiz. Enerji Bakanlığı'nın önemli bir açıklaması var yılda 3 bin saat güneş enerjisi üreten bir potansiyelimiz var. Konya'dan sonra kısmen Akdeniz, daha sonradan Doğu ve Güneydoğu'da öyle bir potansiyel var ki, tabi ki bu bölgedeki gerginlik ve olayların altında bunlar olacaktır. Biz bu elimizdeki konuyu değerlendirebilmeliyiz."

Mardin'de Mimarlar Oda Başkanlığı'nın yanı sıra Ömerli Belediye Başkanlığı görevi sırasında edindiği deneyim ve tecrübelerden hareketle Dicle Kalkınma Ajansı'ndaki görevi sürecinde uygulamaya başladığı yeni hizmet vizyonundan da söz eden Altındağ, Dicle Kalkınma Ajansı'nın sorumluluk sahası içerisinde bulunan Şırnak'ın en ücra köyü de, Siirt'teki farklı bir köyün önemi de aynı önem ve öncelikte olduğunu söyledi.

Dicle Kalkınma Ajansı bölgenin önemli bir değeri olduğunu, bu değeri bulunduğu noktadan daha ileriye aşamalara taşımanın kendileri için bir görev olduğunu kaydeden DİKA Genel Sekreteri Yılmaz Altındağ, "Kurumumuz, Türkiye'deki 32 kalkınma ajansı arasında sorumluluk sahasındaki iller açısından da çok önemli bir sorumluluğa sahiptir. Bugüne kadar bu böyleydi bundan sonra da öylece devam edecek. Kurumumuz bünyesinde görev yapan alanına çok önemli uzmanlarımız var. Uzmanlarımız, vatandaşlarımızın üretecekleri yeni vizyonel projeleri takip edecek ve hep birlikte güzel çalışmaların içerisinde olacağız. Amacımız aktif çalışmaların içerisinde bulunan faydalı bir kurum olmaktır. Kurumumuz bünyesinde yeni dönem için bir proje havuzu oluşturuyoruz. Bu proje havuzuna gelecek her projeyi vatandaşlarımız, paydaşlarımız takip edebilecek ve eksiklikler konusunda anında bilgi sahibi olabilecekler. Dolayısıyla yapacağımız çalışmalarda paydaşlarımızın desteği önemlidir. Göreve başladıktan beri kurumumuza gelip bizleri ziyaret eden, çalışmalarımız hakkında bilgi edinme talebinde bulunan üç bine aşkın misafirimiz oldu. Kurumun tepe noktasındaki kişi olarak ben, gelen her misafirimizi önümüzü ilikleyip, güler yüzümüzle karşıladık. Bundan sonra da bu şekilde devam edecek. Benim gösterdiğim yaklaşımı, bu kurumda görev yapan herkes göstermekle mükelleftir. Bizim burada bulunmamızın temel dayanağı da budur. Amacımız, vatandaşlarımızdan gelen her projenin üzerinde ciddiyetle durmak ve gereğini de yapmaktır. proje havuzumuza gelen her projenin mutlak kabul edilmesi gibi bir durum yok ancak o projenin sahibine "Benim projemle ilgilenildi" algısını oluşturmak önceliğimiz olacaktır. Bu konuda siz değerli basın mensuplarımızın da desteği bizim için önemlidir. "diye konuştu.