HÜDA PAR İktisat Başkanı Gültekin, enflasyon rakamlarını değerlendirdi
HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı ve İktisat Başkanı Mehmet Şah Gültekin, enflasyon verilerini değerlendirerek ekonominin faiz merkezli yapıdan çıkarılması gerektiğini belirtti.
HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı ve İktisat Başkanı Mehmet Şah Gültekin, TÜİK’in açıkladığı 2026 yılı ağustos ayı enflasyon verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Gültekin, TÜİK’in açıkladığı 2026 yılı ağustos ayı enflasyon verilerine göre aylık enflasyonun yüzde 1,84, yıllık enflasyonun ise yüzde 31,51 olarak gerçekleştiğini aktararak, "Kira artışlarında uygulanacak tavan oranının da yüzde 31,79 olarak belirlenmesi, enflasyonun vatandaşın günlük hayatındaki etkisinin hâlâ ne kadar güçlü olduğunu göstermektedir. Yıllık enflasyonda gerileme yaşanmasını elbette olumlu buluyoruz. Ancak baz etkisinden dolayı manşet enflasyonun düşmesi, fiyatların düştüğü anlamına gelmiyor. Fiyatlar artmaya devam ediyor; yalnızca artış hızı yavaşlıyor. Vatandaşın pazarda, markette, kirada ve ulaşımda karşılaştığı tablo hâlâ çok ağırdır.” dedi.
“Hayat pahalılığı toplumun tamamını etkiliyor”
Ağustos ayında enflasyonu etkileyen kalemlere dikkat çeken Gültekin, hayat pahalılığının toplumun farklı kesimleri üzerindeki etkisine işaret etti.
Gültekin, “Ağustos ayında enflasyonu en fazla etkileyen kalemlerin başında ulaştırma, eğitim ve gıda gelmektedir. Bu durum, hayat pahalılığının toplumun tamamını etkilediğini ortaya koymaktadır. Emekli, asgari ücretli, memur, işçi, mavi yakalı, beyaz yakalı, dar gelirli aileler; üretici, sanayici ve esnaf bu yükü farklı biçimlerde taşımaktadır.” ifadelerini kullandı.
“Üretim maliyetleri düşmeden tüketici fiyatlarında kalıcı rahatlama sağlamak kolay değildir”
Üretici fiyatlarındaki baskının devam ettiğine dikkat çeken Gültekin, özellikle enerji maliyetlerinin üretim üzerindeki etkisine vurgu yaptı.
Gültekin, “Üretici fiyatlarında da baskının devam ettiğini görüyoruz. Ağustos ayında ÜFE’deki aylık artışın yüzde 2,57 seviyesinde gerçekleşmesi ve özellikle enerji maliyetlerinin öne çıkması, üretim maliyetleri üzerindeki baskının sürdüğünü gösteriyor. Üretim maliyetleri düşmeden tüketici fiyatlarında kalıcı bir rahatlama sağlamak kolay değildir.” dedi.
“Faizsiz Türkiye süreci başlatmalıyız”
Ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadele iradesini önemsediklerini belirten Gültekin, yüksek faiz ve talep daraltıcı politikalar üzerinden yürütülen mücadelenin doğru olmadığını söyledi.
Gültekin, “Ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadele iradesini önemsiyoruz. Ancak bu mücadelenin yüksek faiz ve talep daraltıcı politikalar üzerinden yürütülmesi doğru değildir. Üretimi, yatırımı, istihdamı, tarımı ve sanayiyi destekleyen; enerji ve lojistik maliyetlerini düşüren, vergi yükünü hafifleten ve gelir dağılımında adaleti gözeten bütüncül bir ekonomik anlayışa ihtiyaç vardır. Bu çerçevede, ekonomimizi faiz merkezli yapıdan çıkaracak üretim ve adil paylaşımı esas alacak Faizsiz Türkiye süreci başlatmalıyız.” ifadelerini kullandı.
“Mücadelenin faturasını dar ve sabit gelirli vatandaşlara çıkarmamalıyız”
Enflasyonla mücadele edilmesine karşı olmadıklarını belirten Gültekin, mücadelenin yükünün dar ve sabit gelirli vatandaşların üzerine bırakılmaması gerektiğini vurguladı.
“Gerçek başarı vatandaşın sofrasında ve cebinde görülmeli”
Gültekin, “Gerçek başarıyı ise enflasyon oranının kâğıt üzerinde düşmesiyle değil; vatandaşın markette daha az para harcaması, kirasını ödeyebilmesi, sofrasının bereketlenmesi ve aldığı ücretin ay sonuna kadar yetmesi olarak görüyoruz.zYani düşen enflasyonu sadece rakamlarda değil, vatandaşın sofrasından ve cebinden de düşürmek zorundayız.” ifadelerini kullandı.