İzmir Emlak Komisyoncuları Dernek Başkanı Serhat Gültekin, konut satışları, kira fiyatları, gayrimenkul sektöründe yaşanan sorunlar ve piyasaya ilişkin beklentiler hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye genelinde konut satışlarında gerileme yaşandığını belirten Gültekin, ekonomik koşulların ve finans piyasalarındaki dalgalanmaların vatandaşların gayrimenkul alım kararlarını ertelemesine neden olduğunu ifade etti.

“Konut satışlarında geçen yıla oranla yaklaşık yüzde 7 düşüş var”

Konut satışlarındaki gerilemenin yalnızca İzmir'e özgü olmadığını belirten Gültekin, Türkiye genelinde benzer bir tablonun yaşandığını söyledi.

Serhat Gültekin

Gültekin, “Aslında bu durum sadece İzmir'de değil, Türkiye'nin her yerinde yaşanıyor. Konut satışlarında bir gerileme süreci başladı. Küresel sorunların yanı sıra banka faizlerinin yüksek olması, altın ve borsadaki iniş çıkışlar müşterilerimizin alım kararlarını ertelemesine neden oldu. İzmir'e baktığımızda geçen yıla oranla yaklaşık yüzde 7'lik bir düşüş var. Ancak bu oran ilçelere göre değişiklik gösteriyor. Menemen, Buca ve Torbalı gibi ilçeler satışlarda ilk sıralarda yer alıyor. Bu bölgelerde dairelerin daha küçük, özellikle 1+1 şeklinde ve satış fiyatlarının daha düşük olması, satışların daha yüksek olmasını sağlıyor.” dedi.

“Kiralık daire sayısı arttı, fiyatlar yatay seyrediyor”

Kiralık konut piyasasında da büyük bir hareketlilik yaşanmadığını belirten Gültekin, pandemi döneminde uygulanan yüzde 25'lik kira artış sınırının kiralar arasındaki farkı açtığını, son dönemde ise bu farkın bir miktar daraldığını ifade etti.

Kiralık daire sayısında artış yaşandığını dile getiren Gültekin, “Satılık konutlarda olduğu gibi kiralamalarda da büyük bir hareketlilik yok. Pandemi döneminde uygulanan yüzde 25'lik kira artış sınırı nedeniyle kiralar arasındaki makas çok açılmıştı. Bu fark biraz daraldı. İlçelere baktığımızda kiralık daire sayısının oldukça fazla olduğunu görüyoruz. Meslektaşlarımızla yaptığımız görüşmelerde herkesin elinde onlarca daire bulunduğu ortaya çıkıyor.” diye konuştu.

Fiyatlarda belirgin bir düşüşten ziyade yatay bir seyir görüldüğünü kaydeden Gültekin, ekonomik koşulların vatandaşları zorladığını belirterek, “Fiyatlarda geriye doğru ciddi bir dönüş yok ancak yatay bir seyir mümkün. Ekonomik şartlar gerçekten çok zor. Vatandaşlar kiralarını ödeyebilmek için çabalıyor. Daire sayısının artması da fiyatların fazla yükselmemesinde etkili oluyor.” ifadelerini kullandı.

“Konut kredilerine erişimde yaşanan zorluklar satışları etkiliyor”

Konut kredilerinin geri ödeme maliyetlerinin yüksek olmasının ve kredi kullanım koşullarının satışları olumsuz etkilediğini belirten Gültekin, özellikle üzerinde başka bir mülk bulunan kişilerin daha düşük oranda kredi kullanabildiğini söyledi.

Gültekin, “Banka faizleri şu anda çok yüksek. Çektiğiniz kredi tutarının neredeyse üç katına ulaşan bir geri ödeme söz konusu olabiliyor. Ülkedeki ekonomik durum gerçekten sıkıntılı. İlk konutunu alacak kişilerde kredi oranı yüzde 80-85 seviyelerinde olabiliyorken, üzerinde bir mülkü bulunan kişilerde bu oran yaklaşık yüzde 15-20 arasında seyrediyor. Yeterli miktarda kredi çekilemediği için konut satışlarında durgunluk yaşanıyor. Bu durum piyasayı da yavaşlatıyor.” dedi.

İnşaat maliyetlerindeki artışın da konut fiyatlarına yansıdığını belirten Gültekin, demir, çimento ve diğer yapı malzemelerindeki fiyat artışlarının sektörde maliyetleri yükselttiğini, ancak konut kredisi maliyetlerinin piyasayı durgunlaştıran önemli etkenlerden biri olduğunu ifade etti.

“Vatandaşlar emlak ofislerini önceden araştırmalı”

Gayrimenkul sektöründe çok sayıda danışman ve emlak işletmesi bulunduğuna dikkat çeken Gültekin, vatandaşların ev alırken veya kiralarken çalışacakları firmaları önceden araştırmaları gerektiğini söyledi.

Gültekin, “Müşterilerin en büyük problemlerinden biri doğru kişilere ulaşamamak. Piyasada çok fazla gayrimenkul danışmanı ve emlak işletmesi var. Vatandaşlar herhangi bir ürünü internetten sipariş ederken nasıl araştırma yapıyorsa gidecekleri emlak ofislerini de önceden araştırmalı. İşletmenin taşınmaz ticareti yetki belgesinin olup olmadığına bakmalı. Gayrimenkul danışmanlarının mesleki yeterlilik belgelerini, 120 saatlik emlak eğitim sertifikalarını ve işletmenin vergi levhasını kontrol etmeli.” ifadelerini kullandı.

Vatandaşların bu kontrolleri yapmadan hareket etmeleri halinde mağduriyet yaşayabileceklerini belirten Gültekin, insanların hayatları boyunca çoğu zaman bir kez ev sahibi olabildiğini ve bu süreçte heyecanla hareket ederek yanlış kararlar verebildiğini dile getirdi.

Sosyal medyada karşılaşılan dolandırıcılık olaylarına da dikkat çeken Gültekin, “Vatandaşlarımızın hem kişileri hem de firmaları araştırmalarında fayda var. Kurumsal altyapısı bulunan emlak işletmelerine yönelmeleri, mağduriyet yaşamamaları açısından önemli.” dedi.

“Konut satışlarının yeniden hareketlenmesini bekliyoruz”

Konut kredisi koşullarının iyileşmesinin gayrimenkul piyasasını canlandırabileceğini belirten Gültekin, kredi maliyetlerinin azalmasıyla daha fazla vatandaşın konut satın alma imkânına kavuşabileceğini ifade etti.

Gültekin, “Umarım ilerleyen dönemlerde kredi oranlarında bir düşüş yaşanır. Bu, sektörümüz açısından iyi olur. Piyasanın hareketlenmesi bütün piyasanın hareketlenmesi anlamına geliyor. Yeni yılla birlikte kredi koşullarının iyileşmesini ve satışlarımızın hızlanmasını umut ediyoruz. Konut satışlarında şu anda çok yüksek rakamlara ulaşamıyoruz. Ancak kredi koşullarının iyileşmesiyle birlikte insanlar gayrimenkule daha kolay ulaşmak isteyecektir.” diye konuştu.

Türkiye'de küçük bütçelerle yatırım yapılabilecek gayrimenkul bölgelerinin de bulunduğunu belirten Gültekin, öncelikli temennilerinin vatandaşların ev sahibi olabilmesi olduğunu vurgulayarak, “Ülkemizde yatırım bölgeleri var. Küçük paralarla gayrimenkule ulaşabilen müşterilerimiz de bulunuyor. Ancak bizim ilk temennimiz herkesin bir ev sahibi olması. Çünkü herkesin bu hayatta barınabileceği bir yere sahip olması gerektiğini düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.