Sarıca: Yıllık asgari ücret sistemi alım gücünü korumuyor
Türkiye Kooperatif, Ticaret Eğitim ve Büro Sendikası (KOOP-İŞ) Gaziantep Şube Başkanı Mehmet Akif Sarıca, asgari ücretin belirlenme yöntemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
muhabirine asgari ücret hakkında değerlendirmelerde bulunan KOOP-İŞ Gaziantep Şube Başkanı Mehmet Akif Sarıca, asgari ücretin yıllık belirlenmesinin çalışanların alım gücünü korumakta yetersiz kaldığını belirterek, "En az altı ayda bir yeniden değerlendirme yapılmalı." çağrısında bulundu.
"Asgari ücret yılda bir değil, altı ayda bir güncellenmeli"
Sarıca, asgari ücretin yıllık sabitlenmesinin güncel ekonomik koşullar karşısında yetersiz kaldığını belirtti. Sarıca, "Asgari ücretin bir yıllık değil, en azından altı ayda bir yeniden değerlendirmeye tabi tutulması gerektiğini düşünüyorum." dedi.
"Fiyatlar günlük değişiyor, ücretler sabit kalamaz"
Sarıca, piyasadaki fiyat hareketliliğinin çok hızlı olduğunu vurgulayarak ücretlerin sabit kalmasının çalışanları zorladığını ifade ederek, "Bunun gerekçesi şudur: İşletmeler, iş yerleri ve üreticiler girdi fiyatlarına göre günlük, hatta saatlik olarak fiyatlarını güncelleyebilmektedir. Böyle bir çalışma hayatı ortamında ücretlerin sabit tutulması ve bir yıllık belirleme sonucunda ilerlenmesi, emekçilerin, işçilerin, memurların, emeklilerin ve tüm çalışanların alım gücünü olumsuz etkilemekte, yaşam koşullarını zorlaştırmaktadır." ifadelerini kullandı.
"Hayat pahalılığı her alana yansıyor"
Küresel ekonomik gelişmelerin iç piyasaya etkisine dikkat çeken Sarıca, fiyat artışlarının yaygınlaştığını söyleyerek, "Küresel savaşlardan kaynaklı olarak akaryakıt ve petrol ürünlerinin sürekli fiyat değişimine maruz kalması, buna paralel olarak döviz ve altın piyasasındaki hareketlilik; manavdan markete, otobüs biletlerinden temel gıda ürünlerine kadar her şeye yansımaktadır. Marketlerde, ulaşımda, temel gıda ürünlerinde fiyatlar sürekli artış göstermektedir. Böyle bir ortamda ücretlerin sabit kalması düşünülemez." şeklinde konuştu.
"Bir dondurma bile hesap konusu oldu"
Günlük yaşam maliyetlerinin arttığını belirten Sarıca, vatandaşların sosyal hayatının da etkilendiğini dile getirerek, "Nasıl ki bir marketteki ürünün fiyatı haftalık ya da günlük olarak güncelleniyorsa, işletmelerin de buna göre daha objektif bir şekilde fiyatlarını ayarlaması gerekmektedir. Bugün dört kişilik bir ailenin mutfak giderleri, sağlık giderleri, eğitim giderleri ve kira giderleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde; yaz aylarında insanların bir parka gidip çocuklarıyla birlikte 150 TL’lik bir dondurmayı bile hesap yapmak zorunda kalarak alması, durumun ciddiyetini göstermektedir." dedi.
"İnsanlar sosyal hayattan uzaklaşıyor"
Ekonomik zorlukların sosyal yaşama etkilerine değinen Sarıca, insanların birçok etkinlikten uzaklaştığını söyledi. Sarıca, "Bugün insanlar eşiyle, çocuğuyla ya da akrabalarıyla bir hastaneye gitmeye çekiniyor, eli boş gitmek istemiyor. Bir düğüne gitmeye çekiniyor, hediyesiz gitmekten utanıyor. Bir pikniği bile düşünemiyor. Akaryakıt masrafı, yiyecek masrafı ve hatta bazı alanlara giriş ücretleri bile insanlar için ciddi bir hesap konusu haline gelmiştir." ifadelerini kullandı.
"Sağlıklı toplum için bugünü korumak gerekir"
Uzun vadeli toplumsal etkilerin önemine dikkat çeken Sarıca, sağlık ve sosyal devlet yükü arasında bağlantı kurarak şöyle devam etti:
"İnsanların daha rahat bir ortamda yaşayabilmesi, ileride daha sağlıklı bir toplum yapısına ulaşabilmemiz için önemlidir. Bugün insanlar ne kadar sağlıklı ve psikolojik olarak güçlü olursa, yaşlılık döneminde sosyal devletin yükü de o kadar azalacaktır. Bu durum kamu maliyetlerine de yansıyacaktır. Bugün 70 yaş üzerindeki birçok insanın sürekli ilaç kullanmak zorunda kalması, devlet için ciddi sağlık giderleri oluşturmaktadır. Sağlıklı bir toplum oluşabilmesi için bugünkü koşullara dikkat etmek gerekir."
"Kardan fedakarlık yapılmalı, kayıt dışı istihdam denetlenmeli"
İşveren ve çalışan dengesi ile kayıt dışı istihdama değinen Sarıca, denetim çağrısında bulundu. Sarıca, "İşletmeler zaten maliyet hesabı ile çalışmaktadır. Ancak bazı durumlarda kârdan da fedakârlık yapılması gerekebilir. Yanındaki çalışanın yaşam maliyetini dikkate almadan yalnızca ürün fiyatlarını sürekli artıran bir yaklaşım sürdürülebilir değildir." dedi.
"Kayıt dışı ekonomiyle mücadele edilmeli"
Kayıt dışı çalışmanın devlet ve çalışanlar açısından ciddi sorunlar oluşturduğunu belirten Sarıca, denetimlerin artırılması gerektiğini ifade ederek "Ayrıca kayıt dışı istihdama yönelik çok önemli denetimler yapılması gerektiğini düşünüyorum. Bugün İpek Yolu ana güzergâhı üzerinde birçok mağaza ve işletme bulunmaktadır. Bize gelen bilgilere göre bu işletmelerin bir kısmında kayıt dışı ve sigortasız çalışanlar olduğu ifade edilmektedir. Bu durumun ciddi şekilde denetlenmesi gerekir. Devlete ödenmesi gereken vergilerin ödenmemesi ve çalışanların sosyal güvenceden mahrum bırakılması kabul edilemez. Bu konunun devlet tarafından ciddi şekilde ele alınması ve gerekli önlemlerin alınması gerektiğini ifade etmek istiyorum." şeklinde konuştu.