KESK Mardin Şubeler platformu  tarafından yapılan basın açıklamasını ses dönem sözcüsü Hamit Kassap yaptı.

Kassap açıklamasında “Bu yıl 13 Mart ve 8 ekim mitingleri öncesi böyle söylemiştik. Bizi görün, duyun, demiştik. Olmadı, daha ötesi artık gözleri kendilerinden başka kimseyi görmez, kulakları ulus ötesi tekellerinkinden başka hiçbir sesi duymaz, vicdanları sızlamaz oldu. Öyle ki artık TBMM de devre dışı. Başka yol kalmadı: Emekçi olmanın verdiği sakinlik ama gecikmeksizin davranma, hiçbir zaman ümidini yitirmeden yaşamın/sağlığın kazanması için umutla uğraşma, yıllar boyunca insanların acılarına, en sıkıntılı anlarına tanık olmanın verdiği sabır, sevgi dolu yüreğimizle; kendimize, mesleğimize, çocuklarımıza, ülkemize, insanlarımıza, hastalarımıza, öğrencilerimize duyduğumuz sorumlulukla iş başa düştü. AKP ikti darı, açlık sınırının 1.000 TL, yoksulluk sınırının 3.000 TL olduğu ülkemizde bizi ortalama 1.500 TL maaşla yaşamaya mahkûm ediyor. Milyonlarca insanımıza 659 TL'lik asgari ücreti layık görmesi yetmezmiş gibi bu sefalet ücretinden bile vergi kesintisi yapıyor.
Elektriğe, suya, doğalgaza, temel tüketim mallarına yılda %40' a varan zamların adını halkla dalga geçer gibi "güncelleme" koyuyor. Gerçek enflasyon rakamlarını çarpıtarak maaşlarımıza %3 - 4 gibi
sefalet artışı yapmaya devam ediyor. Yıllardır kamu emekçilerinin maaşlarına yapılan yüzdelik zamları Ek Ödeme adıyla vererek emekliliğe yansıtılmasını engelliyor. Kayıt dışılığı çözerek vergide adaleti
sağlamak yerine vergi yükünü emekçilerin sırtına bindirmeye devam ediyor. Çıkardığı 666 sayılı KHK ile bürokratlarının maaşlarını artırırken başta öğretmenler olmak üzere 1,8 milyon kamu emekçisinin maaşlarında herhangi bir iyileştirme yapmıyor. Bunu da "eşit işe eşit ücret
verdik" diyerek yutturmaya çalışıyor.’dedi.
KAMU EMEKÇİLERİNİN İNSANCA YAŞAYACAK BİR GELİRE KAVUŞTURULMASI MÜCADELESİNİ SÜRDÜRECEKTİR!kasap konuşmasının devamında şunları söyledi"Kimseyi Enflasyona Ezdirmeyeceğiz" Söylemi Kocaman Bir Yalandır! Grev hakkımızın yasal teminat altına alındığı bir Toplu Sözleşme düzeni için, Kamu hizmetlerinin ticarileştirilmesine son verilmesi için, "KHK Demokrasi "sine son verilmesi için, 4/c, 4/b, 50/d, 4924 veya taşeron adı altında sürdürülen güvencesiz çalıştırmaya son verilerek tüm çalışanlara iş güvencesi sağlanması için, Tüm çalışanlara insan onuruna yakışır bir ücret ve sağlıklı çalışma koşullarının sağlanması, çalışma yaşamının demokratikleştirilmesi için, Emekçilere dayatılan angarya ve zorunlu fazla mesaiye son verilmesi için,
Temel ücretlerin artırılarak, gerçek bir eşit işe eşit ücret sistemi için, Ek ödemelerin tüm emekçiler için eşitlenerek emekliliğe yansıtılması için, Net asgari ücreti n 1.000 TL'ye çıkarılarak tüm ücret ve maaşlarda bu tutarın vergi kesintisi dışında bırakılması için, Öğrencileri, sendikacıları, akademisyenleri, gazetecileri, öğretmenleri ve bir bütün olarak kendisi gibi düşünmeyenleri sindiren,
tutuklayan, sürgün eden zihniyete dur demek için; Sendikal mücadele yürütenleri hukuksuz, haksız ve mesnetsiz biçimde yapılan gözaltı ve tutuklamalara son verilmesi, tutukluların derhal
serbest bırakılması için, Yeşil kartlar iptal edilmemesi için Hastanelere ve eczanelere para vermemek için Hastanelerin satılmasına dur demek için Başlıyoruz 21 Aralık'ta. En uzun gecede, en kısa günde, karanlığın en koyu, ışığın en az olduğu anda başlıyoruz. Günü uzatmak, aydınlığı arttırmak elimizde.
Başaracağız, inanıyoruz, biliyoruz. Gerekirse süresiz grev yapacak bir kararlılıkla Meclisleri
oluşturacak, kürsüleri kuracağız. 21 Aralık'ta herkesi bekliyoruz. Bildiğimizi çok daha yüksek sesle, hep birlikte, herkesle paylaşacağız. Bunu yaparken bugüne dek olan eksiklerimizi de gözden
geçirip düzelteceğiz, bu sağlıksız gidişin parçası olmayacağız. Taleplerimizi dile getireceğiz, ısrarla takipçisi olacağız. Kimler katılacak? Meclis ve kürsü bu kurumların üyeleri başta olmak üzere sağlık
alanında çalışan, eğitim alan herkese açık. Çocuklarını bin bir emekle, fedakarlıkla nasıl etiştirdiklerini bilen anne-babalara, çalışanların çocuklarına ve elbette halkımıza, TBMM'de sorulmadığı
için görüşünü ifade edememiş olan vekillere, partilere, üyelerine, temsilcilerine. Nasıl olacak?
Gerçek anlamda bir "Meclis açılışı olsun" istiyoruz; coşkulu, içten, sahiplenen, kendine ait hisseden. Yıllardır beyazı kirletenlere, akla karayı karıştıranlara inat beyaz Meclis, beyaz kürsü olsun!
Mardin'deki devlet hastanelerinde ,okullarda, belediyelerde KHK YOKLAMASI yapılacak.
Nasıl gidilecek? 21 Aralık günü bütün sağlıkçıların katılımına imkan vermek için aciller dışında sağlık hizmeti sunulamayacak, önlemler tarafımızdan alınacak. Acil durumlar dışında hastanelere başvurulmayacak. Okullarda, öğretmenler derse girmeyecek. Öğrenci velileri öğrencilerini o gün okula göndermeyecek. Sağlıkçılar hastanelerde hastane girişlerindeki masalarında, öğretmenler okul bahçesindeki masalarında, belediye çalışanları, belediye bahçelerinde masalarında
yoklamalar alınacaklardır. Hazırlıklar nasıl olacak? Mardin'de oluşturulan meclisler başta olmak üzere şu andan başlayarak herkese, hastalarımıza, basına, siyasi partilere, meslek örgütlerine,
sendikalara 21 Aralık'ta sağlık hakkı, eğitim hakkı için birlikte olma davetimizi duyuruyoruz, MARDİN Halkının da katkı, katılımları istiyoruz. Meclise, "açılış törenlerine" örgütler nasıl katılabilir?
Elbette örgütler, kurumlar adlarını yazan bir pankartlarını taşıyabilirler. Ancak farklı renk oluşturacak flama, bayrak, pankart olmasın, sağlıkla ve eğitimle ilgili dövizleriyle katılsınlar istiyoruz. Uyaralım!
Önümüzdeki günlerde bu görevin yaratacağı heyecanı/birlikteliği baltalamak için birbirimize, kurumlarımıza/örgütlerimize yönelik çeşitli "haberlerle", engellemelere uğrayabiliriz. Bütün bunları aşan bir dayanışma ve birliktelik, sağduyu ile süreci başarıyla sürdüreceğimize eminiz. En uzun gecede, en kısa günde, karanlığın en koyu, ışığın en az olduğu anda başlıyoruz. Aydınlığı arttırmak için.
Hepimize kolay gelsin.”şeklinde konuştu.