Anadolu Gençlik Derneği Mardin Şube Başkanı Hayrullah Arslantekin tarafından yapılan yazılı açıklamada şu görüşlere yer verildi:
Bilindiği üzere Diyarbakır, Mekke’nin Fethi’nin üzerinden on yıl geçmeden İslam toprağı olmuş bir şehrimizdir. Diyarbakır, Hazreti Ömer (ra) döneminde, İyaz bin Ganem komutasındaki İslam Ordusu tarafından fethedilmiştir. Bizans yönetiminde bulunan şehir beş aylık kuşatmanın ardından 27 Mayıs 639’da İslam toprağı haline gelmiştir.

Diyarbakır İslam coğrafyasının gözbebeği şehirlerinden biridir. Çünkü burada Efendimiz (sas)’in müjdesinin izleri vardır. Çünkü burada sahabilerin izleri vardır. Hendek Savaşı esnasında Efendimiz (sas)’in verdiği fetih müjdesi, Halife Hazreti Ömer bin Hattab’ın kutlu emri, Sahabe Halid bin Velid’in kılıcı ve Süleyman bin Halid’in şehadeti surları aşıp Diyarbakır’a ulaşmıştır

Diyarbakır’ın Fethi Selçuklu Hükümdarının Anadolu’ya girişinden 432, Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Muhammed’in İstanbul’u fethinden 814 yıl önce gerçekleşmiştir. Bu fethin ardından 1375 yıl geçmiştir ve Diyarbakır’da, Diyarbakır’ın Ulu Cami’sinde 1375 yıldır ezanlar hiç susmamıştır.

Fetih esnasında kırk kadar sahabe Diyarbakır’da şehit olmuştur. Fetihten sonra birçok sahabi Diyarbakır’da kalmıştır. Onların da burada vefat etmesiyle Diyarbakır beş yüzden fazla sahabiyi bağrına basmış bir şehir hüviyeti kazanmıştır.

Diyarbakır, İyaz bin Ganem komutasındaki İslam ordusunun fethinden çok daha önce de peygamberlere ev sahipliği yapmış mübarek bir beldedir. Hazreti Zülküf, Hazreti Elyesa, Nebi Zennun(Hazreti Yunus), Nebi Melak, Hazreti Danyal bu bölgede kabirleri olan peygamberlerdir. Hazreti Yunus ve Hazreti Zülküf peygamberlerin makamları da yine bu bölgededir.

Fetihle birlikte kendi istekleri ile Müslümanlığı seçen Kürtler, yıllar sonra 1071’de yine Bizans’a karşı Sultan Alparslan’a yardım etmişlerdir. Müslüman Kürtlerin lideri ve âlimi Molla Yahya Muzuri Alparslan’a on bin kadar asker vermiştir. Böylelikle Diyarbakır halkı Anadolu’nun İslamlaşmasında etkin bir rol oynamışlardır.

Diyarbakır’ın Fethi, Anadolu’nun İslamlaşması, İstanbul’un alınması ve İslam’ın Avrupa’ya taşınması yolunda çok önemli bir hamledir. Anadolu’nun İslamlaşmasını Diyarbakır’ın Fethinden başlatmayan resmi tarih tezi kabul edilebilir değildir. Anadolu’da ve Avrupa’da İslam tarihini bu bölgeden başlatmayan her söz eksiktir. Diyarbakır’ın Fethi’ni, Mekke’nin Fethi’nden, Kudüs’ün Fethi’nden ayrı gören her söz de eksiktir.

Diyarbakır’ın Fethi’ndeki inanç, Eyüp el-Ensari’yi İstanbul surları önüne taşıyan inançtır. Diyarbakır’ın Fethi’ndeki inanç, Sultan Selahaddin el-Kürdi’ye Kudüs’ü Haçlıların elinden geri alma gayretini veren inançtır. Diyarbakır’ın Fethi’ndeki ruh, Fatih Sultan Muhammed’e İstanbul’un Fethi aşkını veren inançtır.

İşte bu aşk ve heyecanı yeniden yaşamak ve yaşatmak için 02 Mayıs Cumartesi günü Diyarbakır’da, memleketin dört bir yanından akın edecek olan kardeşlerimizle buluşacağız.