Ahşabı sanata dönüştüren usta: "Kaybolmaya yüz tutmuş meslekler desteklenmeli"
Batman'da yaklaşık 15 yıldır ahşap oyma ve diorama sanatıyla uğraşan Murat Özdamar, el emeği eserleriyle tarihi ve toplumsal olayları üç boyutlu minyatürlere dönüştürüyor.
Sanatın kendisi için bir terapi olduğunu belirten Özdamar, kaybolmaya yüz tutan el sanatlarının yaşatılması için yetkililere destek çağrısında bulundu.
Batman'da ahşap oyma ve diorama sanatıyla ilgilenen Murat Özdamar, muhabirine yaptığı açıklamada mesleğe nasıl başladığını, ortaya koyduğu eserleri, sanatın kendisi için ifade ettiği anlamı ve yaşadığı zorlukları anlattı.
El sanatlarının gelecek nesillere aktarılabilmesi için daha fazla destek verilmesi gerektiğini vurgulayan Özdamar, sanatçılar için kalıcı projelerin hayata geçirilmesini istedi.
Sanatın kendisi için yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda ruhunu dinlendiren ve günlük hayatın yoğunluğundan uzaklaştıran bir uğraş olduğunu belirten Özdamar, zamanla hobisini ticari bir faaliyete dönüştürdüğünü söyledi.
El sanatlarının yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması için sanatçılara daha fazla destek verilmesi gerektiğini ifade eden Özdamar, Batman'da hayata geçirilmesi planlanan ancak çeşitli nedenlerle gerçekleştirilemeyen "Sanatçılar Çarşısı" projesinin de hem kentin tanıtımına hem de sanatçıların gelişimine önemli katkılar sağlayacağını dile getirdi.
Murat Özdamar
"Ahşap oyma sanatına kendi yaptığım kuş kafesiyle başladım"
Özdamar "Bu meslekle yaklaşık 15 senedir fahri olarak uğraşıyorum. Mesleğim ahşap oyma. Bunun yanı sıra diorama çalışmaları yapıyor, farklı el sanatlarıyla da ilgileniyorum. Burada kendi tasarımlarımı ortaya koyuyorum. Bu mesleğe, bir arkadaşımda gördüğüm kuş kafesinden etkilenerek kendi kuşum için yaptığım ahşap kafesle başladım. Oradan yola çıkarak kuş kafesleri üretmeye ve ahşap oyma sanatını icra etmeye başladım. Zamanla bununla yetinmedim. Aynı alanda farklı dallarda çalışmalarımı genişlettim ve kendimi geliştirdim." dedi.
"Batman'ın tarihiyle ilgili eserler yaptım"
Gerçeğe en yakın sahneleri üç boyutlu minyatürlerle canlandırmaya çalıştığını belirten Özdamar "Diorama sanatı; gerçek hayatta, kurguda ya da hayalimizde canlandırdığımız bir sahneyi üç boyutlu minyatür olarak tasarlamaktır. Yani gerçeğe en yakın şekilde o sahneyi yeniden oluşturmaktır. Bu alanda birçok çalışmam oldu. Batman'ın tarihiyle ilgili eserler yaptım. Hasankeyf'in farklı ölçeklerde minyatürlerini hazırladım. Kerpiç evimizi, gerçek yapım aşamalarındaki gibi çamurun içine saman karıştırarak birebir yaptım. Malabadi Köprüsü'nün minyatürünü yaptım. Birçok tarihi yapıyı ve sahneyi üç boyutlu minyatür eserler hâline getirdim." ifadelerini kullandı.
"Her eser uzun emek ve sabrın ürünüdür"
Eserlerinin yalnızca sanatsal değil, aynı zamanda toplumsal mesajlar da taşıdığını belirten Özdamar "Son çalışmalarımdan biri ise Sudan'da susuzluk ve açlık nedeniyle ölmek üzere olan bir çocuğu ve başında bekleyen akbabayı üç boyutlu minyatür olarak canlandırdığım eserdi. Bunun yanı sıra, denizde boğulduktan sonra kıyıya vuran ve tüm dünyanın hafızasına kazınan Aylan bebeğin de çalışmasını yaptım. Bu çalışmalar basit işler değildir. Ne fabrikasyon ne de seri üretimdir. Bunlar, bir sanatçının ve ustanın günlerini, hatta aylarını verdiği eserlerdir. Gerektiğinde tek bir sahne ya da küçük bir detay üzerinde günlerce çalışılır. Bu nedenle uzun emek isteyen çalışmalardır. Ruhumuzu, sanatımızı ve zamanımızı bu eserlere yansıtıyoruz. Eşimizden, çocuğumuzdan, ailemizden ayırdığımız zamanı burada harcayarak ortaya çıkan eserlerin her birine emek ve ruh katıyoruz." diye konuştu.
"Atölyeye girdiğimde bütün dünya telaşını unutuyorum"
Sanatın kendisi için bir terapi niteliği taşıdığını dile getiren Özdamar "Bu işi yaparken rahatlıyorum. Başlangıçta tamamen hobi amaçlıydı, zamanla ticari yönü de oluştu. Atölyeye girdiğimde bütün dünya telaşını ve meşguliyetini unutuyorum. Kendimi burada motive ediyor, tüm sıkıntılarımdan uzaklaşıyorum. Bütün dikkatimi yaptığım işe verdiğimde zihnim rahatlıyor. Bu yönüyle benim için adeta bir terapi niteliği taşıyor. Elbette bu işin ticaretini de yapıyoruz. Başlangıçta bizi tanıyan kimse yoktu. Zamanla sıcak satışlarla başladık, ardından müşteri sayımız arttı. Sosyal medya ve farklı kanallar aracılığıyla şehir dışına ve yurt dışına satışlarımız oldu. Ancak bu konuda hâlâ eksiklerimiz var. Çünkü bizi tanıyan insan sayısı yeterli değil." dedi.
"Sanatçılar daha fazla desteklenmeli"
Yetkililere çağrıda bulunan Özdamar "Devlet yetkililerinin bu konuda daha anlayışlı ve çözüm odaklı projeler üretmesini, sanatçılara daha fazla destek vermesini istiyorum. Benim gibi tanıtım konusunda yetersiz kalan birçok sanatçı var. Yetkililer bu konuda öncülük ederse hem Batman'ın hem de Türkiye'nin ulusal ve uluslararası tanıtımına katkı sağlanacağına inanıyorum. Ancak imkânlarımız sınırlı olduğu için bu çalışmaları kendi imkânlarımızla istenilen seviyeye taşıyamıyoruz. Atölye malzemeleri ve tanıtım konusunda destek verilirse hem gelecek nesillere ışık tutabilir hem de farklı alanlarda eğitimler ve kurslar düzenleyebiliriz. Böylece birçok değerli sanatın yaşatılmasına katkı sağlanmış olur." ifadelerini kullandı.
"Sanatçılar Çarşısı projesi hayata geçirilemedi"
Daha önce hazırladıkları projeye de değinen Özdamar "Daha önce devlet desteğiyle ilgili bir girişimimiz oldu. Aslında talep onlardan gelmişti. Batman'da Geleneksel Sanatlar Derneği olarak üyelerimizle birlikte bir proje hazırladık. Batman'da 'Sanatçılar Çarşısı' kurulmasını istiyorduk. Projemizi sunduk, gerekli aşamaları tamamladık ve bu konuda üç kez toplantı yaptık. Ancak çeşitli aksaklıklar nedeniyle projeyi hayata geçiremedik. Oysa bu proje gerçekleşseydi hem Batman'a hem de sanatçılarımıza önemli katkılar sağlayacaktı. Batman'a gelen turistlerin ve misafirlerin gezebileceği, alışveriş yapabileceği bir alan oluşacak; çocuklarımızın kurslara katılarak el becerilerini geliştirebileceği bir ortam sağlanmış olacaktı. Bunun Batman ve ülkemiz açısından önemli bir kazanım olacağını düşünüyorum." şeklinde konuştu.
"Bu meslekler gelecek nesillere aktarılmalı"
El sanatlarının korunmasının önemine dikkat çeken Özdamar "Yetkililerden en büyük talebimiz, sanatçılara ve zanaatkârlara daha fazla destek olmalarıdır. Çünkü yaptığımız meslekler kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerdir. Eğer biz bu sanatları yeni nesillere aktaramazsak, bizden sonra bu meslekler yok olup gidecektir. Gelecek nesiller bu sanatları öğrenme fırsatı bulamayacaktır. Bu nedenle yetkililerden daha duyarlı olmalarını, sanatçılara ve zanaatkârlara gerekli desteği vermelerini istiyorum." dedi.