Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörlüğü önünde toplanan ve Eğitim-Sen Üniversite temsilciliği ile akademisyenlerin yaptığı basın açıklamasına yaklaşık 50 kişilik grup katıldı. Haklarında dava açılan akademisyenlerin yapacakları basın açıklamasının izinsiz olduğu gerekçesi ile gerek emniyet gerekse üniversite yönetimi izin vermedi. 
Üniversite rektörü Prof.Dr. Ahmet Ağırakça da açıklama öncesi rektörlük önünde bekleyen emniyet yetkilileri ile görüşerek akademisyenlerin açıklama yapmasına kesinlikle izin verilmemesi talimatını verdi.
Açıklamanın yapılmasına izin verilmeyeceği akademisyenlere iletildikten sonra rektörlük binasının ana kapısından 10 metre ilerisine geçerek burada basın açıklamasını yapan İktisat Fakültesinden Yrd. Doç.Dr. Naif Bilmedi, "Mardin Artuklu Üniversitesi tarafından hakkımızda açılan disiplin soruşturması hukuki ve akademik bir dayanaktan yoksundur. O kadar ki, ifadeye çağrılan meslektaşlarımızın disiplin yönetmenliğinin hangi maddeleriyle ve hangi disiplin suçlarıyla suçlandıkları dahi belirtilme gereği duyulmamıştır. Öte yandan, disiplin soruşturmasına konu edilen mezkur bildiri, çalıştığımız kurumdaki akademik görev, sorumluluk ve faaliyetlerimizle ilgili olmadığı gibi üniversite sınırları dışında meydana gelen bir etkinliği kapsamaktadır. Belirtilen sebeplerin yokluğu, soruşturmanın hukuki olmayan mülahazalarla açıldığını düşündürmektedir. Disiplin soruşturmasına konu edilen bildiri, tamamen ifade ve düşünce özgürlüğü kapsamında yapılan bir etkinliktir. Bildirinin muhtevası karşı argümanlarla elbette eleştiri konusu yapılabilir ancak disiplin soruşturmasına gerekçe teşkil etmez. Mardin'de çalışan akademisyenler olarak, çatışma ortamının hem öğrencilerimiz üzerinde, hem de çevremizde yarattığı büyük tahribat ve travmalarla doğrudan yüzleşmekte ve bunlardan derin bir şekilde etkilenmekteyiz. Bu durum, barış konusunda daha duyarlı ve sorumlu bir tutum almayı da gerektirmektedir."dedi.
Bilmedi, açıklamasında bildiriyi imzalayan akademisyenler olarak, risk alma pahasına, barış talebini dile getirmiş ve öldürücü şiddet sarmalının aşılması yönünde toplumsal bir sorumluluk ifa ettiklerini ileri sürerek, şunları söyledi:
"Bildiri, savaş ve şiddet yöntemleri yerine müzakereye dayalı barışçıl bir çözümü talep etmektedir. Gerek ilgili bildirinin gerekse de bu basın açıklamasının temel amacı, toplumumuzda onulmaz kayıplara ve derin acılara neden olan çatışma ortamının sonlandırılması ve her gün biraz daha ağır yara alan toplumsal barışın ve huzurun sağlanmasına katkı sağlamaktır. Eğer yaşadığımız yıkımlar bize bir şey öğretiyorsa, o da barışın vazgeçilmez bir insan hakkı, barış talebinin toplumsal bir sorumluluk ve barış yanlısı etkinliklerin insani bir görev olduğu gerçeğidir. Son olarak şunu da vurgulamadan geçmeyeceğiz. Mensup olduğumuz Üniversitenin, ilgili bildiriye imza atmış olmaktan dolayı hakkımızda hukuki dayanaktan yoksun bir disiplin soruşturması açmış olması, bizi derinden üzmüştür. Bu açıkça keyfi ve yaralayıcı bir uygulamadır. Üniversite Rektörlüğünün, düşünce ve ifade özgürlüğünü garanti altına alan ulusal ve uluslararası normlara ve hukukun üstünlüğü ilkesine açıkça aykırılık teşkil eden disiplin soruşturmasını durdurmasını ve Üniversite içinde sarsılan güven ortamını tesis eden adımlar atmasını arz ederiz."