Almanya ve Fransa dijital egemenlikte uzlaştı
Avrupa Birliği’nin iki lokomotif ülkesi Almanya ve Fransa, küresel teknoloji şirketlerine bağımlılığı azaltmak amacıyla “dijital egemenlik” konusunda ortak bir tanım ve kriter paketi üzerinde anlaşmaya vardı.
Berlin ve Paris yönetimleri tarafından hazırlanan stratejik çerçeve, AB genelinde yerli bulut altyapılarının geliştirilmesini, kritik veri güvenliği standartlarının yükseltilmesini ve yapay zekâ yatırımlarında dışa bağımlılığın en aza indirilmesini öngörüyor. Küresel teknoloji devlerinin pazar üzerindeki hakimiyetini dengelemeyi amaçlayan bu adım, Avrupa’nın kendi dijital kurallarını koyma iradesini temsil ediyor.
Paylaşılan raporlara göre birlik üyesi devletlerin ortak bir siber savunma ve veri saklama kalkanı oluşturması hedefleniyor. Avrupa’nın endüstriyel ve kurumsal verilerinin yerel sunucularda tutulmasını yasal bir standarta kavuşturan paket hakkında yetkililer, “Avrupa’nın geleceği, kendi verisini koruma ve kendi dijital altyapısını bağımsız bir şekilde yönetme kabiliyetine bağlıdır.” değerlendirmesinde bulundu.
Uzlaşılan kriter paketinin, AB Komisyonu tarafından yürürlüğe konulacak yeni dijital yasalar için temel referans kaynağı olacağı belirtiliyor. Kamu kurumları ve özel sektörün yerli yazılım ve donanım çözümlerine yönelmesi teşvik edilecek. Ortak deklarasyon ve uygulama rehberlerinin Brüksel’deki birlik organlarına sunulacağı ve tüm üye devletlerin entegrasyon sürecine dahil edileceği kaydedildi.
AB’nin dijital egemenlik paketinde jeopolitik kırılma
Almanya ve Fransa öncülüğünde yürütülen dijital egemenlik hamlesi ve Avrupa Komisyonunun haziran ayında ilan ettiği Teknolojik Egemenlik Paketi, Amerika merkezli teknoloji devlerine yönelik ciddi yapısal kısıtlamaları beraberinde getiriyor.
Yeni kriterler, Avrupa’nın dijital bağımsızlığını bir “jeopolitik refleks” olarak kurgularken küresel şirketlerin kıtadaki hareket alanını daraltıyor. Bulut ve Yapay Zekâ Geliştirme Yasası kapsamında Microsoft, Amazon ve Google gibi şirketleri doğrudan etkileyecek düzenlemeler öne çıkıyor.
Amerikan teknoloji şirketlerine yönelik kısıtlamalar:
Hukuki yargı yetkisi sınırı: Cloud Act kapsamında ABD kurumlarının Avrupa’daki veri merkezlerine erişimi tamamen engelleniyor.
Kamu ihalelerinden men edilme: Kamu kurumlarında Amerikan menşeili yazılımların kullanımı aşamalı olarak sonlandırılıyor, yerli ve açık kaynaklı alternatiflere öncelik tanınıyor.
Ortaklıkların feshi: Kritik altyapılarda ABD’li savunma ve istihbarat şirketleriyle yapılan sözleşmeler iptal ediliyor.
Algoritma ve model denetimi: Büyük dil modelleri algoritmik şeffaflık testlerinden geçmek zorunda, kriterlere uymayanların lisansları iptal edilebiliyor.
Gaia-X projesinin rolü:
Avrupa genelinde güvenli ve egemen bir veri altyapısı çerçevesi oluşturuyor.
“Tasarım yoluyla uyum” ilkesiyle verilerin nerede depolandığı ve kimlerin erişebileceği teknik olarak sabitleniyor.
Endüstri, enerji ve sağlık verilerinin dış müdahaleye kapalı şekilde paylaşılmasını sağlıyor.
Bu adımlar, Avrupa’nın dijital bağımsızlığını güçlendirirken Amerikan şirketlerinin kıtadaki etkinliğini sınırlıyor.