Arslan: Gazze'deki kardeşlerimizi yalnız bırakma hakkımız yok

GÜNDEM

İlim Yayma Cemiyeti Gaziantep Şube Başkanı ve Eğitime Destek Platformu (EDEB) İl Koordinatörü Mehmet Emin Arslan, Gazze'de yaşananların tarihin en büyük zulümlerinden biri olduğunu belirterek, Müslümanların Gazze'yi gündemden düşürmemesi, yardımlarını sürdürmesi ve boykot bilincini canlı tutması gerektiğini kaydetti.

İlim Yayma Cemiyeti Gaziantep Şube Başkanı ve Eğitime Destek Platformu (EDEB) İl Koordinatörü Mehmet Emin Arslan, Gazze'de yaşanan soykırıma ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

muhabirine konuşan Arslan, Gazze'de yaşanan zulmün sadece 7 Ekim ile sınırlı olmadığını ifade ederek, Filistin'de 1948'den bu yana devam eden işgal ve saldırıların insanlık vicdanını yaraladığını söyledi.

"Gazze'de tarihin en büyük zulümlerinden biri yaşanıyor"

Arslan, Gazze'de yaşanan zulmün 7 Ekim'de başlamadığını, Filistin'de 1948'den bu yana devam eden işgal ve saldırıların büyük bir insanlık dramına dönüştüğünü belirterek şöyle konuştu:

"Malumunuz, yine 7 Ekim itibariyle başlayan bir soykırım, yani tarihte belki de eşine benzerine rastlanmamış oranda bir zulüm. Belki akla şu da gelebilir: 7 Ekim'de başlamadı aslında. Yahudi'nin ve siyonizmin olduğu yerlerde her zaman bu sıkıntı var. Bu sıkıntı, 1948'de Orta Doğu'nun kalbinde, Mescid-i Aksa'nın da olduğu Filistin mübarek topraklarında; Kur'an-ı Kerim'de de 'Etrafını mübarek kıldığımız topraklar' dediğimiz Filistin topraklarında, bu siyonizmin ve Yahudi'nin varlığı her zaman o bölgeye, Orta Doğu'ya ve dünyaya bir bela olmuştur."

"Gazze için yardım seferberliği sürdürülmeli"

Arslan, Gazze halkının yalnız bırakılmaması gerektiğini dile getirerek "Şimdi nüfusun yaklaşık yüzde yedisi direkt, fiili olarak maalesef etkilenmiş. Ya şehit olmuş ya yaralı olmuş ya da bunun travmasını yaşıyor. Bizler de kardeşlerimizin yalnız bırakılmaması noktasında mutlaka büyük çabalar sarf etmemiz gerekiyor. Doğrudur, bir kamuoyu tepkisi var ama asla ve asla yeterli değil. Yani bu sivil filo olsun, karadan olsun, denizden olsun... İnşallah bir gün de niyazımız odur ki sizin vesilenizle biz de bunu dua olarak görelim. İnşallah havadan da SİHA'larımızla, uçaklarımızla da Gazze'ye ulaşmak için, Gazze'ye yardım için, Gazze'deki kardeşlerimizin bu yaralarını dindirmek amacıyla nasıl denizden ve karadan şu anda çalışmalar söz konusuysa aynı şekilde inşallah Rabbim bir an önce de havadan da SİHA'larımızla, uçaklarımızla Gazze'deki kardeşlerimize yardım etmeyi nasip etsin." ifadelerini kullandı.

"Gazze meselesi asla unutturulmamalıdır"

Arslan, Gazze'nin ve Filistin davasının gündemden düşürülmemesi gerektiğini belirterek "Ben özellikle bir konuya dikkatinizi çekmek istiyorum: Kesinlikle ve kesinlikle bu mesele asla unutturulmamalıdır. Yani bugün güya bir barış var. Asla barışa uyan bir israil yok. israilin, Yahudi'nin, siyonizmin temel özelliği sözünde durmamalarıdır, ahitlerini bozmalarıdır. Kur'an-ı Kerim'de bunlarla ilgili onlarca, yüzlerce ayet-i kerime var. Yahudileri anlatan, beni israili anlatan ayetler var. Sözlerinde durmazlar ve duracaklarını da beklememek gerekiyor. Bunu net olarak söylüyorum. Yahudiler sözlerinde durmazlar, ahitlerinde kalmazlar. Bizim bu meseleyi asla gündemden düşürmememiz gerekiyor. Bu kardeşlerimizin maddi ve manevi yanlarında olma zorunluluğumuz var. Çünkü burası bize, yani Hazreti Ömer'in, Selahaddin Eyyubi'nin ve Abdülhamid Han Hazretleri'nin emanetidir. Biz de bu emaneti korumamız gerekiyor. İslam alemi için kıymetlidir. Müslümanların ilk kıblesidir." şeklinde konuştu.

"Gazze gündemi her zaman canlı tutulmalıdır"

Arslan, Gazze için sadece maddi değil, manevi desteğin de önemli olduğunu belirterek şöyle devam etti:

"Bizim dediğimiz gibi yardım noktasında, maddî ve manevî yardım noktasında seferber olmamız gerekiyor. Müslüman kardeşlerimizden acizane yardımları sadece şu yönde düşünmemek gerekir. Maddi yardım gerçekten imkanı olan kardeşlerimiz yapmalı. Ama gündemden düşürmemek de bir yardımdır. Namazlarımızda, niyazlarımızda, sohbetlerimizde, oturduğumuz yerde mutlaka bir Kudüs gündemi, bir Gazze meselesi mutlaka gündemimizde olmalıdır diye düşünüyorum."

"Boykot gündemden düşmemeli"

Arslan, boykotun sürdürülmesi gerektiğini belirterek konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

"Boykot meselesi asla ve asla gündemimizden düşmemeli. Yahudi'nin anladığı, Yahudi'nin anlayacağı tek şey vardır: Güçten anlar. Onlar damarlarının kesildiğini anladıkları anlarda o zaman planlarını, programlarını değiştirebilirler. Bu vesileyle boykot meselesi canlı olmalı, devam etmeliyiz. Çocuklarımıza, etrafımıza, toplumumuza boykotun ehemmiyeti anlatılmalı. Boykotla ilgili mutlaka ciddi ciddi duruşumuzun olması gerekir. Müslümanca, insanca bir duruş sergileyerek boykota mutlaka ve mutlaka davet etmemiz gerekir. Sizin vesilenizle Rabbim bir an önce Filistin'deki kardeşlerimize, mazlum coğrafyadaki Doğu Türkistan'daki kardeşlerimize de inşallah bir zafer nasip eylesin, onlara sabır ihsan etsin ve problemimizi halletsin inşallah. Teşekkür ederim."