Türkiye'de ilk kez düzenlenecek olan Uluslararası Türkiye'de Konuşulan Arapça Lehçeler ve Sözlü Edebiyatlar sempozyumu, yurt içi ve yurt dışından geniş kapsamlı bir katılımla gerçekleştirilecek
Mardin Artuklu Üniversitesi(MAÜ) Yaşayan Diller Enstitüsü, Heidelberg Üniversitesi Sami Diller Çalışmaları ve Bergen Üniversitesi Yabancı Diller Enstitüsü’nün işbirliği ile gerçekleştirilecek sempozyuma yurt içinden; Romanya Rusya, Suriye, Almanya, Avustralya, Avusturya, Estonya, Filistin, Gürcistan, Irak, İsveç, İsrail, Hollanda, Lübnan, Mısır, Norveç, Polonya ile Ürdün gibi ülkelerden bilim adamları katılacağı açıklandı.
Düzenlenecek sempozyumla ilgili basın mensuplarıyla tanıtım toplantısında bir araya gelen MAÜ Yaşayan Diller Enstitüsü Müdürü Prof.Dr. Kadri Yıldırım, Türkiye'de geçmişte var olan halkların kardeşliğinin çözüm süreci ile daha da pekiştirilip güçlendirildiğini söyledi.
Türkiye’de yaşanmakta olan barış sürecinden mutluluk duyduklarını ifade eden Prof Yıldırım, halklar arasında kardeşliğin, Diller arasında kardeşliği de beraberinde getirdiğini vurguladı.
Bütün diller Allah'ın yeryüzündeki muhtelif ayetleri ile sabit olduğunu vurgulayan Rektör Yardımcısı Yıldırım; İlk kez düzenlenecek olan sempozyumla ilgili açıklamalarını şöyle sürdürdü: :
"İstisnasız biz bütün dillere Allah'ın birer ayeti gözüyle bakıyoruz. Yer yüzünde bütün diller yaşamaya ve yaşatılmaya layıktır. Bu çerçevede Uluslararası Türkiye'de Konuşulan Arapça Lehçeler ve Sözlü Edebiyatları Sempozyumu ilk kez yapılacak. Bu sempozyuma ülke içinden bir çok bilim adamının katıldığı gibi ülke dışında da çok sayıda dil bilimcisi ve bilim adamları katılacak. Almanya, Avustralya, Avusturya, Estonya, Filistin, Gürcistan, Irak, İsveç, İsrail, Hollanda, Lübnan, Mısır, Norveç, Polonya, Romanya Rusya, Suriye ve Ürdün gibi ülkelerdir. Bunların dışında da ülkeler vardır. Kimi lehçe kimi edebiyat penceresinden bakacak "
Dünyada 7 bin dilin konuşulduğunu bunlardan 15 tanesinin ise Türkiye'de konuşulduğunu belirten Yıldırım, Bu 15 dilden birinin Arapça olduğunu, sempozyum da sunulacak bildirilerin akademik bir şekilde kitaplaştırılacağını ve ders materyali olarak kullanılacağını kaydetti.
Yıldırım açıklamalarına şöyle devam etti. " Bu dilin konuşulduğu illerin başında Mardin gelmektedir. Hatay, Şanlıurfa ve Siirt'e de Arapça konuşuluyor. Dört ilde konuşulan Arapça biraz dağınık kalmış. Akademik ve bilmesel çalışmalar henüz yazılı olarak bir araya getirilebilmiş değil. Bu sempozyumun ile birlikte bu illerimizde konuşulan Arapça sempozyum ile kitaplaştırılacak. bilim adamalarımız sempozyum ile ilgili sunacakları kitaplaştırılacak. Akademik bir tarzda kitaplaştırılacak ve bu dört ilimizin istifadesine hem de ülkemizin istifadesine sunulacak. Bizde ilerde açacağını düşündüğümüz Arapça programlarına oluşan kitabı ders materyali olarak değerlendireceğiz"
Yıldırım, Süryani Dili ve Edebiyatı bölümü içinde Yök'e yüksek lisans için müracaat ettiklerini ve onay verildiğini, eylül ayında 25 Süryani adayının yüksek lisans programına alınacağını söyledi.
Sempozyumtanıtım toplantısının ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan Prof Dr. Kadri Yıldırım,Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya'nın 'üniversitelerin çözüm sürecine pozitif katkı vermelerini istemesini nasıl değerlendiriyorsunuz soruna " YÖK başkanımız böyle bir çağrıyı yapmakta son derece isabetli davranmıştır. Elbetteki süreçte üniversitelerin rol almaları, üniversite akademisyenlerinin bu taşın altına ellerini koymaları gerekmektedir. Bu süreçte en önemli konulardan bir tanesi dildir. Biz burada sahip olduğumuz dil kadrosu ile bu sürecin dil ayağına sonuna kadar katkıda bulunabiliriz. biz sadece Kürtçe değil Süryanice ve Arapça ile de bu işin hem hoca eğitimi hem ders materyali hazırlama notasında biz hazırız. Bu süreçte ortaya çıkacak olan neticeyi medine vesikasına benzetmöek istiyorum. Hz. peygamber İslam dinini tebliğ ettikten sonra Mekke'den Medine'ye hicret ediyor. Medine'de bir vatandaşlık sözleşmesi imzalanıyor. Hz. peygamberin belkide en çok savaştığı yahudiler bu söözleşmenin bir parçasını, Hıristiyanlar,araplar değişik kabileleri ile bir tarafını oluşturuyordu. Hz. Peygamberin o çok dahiyane ileri görüşlüğü sayesinde taraflar arasında imzalanan Medine vesikası her etnik unsurun ve her inanç mensubunun hak ve hukukunu garanti altına alan bir vesikadır. farklı etnik unsurlar her biri kendi inançlarını yaşayabildiler. Bizim ülkemizde de bu süreç neticesinde ortaya çıkan yeni bir belge yeni bir vesika olsun. Bu vesika da da bütün etnik yapılar hak ve hukuklarına kavuşsunlaristiyoruz. Zaten bu yönde hükümetin ve muhalefetin çabaları görülüyor. "
MAÜ Yaşayan diller Enstitüsü Arap dili ve kültürü bölüm başkanı Ahmet Abdülhadi oğlu ise 18 farklı ülkeden 45'e yakın bildirilerin sunulacağını, çok ilginç bildirilerin içerdiğini kaydetti.
Sempozyumun ana gayesinin, Arapça lehçeler konusunda konuşulan dillerin kaybolmaya yüz tutmuş kültürünü gün yüzüne çıkarmayı amaçladıklarının sözlerini ekledi.
Artuklu Üniversitesi '1. Arapça Sempozyumu'na hazırlanıyor
Mardin Artuklu Üniversitesi 17 ile 19 Mayıs tarihileri arasında düzenleyeceği sempozyumla; Türkiye'de Konuşulan Arapça Lehçelerini masaya yatırıyor.
Kaynak: Mardin Life
Yorumlar
4 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin
Uluslararası Kürtçe Sempozyomunu da bekliyoruz.Dünyada Kürtçe ile ilgili çalışma yapan herkes davet edilmeli ve bu sistemli bir şekilde her sene bir şehirde (Mardin,Diyarbakır,Erbil,Van vs.) yapılmalıdır.Kürtçenin kullanılması ve geliştirilmesi konusunda üniversiteler öncü olabilir.Kürt olduklarının bilincinde olmayanlar bile artık o özgüvene sahip olup Kürt olduğunun farkına vardı.Sıra kendi dilini ona öğretmekte.Hadi hayırlısı.
YORUM YAPAN ARKADAŞLARIN TESPİTİ MÜKEMMEL. TEBRİK EDERİM...
Uydurma kürtçelerine kılıf arıyorlar, sonrada kürtçe sempozyumu yapılacak denilecek. demedi demeyin.
Göstermelik bir sempozyum. Sürekli olarak arapça ile süryanice kamuflaj olarak kullanılıyor. Hala arapça dilinde lisans eğitimi açılmadı.