Başkan Kerimoğlu: Kalıcı Barışın En Sağlam Temeli Hukuktur

GÜNDEM

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Mardin İl Başkanı Kadir Kerimoğlu, “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kerimoğlu, Türkiye’de kalıcı toplumsal barışın hukuk, adalet, eşitlik, demokrasi ve şeffaflık temelinde kurulabileceğini söyledi.

DEVA Partisi Mardin İl Başkanı Kadir Kerimoğlu, terör ve şiddetin sona ermesine yönelik atılacak her adımın Türkiye’nin geleceği açısından önem taşıdığını belirterek, barış sürecinin hukuk ve adalet temelinde yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

Türkiye’nin uzun yıllardır terör ve şiddet nedeniyle ağır bedeller ödediğini dile getiren Kerimoğlu, silahların tamamen sustuğu ve sorunların demokratik siyaset zemininde çözüldüğü bir Türkiye’nin ortak arzu olduğunu söyledi.

Kerimoğlu, “Artık annelerin ağlamadığı, gençlerimizin hayatını kaybetmediği, insanların geleceğe korkuyla değil umutla baktığı bir Türkiye istiyoruz. Silahların tamamen sustuğu, şiddetin hayatımızdan çıktığı ve bütün meselelerin demokratik siyaset zemininde konuşulduğu bir ülke hepimizin ortak arzusudur. Barış herhangi bir siyasi partinin değil, 86 milyonun ortak meselesidir” dedi.

“Mardin, birlikte yaşamanın değerini biliyor”

Mardin’in farklı kültür, dil ve inançların yüzyıllardır bir arada yaşadığı özel bir kent olduğuna dikkat çeken Kerimoğlu, bu çeşitliliğin Türkiye’nin ortak geleceği açısından önemli bir değer taşıdığını belirtti.

Kerimoğlu, “Mardin’in sokaklarında farklı diller, kültürler ve inançlar yüzyıllardır yan yana yaşamaktadır. Biz birlikte yaşamanın, birbirimize saygı göstermenin ve ortak bir geleceği paylaşmanın ne kadar kıymetli olduğunu biliyoruz. Türkiye’nin de ihtiyacı ayrışmayı büyüten değil, ortak aidiyetimizi ve kardeşliğimizi güçlendiren bir anlayıştır” ifadelerini kullandı.

“Barış, adalet ve eşitlikle kalıcı olur”

Kanun teklifinin hukuk önünde eşitlik ilkesi gözetilerek ele alınması gerektiğini vurgulayan Kerimoğlu, benzer hukuki durumda bulunan kişiler arasında ayrım yapılmaması gerektiğini söyledi.

Barışın kalıcı hale gelmesi için toplumdaki adalet duygusunun güçlendirilmesinin şart olduğunu belirten Kerimoğlu, “Barışı konuşurken adaleti ikinci plana itemeyiz. Çünkü adalet duygusunun olmadığı yerde toplumsal güveni kalıcı hale getiremeyiz. Hukuk herkes için aynı işlemeli, benzer hukuki durumdaki insanlar arasında farklılık oluşturulmamalıdır. Meclis görüşmelerinde varsa eksiklikler giderilmeli ve toplumun vicdanında soru işareti bırakmayacak bir düzenleme ortaya çıkarılmalıdır” dedi.

“Süreç şeffaf ve Meclis merkezli yürütülmeli”

Türkiye’nin geleceğini doğrudan ilgilendiren sürecin toplumun tüm kesimlerinin katılımıyla yürütülmesi gerektiğini ifade eden Kerimoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin sürecin merkezinde olması gerektiğini kaydetti.

Kerimoğlu, “Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren böylesine önemli bir mesele toplumdan saklanarak değil, toplumla konuşularak yürütülmelidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi sürecin merkezi olmalı, farklı görüşler dinlenmeli ve atılan adımlar vatandaşımıza açık biçimde anlatılmalıdır. Şeffaflık barışı zayıflatmaz; tam tersine güveni ve toplumsal meşruiyeti güçlendirir” diye konuştu.

“Barış kazanırsa Türkiye kazanır”

Açıklamasının sonunda Türkiye’nin geçmişte yaşadığı acıların geleceğin kaderine dönüşmemesi gerektiğini vurgulayan Kerimoğlu, demokratik siyasetin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Kerimoğlu, “Mardin’den bütün Türkiye’ye sesleniyoruz: Geçmişin acılarını geleceğimizin kaderi haline getirmeyelim. Terörün olmadığı, silahların sustuğu, demokratik siyasetin güçlendiği, herkesin kendisini hukuk karşısında eşit ve bu ülkenin onurlu bir vatandaşı olarak hissettiği bir Türkiye’yi hep birlikte inşa edebiliriz. Barışın kaybedeni olmaz. Barış kazanırsa Mardin kazanır, Diyarbakır kazanır, İstanbul kazanır, Ankara kazanır; Türkiye kazanır. Biz barışı hukukla, kardeşliği adaletle ve ortak geleceğimizi demokrasiyle güçlendirmekten yanayız” ifadelerini kullandı.