Daha önce Mardin Artuklu Üniversitesinin İstanbul'da düzenlenen bir sempozyumun neden Mardin'de düzenlenmediği sorusu üzerine Mardinlilerin akademik çalışmaları anlamadıkları gerekçesiyle kendisini savunan üniversite yönetimine Mardinliler de kentte düzenlenen ilk sempozyumda salonu boş bırakarak adeta üniversiteyi boykot ederek üniversite yönetimine cevap verdiği şeklinde yorumlandı.
SADECE GÖREVLİ AKADEMİSYEN VE ÖĞRENCİLER TAKİP ETTİ
Sabah açılış konuşmaları ile başlayan sempozyumda protokolün katılması ve öğrencilere zorunlu tutulan katılımdan dolayı kalabalık görünen sempozyumun öğleden sonraki oturumunda ise STK temsilcileri ve Mardinlilerin boykot etmesi üzerine koltuklar bomboş kaldı. Bin kişi kapasiteli salonun sadece ön sıralarında bir kaç sunum yapan akademisyen ve sempozyumda görevli öğrenciler haricinde kimsenin dinlemediği oturumun moderatörlüğünü ise üniversite rektörü Prof.Dr. Ahmet Ağırakça yaptı.
Üniversite öğrencilerinin bile katılım sağlamadığı sempozyumda katılımın bu kadar düşük olması Mardinlilerin boykotunun yanında sempozyuma sivil toplum örgütlerinin temsilci ve başkanlarının bilgilendirilmemesi ve davet edilmemesinin etkili olduğu öğrenildi.
NELER YAŞANMIŞTI?
Bölgede yaşanan olaylar nedeniyle zor günler geçiren Mardin esnafı, Mardin Artuklu Üniversitesi’nin panel ve sempozyumlarını batıya kaydırmasını kınamış ve STK'larda düzenledikleri basın açıklaması ile üniversite yönetimine tepki göstermişti.
Gelen tepkiler üzerine Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Ahmet Ağırakça da İstanbul'da düzenlenen CEBİT Fuarında yaptığı konuşmasında sempozyumu niçin Mardin'de düzenlemediklerini, görüntülere yansıyan şekli ile Mardinlilerin akademik çalışmalardan uzak durduklarını ve akademik çalışmaları yeteri kadar anlamadıklarından yakınarak kendini savunmuştu.
Rektör Ağırakça'nın bu söylemine Mardinliler de üniversitenin Mardin'de düzenlediği ilk sempozyumu boykot ederek tepkisini göstermiş oldu.
Yorumlar
1 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin
Çiğ etle besledikleri kendileri gibi terfi ve para manyağı sefil adamcıklarını kadınların üzerine saldırtan, ev basan mayası kof kabadayıların tekelinde olan bir üniversitenin düzenleyeceği sempozyumdan ne bekliyordunuz? Memurları bile dekor olsun diye zoraki kokteyle ve konferans salonuna götürmek yerine kendini eleştirmeyen, bilgisiz, donanımsız, kültürsüz, hedefinde kalite ve ilerleme olmayan bir zihniyet bulunduğu toplumu da bozar.