Bülent Tekin: Kürt Kadınlarını Hedef Alan Söylemler Kardeşlik Hukukuna Zarar Veriyor
Mardin STK Platformu Dönem Sözcüsü Bülent Tekin, son günlerde basın ve sosyal medyada yer alan, Kürt kadınlarını hedef aldığı belirtilen ifadelerle ilgili sert tepki gösterdi. Tekin, kullanılan söylemlerin toplum vicdanını derinden yaraladığını ve toplumsal barışa zarar verdiğini söyledi.
Kürt kadınlarının tarih boyunca bu coğrafyanın onurlu temsilcileri olduğunu vurgulayan Tekin, “Kürt kadını; aile yapısının temel direği, fedakârlığın, sabrın ve vakarın sembolüdür. Çanakkale'den Kurtuluş Savaşı'na, ilim ve irfan hayatından toplumsal yaşama kadar her dönemde büyük emekler vermiştir. Böylesine değerli bir topluluğun kadınlarını aşağılayan veya alay konusu yapan sözler kabul edilemez” dedi.
Söz konusu ifadelerin yalnızca Kürt kadınlarını değil, insanlık onurunu da hedef aldığını belirten Tekin, asıl endişe verici olanın ise bu söylemler karşısında gösterilen kayıtsızlık olduğunu ifade etti.
“Bir hakaret karşısında sessiz kalmak ayrı bir problemdir, ancak bu hakareti tebessümle karşılamak vicdanlarda daha derin yaralar açmaktadır” diyen Tekin, insan onurunun çiğnenmesine sessiz kalanların da toplumsal sorumluluktan kaçamayacağını kaydetti.
Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu şeyin etnik kökenler üzerinden ayrışmak değil, kardeşlik hukukunu güçlendirmek olduğunu vurgulayan Tekin, “Bu ülke Türk'ün de Kürt'ün de Arap'ın da ortak vatanıdır. Hiç kimsenin başka bir halkı veya kültürü küçümseme hakkı yoktur” ifadelerini kullandı.
Toplum üzerinde etkisi bulunan kanaat önderleri, siyasetçiler, iş insanları ve kamuoyunca tanınan kişilere de çağrıda bulunan Tekin, kullandıkları dil konusunda daha hassas davranmalarının ahlaki ve toplumsal bir sorumluluk olduğunu söyledi.
Mardin STK Platformu olarak Kürt kadınlarını hedef alan her türlü aşağılayıcı söylemi ve ayrımcı dili kınadıklarını belirten Tekin, toplumun tüm kesimlerini birleştirici ve kuşatıcı bir dil kullanmaya davet etti.
Tekin, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bu toprakların geleceği hakaretle değil hürmetle, ötekileştirmeyle değil kardeşlikle, ayrıştırmayla değil adaletle inşa edilecektir. Hiçbir halkın onuru, hiçbir kadının haysiyeti ve hiçbir insanın şahsiyeti alay konusu yapılamaz.”