Bahçede düzenlenen törende Cumhurbaşkanı, Başbakan ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu birer çelenk gönderdi.
Şehit Sercan'ın Türk bayrağına sarılı naaşı Diyarbakır'da yapılan otopsiden sonra askeri helikopterle Mardin İl Emniyet Müdürlüğü bahçesine getirildi. Şehid Sercan'ın özgeçmişinin okunmasıyla başlayan törene Mardin Valisi Ömer Faruk Koçak, AK Parti Mardin Milletvekili Orhan Miroğlu, Törene, 70. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Celalettin Çoban, Jandarma Alay Komutanı Albay Alaattin Karsavuran, İl Emniyet Müdürü Lütfullah Uğur Pekcan, polisin Alanya'dan gelen ailesi ve STK temsilcileri de katıldı.
Sıcaklığın etkisi ile bahçede toplananlara polisler tarafından sık sık minibüslerle soğuk su dağıtılırken törende Kuran'ı Kerim ve dualar okundu.
İstiklal Marşı ve Saygı duruşundan sonra bir konuşma yapan Mardin Valisi Ömer Faruk Koçak, polis Abdullah Ümit Sercan'ın teröristlerin haince ve kahpece gerçekleştirdiği saldırı sonucu şehit düştüğünü söyledi.
Terör örgütünün amacına ulaşamayacağını, bu milleti bölemeyeceğini söyleyen Koçak, "Mardin'i Antalya'dan, Konya'dan, Ankara'dan, Edirne, Trabzon, Samsun, Artvin ve Ardahan'dan ayıramayacaksınız. Bu millet sizi, bugün döktüğü gözyaşında boğacak. Milli birlik ve beraberliğine sahip çıkacak. Aziz şehidimiz yiğit Abdullah, bugün sen hakka yürüdün, ölümsüzlük şerbetini içtin. Bugün Peygamberin kucağına doğru yürüdün, bedrin aslanlarına doğru gidiyorsun. Bu kutlu yürüyüşün sana yiğit ailene, aziz milletimize kutlu olsun. Sen görevini yerine getirdin, sıra bizde."dedi.
Mardin İl Emniyet Müdürü Lütfullah Uğur Pekcan da Türkiye'nin huzurunu, birlik ve beraberliğini hedef alan hain saldırıların asla amacına ulaşmayacağını belirterek, "Bir vatana sahip olmanın, dünyanın en güzel bayrağını mavi göklerde gururla selamlamanın bir bedeli olduğunu biliyoruz. Bu bedel zaman zaman gözyaşı, bazen gazi olmak, bazen de dünyadaki en büyük mertebe olan şehadettir. Bizler bu mesleğe girerken bayrak, vatan ve millet uğruna gerektiğinde canımızı feda etmekten çekinmeyeceğimize dair ant içtik, bu andımıza her zaman sadık kalarak görevimizi ifa ettik ve etmeye de devam edeceğiz. şu unutulmamalıdır ki bir Abdullah gider yerine bin Abdullah gelir. Saygıdeğer mardinliler ülkemizin huzurunu, birlik ve beraberliğini hedefleyen hain saldırılar asla amacına ulaşamayacak, terörden medet uman zihniyet aziz milletimizin sağduyusu, soğukkanlılığı ve devletimizin kararlılığı ile hüsrana uğramaya mahkûm olacaktır. Şu an acımız büyük, ama arkadaşımızı toprağa verdikten sonra acımızı yüreğimize gömüp tekrar sokaklara, caddelere ve şehrimizin dört bir yanına dağılıp kaldığımız yerden görevimize devam edeceğiz."diye konuştu.
Terörden medet uman zihniyetin, aziz Türk milletinin sağduyusu, soğukkanlılığı ve devletin kararlılığı ile hüsrana uğramaya mahkum olacağını aktaran Pekcan,"Aziz şehidim, sen ilk şehidimiz olmadığın gibi son şehidimiz de değilsin, kısaca şehitlik zincirinin mübarek halkalarından birisin. Devletimiz var olduğu müddetçe bu millet, bu teşkilat, seni unutmayacaktır. Sen görevini en iyi şekilde yaptın, şimdi sıra bizlerde"şeklinde konuştu.
Pekcan ayrıca, faillerin er ya da geç ölü ya da diri yakalanarak adalete teslim edileceğini sözlerine ekledi.
Konuşmaların ardından Mardin İl Müftüsü vekili İsmail Ünal şehit için dua okudu.

ŞEHİD ÇOCUĞUNUN NAAŞINI KENDİSİ TAŞIMAK İSTEDİ
Törende, şehidin annesi Gülten, eşi Özay ve kız kardeşleri tabuta uzun süre sarılarak gözyaşı döktü. Şehit Polisin naaşının alana getirilmesini ayağa kalkarak selamlayan annesi Gülten Sercan, oğlunun naaşını da kendisinin kaldırmak istediğini belirterek askerlerle birlikte naaşı bir süre omuzlarında taşıdı.
Tabuta sarılarak ağıt yakan eşi İngilizce Öğretmeni Özay Sercan da "Aşkım beni kime emanet ettin. Rabbim şehidimin kanını yere bırakma. Bebeğimi, Ali'mi getirin. O, bana şehidimden emanet. O, bana emanet. Bebeğimi babasına getirdim."diyerek gözyaşı döktü. Ayakta yürümekte zorluk çeken ve sık sık baygınlık geçiren anne ve eşi tekelikli sandalye yardımı ile tören alanında çıkmak zorunda kaldı.
Şehidin cenazesi törenin ardından memleketi Antalya'nın Alanya ilçesine gönderildi.