Eğitim-Bir-Sen Mardin Şube Başkanı Eyyüp Değer ve Başkan Yardımcısı Abdusselam Demir başkanlığında Antalya'da Eğitim-Bir-Sen ve aynı zamanda Memur-Sen Genel Başkanı olan Ali Yalçın’la eğitimin gündemine ve bölgemizde yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundular.
Sorunların çözümü için istişarelerde bulunan Eğitim-Bir-Sen Yönetim görüşme ve toplantılar sonunda hazırlanan raporu basın mensupları ile paylaştılar.
Eğitim-Bir-Sen'in hazırladığı raporda özetle şu ifadelere yer verildi:
-Terör örgütleriyle mücadele çerçevesinde çok sayıda eğitim çalışanı açığa alınmıştır. Açıkta bekleyen eğitim çalışanlarından masum olanlar daha fazla mağdur edilmeden görevine iade edilmeli ve eğitim-öğretim hizmetlerinin aksamadan yürütülmesi için öğrencileri öğretmensiz bırakmayacak tedbirler alınmalıdır.
-Ülkemizin ve milletimizin barışa ve huzura her zamankinden daha çok ihtiyaç duyduğu bugünlerde üst aklın organize ettiği vekalet savaşlarının ülkemizdeki taşeronlarının canice eylemleri, barışı ve kardeşliğimizi yok etmek istemekte, huzurumuzu da zehirlemektedir. Masum kanı dökmeyi mübah gören dünyadaki bütün terör örgütlerinin eylemlerini şiddetle kınıyor ve lanetliyor; bütün terör örgütlerine, bir an önce bu vahşi ve canice saldırılarından vazgeçme çağrısı yapıyoruz.
-Ekonomik ve sosyal açıdan yeterince gelişememiş istihdamda zorluk çekilen bölgelerde öğretmenlerin görev yapma süresinin ortalama 1,5 yıl olması, bölgedeki eğitimin niteliğini olumsuz etkilemektedir. Bu olumsuzluğu gidermenin en sağlıklı yolu cebri tedbirlerden değil, cezbî teşviklerden geçmektedir.
-Eğitim çalışanlarına, zorunlu hizmet bölgelerinde görev yapmaları halinde illerin mahrumiyet durumlarına göre ilave özel hizmet tazminatı ödenmesi, hem bölgenin eğitim çalışanı açığının kapatılması hem de bölgede uzun süre çalışmanın cazip hale getirilmesi açısından zaruret arz etmektedir.
-Kaldırılmak istenen iş güvencesinin FETÖ bahanesiyle yeniden gündeme getirilmesini anlamak mümkün değildir. Devletin bütün kurumlarına sızan FETÖ’nün daha büyük bir felakete neden olmasının önündeki en büyük engel iş güvencesidir. İş güvencesini kaldırmak, FETÖ tipi örgütlerin kamuya sızmazına kapı aralamaktır. Hükûmet, ikide bir iş güvencesini gündeme getirerek, kaos için fırsat kollayanlara koz vermekten vazgeçmelidir. Kamu görevlilerinin iş güvencesine dokunulmasına, iş barışının ve huzurunun bozulmasına asla müsaade etmeyeceğiz.
-Geçmişte denenmiş, sonuçları görülmüş ve sürdürülebilirliği olmadığı için vazgeçilmiş sözleşmeli öğretmenlik istihdamının tekrar hayata geçirilmesinin büyük sıkıntıları beraberinde getireceğini daha önce defalarca dile getirmiştik. Getirildiği tarihten kaldırıldığı tarihe kadar, basın açıklamalarımızla, imza kampanyalarımızla sakıncalarına işaret ettiğimiz, yetkililerle yaptığımız her görüşmede gündeme getirdiğimiz sözleşmeli öğretmenlik uygulaması, denenmiş, sıkıntıları görülmüş bir uygulamadır. Standardı tartışmalı çoklu komisyonlarca yapılan böyle bir istihdamın öğretmen olanların sevincinin değil, olamayan çoğunluğun haykırışının daha çok ses getireceği, adaletin tesisinin zor olacağı bu uygulamaya karşı durmaya devam edeceğimizi tekrar ifade ediyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı, maşeri vicdanı yaralayan, hakkaniyet ölçütleri her hâlükârda tartışmaya açık olacak olan sözleşmeli öğretmenlik istihdamı uygulamasından da, bunun yolu olan mülakatla öğretmen alımından da bir an önce vazgeçmelidir.
-Eğitim sistemindeki reformları kalıcı kılacak olan, okullarda boş ders kalmaması ve sınıflarda sadece kadrolu öğretmenlerin olmasıdır. Bu nedenle, öğretmen ataması, imkânlar zorlanarak ihtiyaç kalmayacak şekilde kadrolu atama şeklinde yapılmalıdır.
-Köklü değişikliğe uğradığı 2006 yılından beri uygulanan ve bazı adaletsizlikleri beraberinde getiren ek ders esaslarında ücret dengesizliğine ve mağduriyete neden olan hükümler değiştirilmelidir. Öğretmenlerin branşlarına göre ek ders ücretlerindeki adaletsizlik, okul türlerine göre yöneticilere verilen ve izahı mümkün olmayan ek ders ücreti farklılıkları sorunu ivedilikle çözüme kavuşturulmalıdır. Son düzenlemelerden sonra eğitim kurumu yöneticileri aleyhine bozulan ek ders kaynaklı ücret dengesizliği giderilmeli; çalışma barışının ve kurum içi dengenin yeniden sağlanması amacıyla yöneticilere ilave ek ders ücreti ödenmelidir.
-Anayasa Mahkemesi’nin verdiği iptal kararı sonrası gerekli düzenlemelerin yapılmaması, kariyer basamakları uygulamasındaki belirsizliğin ve adaletsizliğin sürmesine neden olmuştur. Öğretmenlerin mesleki gelişimlerine katkı sağlayacak ve bu sayede eğitimin niteliğini artıracak türden yeni bir kariyer/mesleki ilerleme düzenlemesi zorunludur.
-Memur, şef ve hizmetli gibi genel idare hizmetleri ve yardımcı hizmetler sınıfı çalışanlarının özlük ve sosyal haklarında iyileştirmeler yapılmalı; hizmetlilerin görev tanımları yapılarak çalışma süreleri belirlenmeli, fazla mesai ücretleri ödenmelidir.
-Eğitimin vatandaşa sunumuna dair temel tercihleri sınırlayan, demokratik eğitim hakkının önündeki ‘karma eğitim’ dayatmasına son verilmeli; 1739 sayılı Temel Eğitim Kanunu’nda yer alan, ‘Okullarda kız ve erkek karma eğitim yapılması esastır’ ibaresi değiştirilerek, yalnızca kızların, yalnızca erkeklerin ve kızlarla erkeklerin birlikte öğrenim gördüğü/göreceği eğitim kurumları bir seçenek olarak öğrencilere ve ebeveynlere sunulmalıdır.
-İlköğretim kurumlarında eğitim-öğretim hizmetlerinin sağlıklı ve güvenli bir şekilde yürütülebilmesi için okullara, öğrenci sayısı, fiziki alan büyüklüğü, okulun bulunduğu sosyal ortam, bulunduğu yerin gelişmişlik durumu esas alınarak bütçe tahsis edilmelidir. Okul ve çevre güvenliği, hijyen ve sağlık önlemleri ile hizmetli ve güvenlik personeli istihdamı bu çerçevede sağlanmalıdır.
-Eğitim-Bir-Sen olarak, hukuki dayanaktan yoksun olmasına rağmen yıllarca sürdürülen başörtüsü yasağının kaldırılması için verdiğimiz mücadele olumlu sonuçlanmış, kadın çalışanlar yönünden yönetmelikte geçen ‘başı açık’ ifadesi kaldırılarak, kadın çalışanlarımızın başörtülü olarak çalışma hakkı hukuki güvenceye kavuşturulmuştur. Ancak, çağ dışı yönetmeliğin erkek kamu görevlileri için öngördüğü kısıtlama ve yasaklamalar hâlâ devam etmektedir. Bu nedenle kamu görevlileri kılık-kıyafet özgürlüğüne kavuşuncaya kadar kararlılıkla serbest kıyafet eylemimize devam edeceğiz. Sendikamızın serbest kıyafet eylemini görmezlikten gelen, çağ dışı uygulamanın takipçiliğine soyunan mülki idare amirlerini de, temel hak ve özgürlüklere, sendikal haklara saygılı olmaya, riayet etmeye davet ediyoruz.
Eğitim-Bir-Sen Mardin Şubesinden Eğitim Raporu
Eğitim-Bir-Sen Mardin Şubesi Antalya’da düzenlenen Eğitim-Bir-Sen 11. Türkiye buluşmasına katılarak Mardin'in eğitim alanındaki sorunlarına çözüm bulma noktasında genel merkez düzeyinde Ali Yalçın'la bir görüşme yaptılar.
Kaynak: Mardin Life
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin