Eğitim-Sen Mardin Şubesi Yürütme Kurulu adına bir açıklama yapan Mehmet Dinç, “Sivas Katliamı ile ilgili, 21 yıl önce Sivas’ta gün tutuştu. bir insanlık suçu, bir devlet suçu işlendi.”dedi.
“Katledenleri Affetmeyeceğiz!” diye devam eden Dinç, konuşmasına şöyle devam etti.:
“Onların işbirlikçilerini, tetikçilerini, alkış tutanlarını affetmeyeceğiz. 21 yıl önce hunharca katledilen 35 aydın insanın yasını tutmaya devam ediyoruz. Halkların, inançların, kültürlerin beşiği sayılan Anadolu ve Mezopotamya topraklarında dinmeyen acılardan biri de 93 Madımak Katliamıdır. Madımak Katliamı, insanlığa karşı işlenmiş en büyük katliamlardan biridir.

“Tek millet, tek dil, tek din” zihniyeti ve devlet yapılanması tarihin çeşitli dönemlerinde kendisinden olmayanlara, ötekileştirilenlere yani devrimci, demokrat ve yurtseverlere yönelik katliamlar gerçekleştirmiştir. 93 Madımak Katliamı da bu anlayışın bir sonucudur.

Hala katliamın gerçek failleri yargılanmış, devletin katliamdaki rolü tartışılabilmiş ve mahkûm edilmiş, o günün iktidarı ve ortakları, bürokratları kısacası katliamın sorumlularından hesap sorulmuş değildir.

Toplum vicdanında yargılaması, sorgulaması ve hesabı bitmemiş katliamlar yüzleşme sağlanmadıkça kapanmayacağını yüzyıllardır kapanmayan yaralarımızdan bilmekteyiz.

Geçmişte Maraş`ta, Çorum`da, Gazi’de, Roboski’de, Gezi’de, Soma’da, Okmeydanı’nda, Lice’de ve ülkenin çeşitli yerlerinde yaşanan katliamları tertip eden ve faillerini koruyan zihniyet aradan geçen 21 yıla rağmen bugün de varlığını sürdürmektedir. Gezi eylemleri sırasında katledilen Berkin ELVAN’ların katilini koruyanlar, Lice`de kalekol yapımına karşı demokratik tepkisini gösterirken katledilen Medeni Yıldırım`ın katilini koruyanlar, Soma’da 301 emekçiyi, Okmeydanı’nda Uğur KURT’u, Lice’de Ramazan BARAN’ı katledenler ile Sivas Katliamını yapan ve katillerini koruyan zihniyet aynıdır.

Sivas Madımak Katliamı da; Roboski, Gezi Parkı, Soma, Okmeydanı ve Lice’de gerçekleştirilen katliamlar ve yaşananlar devletten, devletin halklarımıza bakış açısından bağımsız düşünülemez. Katliamların esas nedeni devletin ve iktidarların halklarımıza, Kürtlere, Alevilere, Ermenilere, Emekçilere bakış açısından, inkâr, asimilasyon, ötekileştirici, yok sayıcı politikalarıdır.

Türkiye`de geçmişte halkları birbirine düşürerek katliamlara zemin hazırlayanlar, bugün hala ayrımcı, ırkçı-gerici politikalarını sürdürerek halkların kardeşliğini ve emekçilerin birliğini engellemek için ellerinden geleni yapmaktadır. Bu bağlamda tüm ötekileştirilenlerin, yok sayılanların katledilenlerin Madımak’ta olması gerekmektedir. Çünkü;

Madımak’ta olmak, Roboski’de Bedran ENCÜ olmaktır.
Madımak’ta olmak, Gezi’de Berkin ELVAN olmaktır.
Madımak’ta olmak, Okmeydanı’nda Uğur KURT olmaktır.
Madımak’ta olmak, Lice’de Ramazan BARAN olmaktır.
Madımak’ta olmak, Soma’da 301 emekçi olmaktır.
Madımak’ta olmak, bir daha katledilmemek için bir arada olmaktır.
Madımak’ta olmak, tüm inançların, kimliklerin, dillerin, cinsiyetlerin, halkların
bir arada kardeşçe yaşaması demektir.
Madımak’ta olmak, eşitlik, özgürlük, adalet ve barış demektir.

Katliamın 21. yılında özgür, demokratik ve barış içinde bir ülke istemimiz ve
Mücadelemizle Madımak’ın yanında yer alacağız ve yer almaya devam edeceğiz.”