Eğitimci Şahin: Öğretmenlerin temel ihtiyaçları giderilmeden eğitimde başarı beklenemez
Yeni eğitim öğretim yılına öğretmenlerin artan sorumluluk ve iş yüküyle başladığını söyleyen Eğitim-Bir-Sen İstanbul 4'Nolu Şube Başkan Yardımcısı Emre Şahin, öğretmenlerin barınma ve ulaşım gibi temel ihtiyaçları karşılanmadan eğitimde istenilen başarının elde edilemeyeceğini ifade etti.
2026-2027 eğitim öğretim yılı, milyonlarca öğrenci ve öğretmen için 14 Eylül pazartesi çalacak ilk ders zili ile başlayacak.
Yeni eğitim öğretim yılı öncesinde öğretmenlerin karşı karşıya kaldığı sorunlar ve bunun eğitime yansımasına ilişkin muhabirine konuşan Eğitim-Bir-Sen İstanbul 4'Nolu Şube Başkan Yardımcısı Emre Şahin, öğretmenlerin sorumluluklarının arttığını ancak buna karşılık yetki ve güven noktasında aynı oranda desteklenmediğini belirterek, barınma ve ulaşım gibi temel sorunların çözülmesi gerektiğini söyledi.
"Öğretmenin mesaisi okulla sınırlı değil"
2026-2027 eğitim öğretim yılı öğretmen, öğrenci ve velilere hayırlı olmasını temennisi ile konuşmasına başlayan Şahin, "Öğretmen arkadaşlarımız güncel sorunların üzerine sorun ekleyerek yeni eğitim öğretim yılına başlıyorlar. Bu sorunların çözümünde bizler de aktif rol almaktayız. Öğretmenin sorumluluğu artıyor aynı oranda yetkisi artmıyor. Bunu eğitim politikalarımızla, toplumsal yaklaşımımızla, öğretmene verilen güvenle çözmemiz gerekiyor. Öğretmenin tek problemi maddi sıkıntıları değil. Ulaşım, barınma gibi temel ihtiyaçlarını gidermekte sıkıntılar yaşıyor. Ancak öğretmen arkadaşlarımızın mesaisi okul dışında da 'Veli görüşmeleri, derse hazırlık çalışmaları, bürokratik işler, proje çalışmaları' gibi işlerle devam ediyor." dedi.
"Maddi ihtiyaçlarını düşüne bir öğretmenin sınıfta yüksek başarı elde edilemez"
Öğretmenlerin motivasyonunun yılda bir kez hatırlanmakla veya güzel söz söylemekle sağlanamayacağını, onlara güven, yetki ve sorumluluk verilmesi gerektiğini aktaran Şahin, "Maddi ihtiyaçlarını düşünen bir öğretmeni sınıfta çok yüksek başarı elde etmesi mümkün değildir. Barınma, ulaşım gibi temel ihtiyaçlarını çözen öğretmen arkadaşlarımız, daha etkili, güçlü ve proje odaklı çalışabileceklerdir." diye konuştu.
Artan sorumluluğa oranla öğretmenlerin yetkisi artmıyor
1974 yılından beri Türkiye'de ilk defa birinci sınıfa başlayan öğrenci sayısının 1 milyonun altına indiğini belirten Şahin, "Şu anda sınıf mevcutlarında bir düşüş, anaokulu öğretmenlerinde bir norm fazlalığı var. Bu, ilerleyen dönemlerde ilkokul öğretmenlerinde de bir norm fazlalığı ihtiyacına görecektir. Burada toplum olarak, Cumhurbaşkanımızın ısrarla hatırlattığı 3 çocuk meselesinin ne kadar mantıklı ve öngörülü bir çağrı olduğunu görmüş olduk. Bu sene sınıf mevcutları açısından bir sıkıntımız yok ama öğretmenin sorumluluğu, öğretmene düşen yük ve bunun karşılığında verilmeyen yetki ve güveni tekrardan masaya yatırmamız gerekiyor." şeklinde konuştu.
"Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ni destekliyoruz"
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ni desteklediklerini, bu modelin değerler eğitimini içine alarak bilgi, beceri ve koordinasyonla devam ettiğini kaydeden Şahin, "Türkiye Yüzyıl Maarif Modeli, öğretmenlere iyi anlatılmalı. Öğretmenin bu modeli uygulayacağı imkânları, kursları, çalışmaları ve buna uygun altyapısı hazırlanmalı. Öğretmen bilgilendirilmeli. Bu bilgi çerçevesinde değerler eğitimini içine alan bütüncül bir yaklaşım süren bu müfredatı destekliyoruz." dedi.
"Öğretmenlerin motivasyonu senede bir kutlamakla sağlanamaz"
Öğretmenliğin geçmişten beri saygın bir meslek olduğunu ancak son dönemlerde sosyal medya aracılığıyla saygınlığına gölge düşürülmeye çalışıldığını vurgulayan Şahin, son olarak şu ifadeleri kullandı:
"Öğretmenlerin motivasyonu, senede bir sefer onları kutlamak ya da hatırlamakla değil, onlara verilecek yetkiyle, güvenle, sınıf içi çalışmalarına destek ile olur. Bugün öğretmenlerimizin ufak bir sıkıntıda CİMER problemleriyle uğraşması, veli ve öğrencinin yanın sıra bir de angarya diyebileceğimiz işlerle uğraşması, sonucunda sınıfına motivasyonu kalmayabiliyor, kendisini eğitim öğretime hazır hissetmeyebiliyor. Bunları ortadan kaldırmamız, öğretmene uygun çalışma ortamı ve motivasyon sağlamamız gerekiyor."