Başsavcılığın açıklamasına göre, Denizolgun’un özel doktoru N.D. hakkında yalan tanıklık, Adli Tıp Kurumu görevlileri İ.Ç., Ç.K. ve S.Ç. hakkında resmî belgede sahtecilik, A.G.D.K. ve H.T.K. hakkında ise suç delillerini yok etme suçlamasıyla ayrı davalar açıldı.

Denizolgun’un ölümünü doğal ölüm olarak kayda geçiren 2016 yılındaki işlemler de soruşturma kapsamında yeniden incelendi.

Özel doktor N.D.’nin olay günü 155’i kendisinin aramadığını ve olay yerinde bulunmadığını söylediği, ancak soruşturma kapsamında bu beyanların gerçeği yansıtmadığının tespit edildiği belirtildi.

Mezarı açılarak yeniden inceleme yapıldı

Soruşturma, Denizolgun’un 2016 yılındaki ölümüne ve o dönemde gerçekleştirilen otopsi işlemlerine ilişkin şikâyetlerin ardından genişletildi.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine 19 Ağustos’ta Karacaahmet Mezarlığı’nda feth-i kabir işlemi gerçekleştirildi. Mezardan alınan örnekler, yeniden incelenmek üzere Adli Tıp Kurumuna gönderildi.

Soruşturmanın önemli aşamalarından biri de 2016 yılında yapılan otopsiye ait görüntülerin yeniden incelenmesi oldu. Başsavcılık, otopsi video kayıtları üzerinden hazırlanan bilirkişi raporunda ölümün şüpheli olarak değerlendirildiğini açıkladı.

Bu gelişmenin ardından bazı şüpheliler hakkında “kasten öldürme” suçundan soruşturma yürütüldüğü bildirilmişti.

Soruşturma devam ediyor

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, 2 Ekim 2026 tarihli açıklamasında, açılan davalara rağmen Denizolgun’un ölümüne ilişkin soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğünü belirtti.

Açılan davalar, savcılığın soruşturma kapsamında elde ettiği delillere ilişkin suçlamaları içeriyor. Şüphelilerin hukuki sorumluluğu ise yargılama sonucunda kesinleşecek.