Son günlerde sosyal medyada ellerinde "Ez Kurdistanî Me” yazısıyla çekilen fotoğraflarla karşılaşanınız çok olmuştur. Her geçen gün artarak devam eden bu fotoğraflar, aslında İsveç'te başlatılan bir kampanyaya destek vermek amacıyla çekiliyor. Kampanyanın adı da fotoğraflardan anlaşılacağı üzere "Ez Kurdistanî Me / Min Kurdistanim ( Ben Kürdistanlıyım).

1-001.jpg19 Ocakta İsveç'te bir grup Kürt genci tarafından başlatılan bu kampanyaya ilgi giderek artıyor. Her ne kadar bir grup çalışması olsa da projenin fikir sahibi iki kardeş: Mehvan ve Şemsettin Gara. Fakat projenin geliştirilmesi işi Mehvan Gara ve Heyam Çetinkaya tarafından gerçekleştirilmiş. Heyam daha çok işin görsel tasarım ve fotoğraflama kısmında yer alıyor ama insanlarla görüşme, projenin derdini anlatma çabası da Mehvan üzerinden gelişiyor. Öne çıkan bu iki isim kampanyanın emektarları…Tabi adını burada anmadığımız başka gönüllüler de mevcut.

Mehvan aslen Duhoklu, Heyam da Mardin Midyatlı. İkisi de Kürdistan doğumlu fakat aileleri politik nedenlerle İsveç'e göç etmek zorunda kalınca onlar da doğdukları topraklardan uzak bir diyarda büyümüş.

Ez Kurdistanî Me kampanyasının koordinatörü Mehvan Gara, Yüksekova Haber okuyucuları için, Kürtlerde birlik duygusuna vurgu yapmak amacıyla böylesi bir projeyi hayata geçirmek istediklerini söyleyerek sözlerine şöyle devam etti: " Diasporada büyümek zorunda kalan insanlar, çetin sorunlarla yüz yüze kalıyor. Bizler yaşadığımız ülkelerin dilini, kültürünü çok iyi bilsek de, çok iyi işler icra etsek de, hep onların kafasında öteki olabiliyoruz." sözleriyle karşılaştıkları temel sıkıntıları dile getiriyor.

Hangi Kurdistan?
"Ne kadar başarılı olsak da hiçbir zaman bir İsveçli olamayız." diyen genç koordiantör, Kürdistanlı olduklarını söyledikleri zaman bu cevabın birçok yeni soruları beraberinde getirdiğine vurgu yaparak şöyle devam ediyor. "Kürdistanlıyız dediğimizde arkasından hemen Kürdistan’ın hangi parçasından, Türkiye Kürdistanı mı Irak Kürdistanı mı...gibi sorular geliyor. Bu sorulara verdiğimiz cevaplar, Kürdistan'ı dörde bölen sınırlara göre kendimizi tanımladığımızı farkettim. Bundan dolayı çoğu zaman kendimizi Türkiye Kürdistanı, İran, Irak, Suriye Kürdistanı’ndan şeklinde tanımlıyoruz. Biz ne kuzeyliyiz, ne güneyli, ne doğuluyuz, ne batılı, ne Türkiye ne Irak, ne İran, ne de Suriyeliyiz, Biz Kürdistanlıyız ve aramızdaki tek fark, doğduğumuz şehir, kasaba ve köyler. Düşüncemizde bu bölünmeyi ortadan kaldırmamız gerekir” diyerek bu parçalı duygu ve söyleme karşı bu kampanyayı başlattıklarını ifade ediyor.

Sanatçılar Olumlu, Kadınlar ve Siyasetçiler Mesafeli Yaklaşıyor
Ciwan Haco, Mehmet Atlı, Nasır Rezazi, Hesen Şerif, Dino, gibi tanınan birçok Kürt sanatçısı ve siyasetçisi de fotoğraflarıyla kampanya destek veren belli başlı sanatçılar. Dünyanın birçok ülkesinden fotoğrafların geldiğini söyleyen Mehvan Gara, görüştükleri birçok kişinin severek bu projeye destek olduğunu ama siyasi kimliği olan Kürtlerin daha mesafeli davrandığını belirtiyor. Buna karşılık şimdiye kadar Remzi Kartal, Ahmet Türk, Feleknaz Uca, Abdullah Demirbaş gibi tanınan siyasetçilerin projeye severek destek sunduklarını da ekliyor. Ez Kurdistanî me kampanyasının fikir boyutunda en fazla kadınlar tarafından desteklediğini söyleyen Mehvan, bu karşın sıra fotoğraf çekmeye geldiğinde toplumsal kaygılardan dolayı kadınların genelde uzak kalmayı tercih ettiklerini belirtiyor.

Kampanyaya olumsuz bazı tepkilerin de olduğu belirten projenin koordinatörü, " Biz zaten Kürdistanlıyız, buna şüphemiz yok, neden bunu göstermek için fotoğraf çekmeye ihtiyacımız olsun ki, diyenler olduğu gibi bizi illa ki bir siyasi partiye eklemlemek isteyenler de oluyor” diyor. “ Oysa biz hiçbir siyasi partinin parçası ya da devamı değiliz hatta Kürt siyasetine hakim olan söylemin, kuzey, güney, doğu, batı gibi parçalı bir Kürdistan algısını pekiştirerek, sınırları daha da keskinleştirebildiklerini düşünüyoruz” değerlendirmesini yapıyor.

Kürdistanilik Duygusu Önemli…
Bu kampanya ile siyaset yapmadıklarını, tamamen Kürdistani duygularla hareket ettiklerini dile getiren Mehvan Gara, Kürdistaniliğin salt siyasi bir mesele olmadığını, bir yaşam, bir düşünce şekli olduğunu da söylüyor ve bütün Kürtlerin aynı yoğunlukta milli duygular taşımadığını da ekliyor. Kürt genci, devamında “Mesela bazı siyasetçilerimiz çok iyi siyaset yapabilmelerine rağmen Kürdistani değiller, ama bazı siyasetçilerimiz de Kürdistani olmalarına rağmen kötü siyaset yapıyorlar. Bizim kimin nasıl siyaset yaptığıyla ilgili sorunumuz yok ama yaptıkları siyaset, Kürtlerin yüz yüze kaldığı duygu ve düşüncede bölünmüş olma, sınırlara tabi kalma tehlikesine hizmet etmemeli” diyor.

Mehvan Gara, projeye olan ilginin, farklı ülkelerdeki sosyal kuruluşların ve çalışanların dikkatini de çektiğini belirterek, Filistinli bir sosyoloğun bu kampanyaya dair çok olumlu değerlendirmelerde bulunduğu bilgisini verdi. “ İsveç’te yaşayan bu sosyolog, bizlerle iletişime geçerek başlattığımız çalışmanın çok önemli olduğunu ve izim bunun farkında olup olmadığımızı sordu. O sosyolog, kimliği güçlü bir halk, ona egemen olan devletlerden çok daha güçlüdür’ diyerek, Arap medyasının ilgisini kampanyamıza çekmeye çalıştığını, Kürtlerle benzer durumda olan halklar için kimlik vurgusunu çok önemli olduğunu, bunun için sosyal medyanın gücünü sonuna kadar kullanmak gerektiğinin dile getirdi” dedi.

Kampanyanın koordinatörü gelişen teknoloji ile sınırların ortadan kalktığını belirtip, Kürtlerin bu olanağı çok iyi şekilde değerlendirmeleri gerektiğini dile getirerek şu eleştiriyi yaptı: “Kürtler, sosyal medyanın olanaklarını olumlu bir şekilde kullanacaklarına sınırsız olan bu imkanı, kendi aralarına konulan sınırları ve çelişkileri daha çok derinleştirecek şekilde, yanlış kullanıyorlar. Bu olanağı neden Kürdistanilik duygusuna hizmet edecek şekilde kullanmayalım ki” sözleriyle konuşmasını tamamlıyor.