10 Ocak 1961, basında çalışanların haklarına ilişkin 212 sayılı yasanın uygulanmaya başlandığı gün olduğunu hatırlatan Üründü, ancak söz konusu yasanın 1961’de meslek mensuplarına kazandırdığı hakların dahi bugün çok gerisinde kalındığına işaret etti.

Gazeteciliğin, kamuoyuna haber ve bilgi akışını objektif bir şekilde ulaşmasını sağlamak, yerel ve toplumsal sorunların çözümü konusunda kamuoyu oluşturmak gibi önemli görevler ifa ettiğini kaydeden Üründü, “Gazeteciler; görev yaptıkları şehirde yaptıkları haberlerle toplumsal refahın gelişmesini, sosyal ve ekonomik anlamda daha müreffeh bir yaşam kalitesinin yakalanması için mesai harcarlar. Ancak ne acıdır ki; günümüz koşullarında gelinen noktada gazeteciler, 10 Ocak 1961’de yasayla sabit kazanılan haklar bir tarafa dursun, O hakların çok gerisinde sosyal ve ekonomik sıkıntılarla mücadele etmekten neredeyse mesleğini yapamamakla karşı karşıya kalmıştır. Daha müreffeh bir toplum, daha kaliteli bir yaşam standartı yakalanması adına haber yaparak, makale yazarak kamuoyu oluşturan gazetecinin geçim sıkıntısıyla imtihan olmakla karşı karşıya kalması hedeflenen toplumsal kalite standardına da gölge düşürmektedir. Bir gün herkesin ve her kesimin mutlaka ihtiyaç duyacağı özgür gazete ve dik duruşlu dürüst gazetecilerin, daha güçlü olması aslında doğru dürüst bir toplumun da ortak kazanımı olacaktır. Bu vesileyle, seçilmişinden atanmışına, siyasetçisinden, bürokratına, sivil tolum örgütünden sendikacısına varana kadar kendisini sorumlukluk noktasında bulan herkes ve her kesim daha güçlü gazete ve daha güçlü gazetecilerden yana tarafını koymalı ve üzerine düşeni sağına soluna bakmadan yükümlülüğünü yerine getirmelidir.”

Başkan Üründü, açıklamasının son bölümünde basın kanununda gazetecilikte mesleki anlamda yapılması gereken düzenlemeler ve uygulanması gereken kriterlere dikkat çekti.

Basın iş kolunda uygulanan yıpranma payı düzenlemesinin ‘Sarı Basın Kartı sahibi” olma şartının kaldırılması söz konusu uygulamanın sarı basın kartı olsun ya da olmasın sahada mesleği ifa eden bütün gazetecileri kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini kaydeden Üründü, “Basın alanında faaliyet gösteren mesleki örgütlenmelere statü kazandırılması gerekiyor. Gazetecileri bünyesinde toplayan cemiyetlerin sektörde söz sahibi haline getirilmeleri için gerekli düzenlemeler biran önce yapılmalıdır. Sektörde görev yapan emekçilerin tekrar yürürlüğe konan (Yıpranma Payı) fiili hizmet zammının yeniden düzenlemeden geçirilerek, sektör emekçilerinin gerçek manada yararlandırılmaları sağlanmalıdır. Bu kapsamda “Basın Kartı sahibi olma şartı” kaldırılmalı ve mesleği layıkıyla yapan sahada çalışan emekçi gazetecilerin yıpranma payından yararlanma haklarının sağlanmasından kaçınılmamalıdır. Diğer bir taraftan, Basın alanında faaliyet gösteren gazeteciler; avukatlık, doktorluk, mühendislik veya mali müşavirlik gibi mesleki standartlara sahip değildir. Eğitimine, birikimine bakılmaksızın herkes gazeteci-haberci olabilmektedir. Bu neden sektörde acil olarak mesleki düzenlemeye gidilmelidir. Aynı kapsamda, sıradan dernek statüsünde olan basın meslek örgütlerinin sektörde söz sahibi olmalarını sağlayacak yasal düzenleme yapılmalıdır.”