15 Temmuz darbe girişiminde halkla birlikte darbecilere direnenlerin başında gazeteciler geliyordu. O meşum gecede sabahlara kadar meydanlarda olan ve halkı bilgilendiren basın mensuplarının darbenin akamete uğramasında gösterdikleri çaba yadsınamaz.
Darbe girişimin ikinci yıldönümünde Türkiye'nin farklı noktasında darbecilere direnen gazeteciler İLKHA'ya o gece yaşadıklarını anlattı, değerlendirmelerde bulundu.
Hain darbe girişiminin Türkiye’nin son dönem de yakaladığı gelişme ivmesini içerdeki maşalarıyla birlikte sindiremeyen dış mihraklı güçlerin Türkiye üzerindeki bir oyunu olduğuna dikkat çeken Mardin Gazeteci Ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı Kadir Üründü, şöyle devam etti:
"Gerek ekonomik, gerek sosyal alandaki gelişmeler Türkiye’nin yerli ve milli bir imkân la kendini güncelleyip geliştirmesi her alanda yaşadığı gelişmeler bunlara bir dur demek için Türkiye’nin kendi iç sıkıntılarıyla yorulup dışarıya açılmamasını sağlamak için yapılan bir ihanet kalkışmasıydı. Yapılması gereken bir şey vardı onlara göre bu da 15 Temmuz ihanet kalkışmasıydı. İhanet kalkışmasında bu ümmetin mazlum coğrafyaların hamisi durumunda olan Türkiye’yi kendi içindeki darboğazla boğulan bir ülke haline getirip, istedikleri gibi at koşturup bu her defasında parmak sallayarak edep ve terbiye verdikleri Türkiye’yi kendi boyundurukları altında tutulmasıydı. Ve sanayide, ekonomide, her alanda gelişme sağlayan bir Türkiye’nin önüne ayak bağı olup bir şekilde ilerlemesini engellemekti. Bu millet tarihten bu güne olduğu üzere buna müsaade etmedi, o tankları o namluları göğüslerine siper ederek durdurdular. O hainler ve o hainlerin ağa babaları amaçlarına ulaşamadılar. Bundan sonrası için de çok önemli bir deneyim oldu ve bir tarih yazıldı."
YENİ DARBELERİN ÖNÜNE GEÇMEK İÇİN, ADİL YARGILANMALI
15 Temmuz gecesinin sözün bittiği gece olarak bir nevi tarihe adını yazdırdığını dile getiren Mardin Life Gazetesi Genel Yayın yönetmeni Nezir Güneş, "15 Temmuz gecesi Türk Silahlı Kuvvetlerine dayalı bir grubun yönetimi ele almak için gerek uçaklarla, köprüleri, Meclisi ve Külliyeyi bombalayarak amaçlarına ulaşmaya çalıştılar ama muvaffak olamadılar. FETÖ’nün darbe girişiminde başarısız olması Erdoğan ve hükümetin dirayetli davranması ile halkın bu son yıllık süreçte bilinçlenmesinden kaynaklanıyor." diye belirtti.
"80 darbesi yargılansaydı 28 şubat darbesi yaşanmazdı. 28 şubat darbesi tam olarak sorgulanmadığı ve üstüne gidilmediği için 15 Temmuz darbesini beraberinde getirdi. 28 Şubat darbesi tamamen şeffaf bir şekilde sorgulanmadığı için 15 Temmuz yaşandı. Eğer 15 Temmuz darbe girişimi de gerektiği gibi hakkıyla sorgulanmasa beraberinde sonraki yıllar da yeni darbeleri de beraberinde getirecektir. 28 Şubat süreci tamamıyla yargılanmadığı için darbenin arkasındaki güçler deşifre edilemedi ve çözülemediği için de üstüne gidilemedi. Bugün hâlâ o dönemdeki mağduriyetler giderilmediği için belki o insanları ahı bu ülkede kaldığı için darbe girişimi yaşandı. Yeni ahların oluşmaması için 15 Temmuz darbesinin hakkaniyet ölçüsü içerisinde adil bir şekilde kurunun yanında yaşın da yanmayacağı bir şekilde yapılmalıdır."
Güneş, son olarak şöyle dedi: "Tabi o gecenin kahramanlarından biri de meslektaşlarımızdı. Gazeteci arkadaşlarımız o gece canları pahasına meydanlara indiler ve yaptıkları haberlerle halkı bilgilendirdiler. Meslektaşlarımız o süreçte yaşananları hem meydanlarda hem de televizyonlarda haykırmasaydı ve halkı bilgilendirmeseydi belki o insanların çoğunu sokaklara meydanlara çekemezdi."
DARBE BAŞARILI OLSAYDI TÜRKİYE'DE İÇ SAVAŞ OLURDU
ARTIK KİMSE CESARET EDEMEZ
Yurt Haber ve Derik Sesi Gazetesi imtiyaz sahihi İbrahim Aydoğan da 15 Temmuz gecesinde yaşanan darbe girişimini şu şekilde anlattı:
"15 Temmuz gecesi büyük bir darbe kalkışması oldu ancak milletimizin iradesi ve cumhurbaşkanımızın halkı meydanlara davet etmesi üzere büyük bir millet ayaklanması oldu. Ve tarihte ilk kez çok kanlı bir darbe girişimi halk tarafından bastırılmış oldu. Dolayısıyla millet iradesi kazandı. İnsanların ülkesine sahip çıkması ve sayın cumhurbaşkanımıza olan sevgisi bunda büyük bir etki bıraktı. Tüm millet hep birlikte meydanlara çıkarak darbecilerin karşısında dik durdu tankların üstüne çıktı ve çoğu canlarını feda etti. Aslında 15 Temmuz darbe yapmak isteyenlere karşı bir milat oldu. Artık bundan sonraki süreçte böyle bir kalkışmaya kimse cesaret edemez. Herkes milletin inancını ve gücünü gördü. Bundan sonrada bu ülkede artık darbe girişiminin olacağını tahmin edemiyorum. İnşallah böyle kötü günleri ülke ve millet olarak bir daha yaşamayız."
"O gece erken saatte bunun bir darbe girişimi olduğunu anladığımda gazeteci ve televizyon programcısı olduğum için televizyona çıktım. Saat: 10.30 sularıydı ve ilk defa kuruma televizyona çıkmak istediğimi söyledim. Saat: 11.00 gibi yayına başladık ve 16 Temmuz saat 13.00’a kadar yayına devam ettim. Tabi çok acı bir gündü ve insanlar, Cumhurbaşkanı, meydanlara çıkın, demeden yaklaşık 2 saat önce alanlara, meydanlara çıkmıştı. Sosyal medya aracılığıyla halk meydanlara çıktı, burada sosyal medyanın önemi büyüktü. İlk defa insan bedeni, makinaları yendi. Toplumun her kesimi o gün meydandaydı. Eğer doğru bir şekilde bu anlatılsa, yani birilerine yaranmak veya ön plana çıkma için değil de yaşadığımız gerçeği yazacak, anlatacak kalemler olmuş olsa yaşamamıza rağmen hem biz çok şeyi öğrenmiş olacağız hem de dünya da öğrenmiş olacak."
FETÖ büyüsünün ilk kez 2013'te dershanelerin kapatılmasıyla bozulmaya başladığını söyleyen Gazeteci Kemal Gümüş, "Örgütün ülkeyi tamamıyla işgal etmesinin önünde en büyük engel olarak gördüğü Cumhurbaşkanı Recep
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin