Toplantıda konuşan Konfederasyon Başkanı Ziya Sözen, ülke olarak çok zor bir süreçten geçildiğini ifade ederek, "15 Temmuz sonrası içte ve dışta birçok saldırıyla karşı karşıyayız. Bu saldırılardan sonra Türkiye Cumhuriyeti hükümeti 16 Nisan tarihinde anayasa değişikliğini halkımızın oylamasına sunacak. Biz de bu anlamda Türkiye Cumhuriyeti ne zaman bize ihtiyaç duyarsa, ne zaman zor bir süreçte kalırsa, güvenlik korucuları ve şehit aileleri olarak hep devletimizin yanında olduk ve bundan sonra da olmaya devam edeceğiz. Ülkemiz içte ve dışta saldırılarla karşı karşıyadır. Bölge olarak bunu siz daha iyi biliyorsunuz. Çünkü olayların tam merkezindesiniz. 15 Temmuz darbe girişimi öncesi Sur'da, Cizre'de, Nusaybin'de, Yüksekova'da Türk Silahlı Kuvvetleri içerisine sızmış hainlerle PKK terör örgütü işbirliği yaparak burada hendekler kazmak suretiyle halkımıza hayatı yaşanmaz bir hale getirmeye çalıştılar. Bu anlamda da Mardinli vatandaşlarımız çok büyük zararlar gördüler. Evlerinden, okullarından oldu. Bu ülke için bin 750 şehit vermiş güvenlik korucusu camiası ve diğer şehit ailelerinin 'Hayır' cephesi ile aynı safta olmasına imkan yoktur. Bu 'Hayır' cephesine karşı ülkemizin birliği, geleceği için güvenlik korucuları camiası olarak sağduyudan yana olacağız ve 'Evet' diyeceğiz" dedi.
Konuşmasında geçmişte yaşananları anımsatarak, "Korucularımıza kurşun sıkanları da, biz sizi tükürüğümüzle boğacağız diyenleri de unutmadık. Korucularımıza yönelik olarak 'Bu ülkeden defolup gideceksiniz. Yoksa o silahı size çevirmesini çok iyi biliriz' diyenleri de unutmadık. Vatandaşlarımızın okulları, camileri yakılıp yıkılırken, vatandaşın evine zorla girilirken o vatandaşın yanında durması gereken ama kaçıp Ankara'da hamaset duygularıyla siyaset yapan HDP'lileri de unutmadık. Bunların hepsine Allah izin verirse 15 Temmuz'un, gezi olaylarının, 6-7 Ekim olaylarının, 17-25 Aralık'ın ve bugüne kadar verdiğimiz şehitlerin cevabı olarak 16 Nisan'daki referandumda 'Evet' diyeceğiz, ülkemize sahip çıkacağız ve bunların yüzüne bir Osmanlı tokadı indireceğiz" ifadelerinde bulundu.
Bayrağın dalgalanması ve ezanın susmaması için ellerinden gelen gayreti her zaman gösterdiklerini aktaran Sözen, ülkenin zor ve zahmetli bir süreçten geçtiğini belirtti. Devletin bekası için bedel ödediklerini ve gerekirse ödemeye de devam edeceklerini vurgulayan Sözen, "Hiçkimse bunu unutmasın. Biz güvenlik korucuları bu bölgede var olduğumuz müddetçe ne bir karış toprağımızı kimse ile paylaşırız ne bayrağımızı indiririz ne de ezanın susmasına izin veririz." ifadelerini kullandı.
"Güvenlik korucuları Türkiye'nin hiçbir yerinde FETÖ'ye bulaşmadı''
Kobani bahanesiyle düzenlenen terör saldırıları, Gezi Parkı odaklı olaylar ve 15 Temmuz darbe girişimi ile süren olaylara en güzel cevabın birlik içinde verildiğini anımsatan Sözen, şöyle dedi:
Biz her şeyi beklerdik ama yıllarca dava arkadaşları dediğimiz, komutanımız dediğimiz, TSK üniforması giydiği için saygı duyduğumuz, meğer hain alçak ve kalleş teröristler, bizim yıllarca mücadele ettiğimiz dağdaki o PKK'lılardan hiçbir farkı yok. Hatta onlarla aynı amaca hizmet ettiklerini 15 Temmuz darbe girişiminde net olarak gördük. Teröristlere çevirmeleri gereken o namluların ucunu kendi vatandaşına çevirdiler. Güvenlik korucuları Türkiye'nin hiçbir yerinde FETÖ'ye bulaşmadı. Aksine onurlu, onlara karşı dimdik durdu. Hiçbir yerde hiçbir korucumuz FETÖ ile ilişkilendirilmedi."
Bunlar fakir fukaranın çocukları üzerinden siyaset yapıyorlar"
HDP'li milletvekilleri ve belediyelerin hiçbir faydasını görmediklerini kaydeden Sözen, "Hiçbir şehit yakınına destek olduklarını ve işe aldıklarını gördünüz mü? Bunlar, bizim paralarımızla elde ettikleri gelirleri PKK'ya silah, ekmek, iş, aş olarak gönderdiklerini çok iyi biliyoruz." dedi.
Sözen şöyle devam etti:
" Sözde Kürt halkını savunan HDP milletvekillerinin siz gidip dağda çocuğunun öldüğünü gördünüz mü? Sur, Cizre ve Nusaybin'de çukur siyaseti yapılırken bunların çocuklarının o çukurların başında nöbet tutuğunu, öldüğünü gördünüz mü?. Hayır. Bunlar fakir fukaranın çocukları üzerinden siyaset yapıyorlar. Onların çocuklarını dağa çukura gönderiyorlar. Sur'da bu olaylar yaşanırken, sözde bizi temsil ettiğini söyleyen HDP milletvekilleri Diyarbakır'ın lüks semtlerinde oturup, çocuklarını koleje gönderiyorlar. Buradan ilan ediyorum, sizler Kürt halkının düşmanısınız, en büyük zararı Kürt halkına verdiniz."
Bütün terör örgütlerine birlik ve beraberlik içerisinde Osmanlı tokadını indireceklerini vurgulayan Sözen, "Bu referandum, yüzyıl boyunca bizi bu coğrafyadan silip atmaya çalışanlarla bu coğrafyada kalmaya çalışanların mücadelesi olacaktır. Bu referandumda bizim güvenlik korucuları olarak safımız bellidir. Dava arkadaşlarımızı şehit eden PKK, 15 Temmuz'da bu halkın üzerine bombalar yağdıran hain FETÖ'cüler ile nasıl aynı safta olabiliriz." diye konuştu
"Bin 800 şehit verdik"
Bu mücadelede bin 800 şehit verdiklerini anımsatan Kandemir, terör örgütü PKK'nın insanlık dışı saldırılarının, onların son çırpınışı olduğunu kaydetti.
Kandemir, halk oylamasında "Evet" oyu kullanacaklarını vurgulayarak, "Güçlü bir Türkiye, ülkemizin refahı, devletimizin istikrarı ve bekası için referandumda birlik olup 'evet' diyeceğiz." ifadesini kullandı.
Toplantı daha sonra basına kapalı bir şekilde devam etti.
Yorumlar
2 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin
Devletimizin bakisi için ve dalgalanan ayyıldızlı bayragımız için 16 nisan da güvenlik koruyucuları olarak (EVET) Diyecez
Devletimizin bakisi için ve dalgalanan ayyıldızlı bayragımız için 16 nisan da güvenlik koruyucuları olarak (EVET) Diyecez