Husumetli aileler barıştırıldı
Mardin’in Artuklu ilçesinde 2 yıl önce iki aile arasında ‘muhtar adaylığı’ yüzünden çıkan ve 1 kişinin öldüğü, 9 kişinin de yaralandığı silahlı kavganın ardından başlayan husumet, düzenlenen barış töreniyle son buldu.
Olay, 18 Ocak 2024’te Artuklu ilçesine bağlı kırsal Kuyulu Mahallesi’nde meydana geldi. Akraba Çalışkan ve Acar ailesi arasında, 31 Mart'ta yapılacak seçimlerdeki adayın belirlenmesi konusunda çıkan tartışma, büyüyerek taşlı-sopalı kavgaya dönüştü. Kavgada 10 kişi yaralandı. Yaralılardan 9’u tedavisinin ardından taburcu edilirken, başına aldığı darbe ile ağır yaralanan Gülşen Çalışkan, 8 Haziran 2024'te hayatını kaybetti
Artuklu'da 2 yıl önce başlayan Acar ve Çalışkan aileleri arasında bir kişinin hayatını kaybettiği kavganın ardından başlayan husumet, MHP İl Başkanı Ferhan Bozkuş'un girişimiyle sonlandırıldı.
Aileler arasında husumetin sona ermesi dolayısıyla kırsal Kuyulu Mahallesi taziye evinde düzenlenen barış yemeğine Artuklu Kaymakamı Muhammet Öztabak, İl Müftüsü Enver Türkmen ile iki ailenin üyeleri ile kanaat önderleri ve sivil toplum kuruşları temsilcileri katıldı.
Artuklu Kaymakamı Muhammet Öztabak, "Öncelikle böylesine anlamlı ve güzel bir buluşmaya vesile olan; sağduyu, anlayış ve olgunluk göstererek sulh yolunu tercih eden Acar ve Çalışkan ailelerimizin kıymetli büyüklerine, barışın sağlanmasında önemli katkıları bulunan kanaat önderlerimize, din görevlilerimize ve emeği geçen herkese teşekkürlerimi ve şükranlarımı sunuyorum. Toplumumuzu güçlü kılan en önemli değerlerin başında birlik, beraberlik, kardeşlik ve dayanışma duyguları gelmektedir. Bizleri asırlardır bir arada tutan en önemli unsur; yaşanan sorunları kırgınlık ve ayrışmayla değil, karşılıklı anlayış, hoşgörü, sağduyu ve uzlaşı kültürüyle çözebilme irademizdir. Bugün sergilenen bu yaklaşım, kadim medeniyetimizin ve köklü kültürümüzün en kıymetli değerlerinden biri olan barışma ve helalleşme anlayışının en güzel örneklerinden biridir. Hayatın akışı içerisinde yaşanan bazı anlaşmazlıklar, aileler ve toplum üzerinde derin izler bırakabilmektedir. Ancak büyüklerimizin öncülüğünde, aklın, vicdanın ve sağduyunun rehberliğinde atılan her adım; gönüllerin yeniden birleşmesine, kırgınlıkların sona ermesine ve toplumsal huzurun güçlenmesine vesile olacaktır. Unutmamalıyız ki hiçbir kırgınlık; birlik ve beraberliğimizden, çocuklarımızın geleceğinden ve toplumumuzun huzurundan daha değerli değildir. Asıl büyüklük, geçmişte yaşananları geride bırakabilmek, gönülleri yeniden kazanabilmek ve geleceğe hep birlikte, daha güçlü adımlarla yürüyebilmektir. Bugün gerçekleştirilen bu barış, yalnızca iki aile arasındaki bir uzlaşma değil; aynı zamanda Kuyulu Mahallemiz, Artuklu ilçemiz ve bölgemiz adına kardeşlik bağlarını güçlendiren çok kıymetli bir adımdır. Çalışkan ve Acar ailelerimizin sergilemiş olduğu bu örnek davranışın, çevremizde yaşanan diğer anlaşmazlıkların çözümüne de ilham vereceğine yürekten inanıyorum. Devletimizin en temel görevlerinden biri, vatandaşlarımızın huzur, güven ve kardeşlik içerisinde yaşamalarını sağlamaktır. Ancak toplumsal huzurun kalıcı hale gelmesi; devletimizin gayretlerinin yanı sıra aile büyüklerimizin, kanaat önderlerimizin ve toplumun tüm kesimlerinin ortak çabasıyla mümkün olacaktır. Bu vesileyle, barışın sağlanmasına katkı sunan herkese bir kez daha teşekkür ediyor; bu güzel birlikteliğin, kardeşlik ikliminin ve karşılıklı muhabbetin daim olmasını Yüce Allah'tan niyaz ediyorum." ifadelerini kullandı
MHP İl Başkanı Ferhan Bozkuş da 2,5 yıl önce yaşanan husumetin sona ermesi için aileler arasında mekik dokuduklarını belirterek, bölgenin huzuru ve barışına hep birlikte katkı sunduklarını aktardı.
Bozkuş, şunları söyledi:
"Bugün burada sadece iki aileyi değil, aynı zamanda bölgemizin huzurunu ve kardeşliğini buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Yaklaşık iki buçuk yıl önce yaşanan talihsiz bir köy kavgası nedeniyle Acar ve Çalışkan aileleri arasında bir husumet başlamıştı. Bu süreçte birçok heyet devreye girdi, çeşitli girişimlerde bulunuldu ancak maalesef kalıcı bir barış sağlanamadı. Yaklaşık bir buçuk ay önce bu meseleye vakıf oldum. O günden itibaren hem Çalışkan ailesiyle hem de Acar ailesiyle defalarca bir araya geldim. Kendilerine bu husumetin hiç kimseye fayda sağlamayacağını, aksine büyüyerek daha büyük acılara ve telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açacağını anlattım. Çalışkan ailesinin taleplerini tek tek dinledik, not aldık ve bunları bir protokol haline getirerek Acar ailesine ilettik. Elbette bölgemizin hassasiyetini göz önünde bulundurarak bazı taleplerin daha makul hale gelmesi gerektiğini ifade ettik. Çünkü bizim önceliğimiz intikam değil, kalıcı barıştı. Yaklaşık bir buçuk ay boyunca adeta mekik dokuduk. Bazı günler gece yarılarına, hatta sabaha kadar görüşmeler yaptık. Bilinçli olarak süreci dar bir ekiple yürüttük. Çünkü bu kadar hassas meselelerde çok sesliliğin çözümü zorlaştıracağını düşündük. Bu süreçte Acar ailesi gerçekten büyük bir fedakârlık gösterdi. Bölgemizin huzuru, gençlerimizin geleceği ve kardeşliğimiz adına önemli adımlar attılar. Kendilerine, burada bütün misafirlerimizin huzurunda gönülden teşekkür ediyorum. Elbette zaman zaman zorluklar da yaşandı. Ancak hep şunu söyledim: Bu bölge hassas bir bölgedir. Her gün yeni bir olay yaşanmasını istemiyorsak, bu husumeti mutlaka sona erdirmeliyiz. Dün gece de son görüşmelerimizi gerçekleştirdik. Maalesef bu barışın gerçekleşmesini istemeyen bazı çevreler de oldu. Ancak gece saatlerine kadar süren yoğun çabaların ardından Çalışkan ailesini de ikna ederek bu barışı hep birlikte tesis etmeyi başardık. Bu barışın sağlanmasında başta Sayın Valimize, güvenlik güçlerimize, askerimize, emniyet teşkilatımıza ve bölgemizin kıymetli kanaat önderlerine gönülden teşekkür ediyorum. Her biri bu sürece önemli katkılar sundu. Biz inanıyoruz ki barış, kardeşlik ve birlik her şeyden daha değerlidir. Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli'nin yıllardır ifade ettiği gibi, güçlü Türkiye ancak birlik ve beraberlikle mümkündür. Biz de onun bizlere öğrettiği kardeşlik anlayışıyla hareket ediyor, bu topraklarda huzurun hâkim olması için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam ediyoruz. Buradan bölgemizin bütün kanaat önderlerine de çağrıda bulunmak istiyorum. Son günlerde bölgemizde üzücü olaylar yaşanıyor. Gelin, hep birlikte bu olayların önüne geçelim. Aile büyükleriyle, kanaat önderleriyle, toplumun bütün dinamikleriyle el ele verelim. İnsanlarımızın huzurunu bozan her husumeti büyümeden çözelim. Bu bölge bizim bölgemizdir. Bu insanlar bizim insanımızdır. Çocuklarımızın kavga değil, huzur içinde büyümesini istiyoruz. Kardeşliğin, dayanışmanın ve barışın hâkim olduğu bir gelecek inşa etmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Bugün burada sağlanan bu barışın diğer husumetlere de örnek olmasını temenni ediyorum. Nasıl ki bugün bu mesele sulh ile sonuçlandıysa, bundan sonra da aynı anlayışla bütün anlaşmazlıkları çözelim. Bu anlamlı günde emeği geçen herkese, katkı sunan bütün büyüklerimize ve iki ailemize tekrar teşekkür ediyorum. Allah birliğimizi, beraberliğimizi ve kardeşliğimizi daim eylesin."
İl Müftüsü Enver Türkmen, ise şöyle konuştu:
"Okumuş olduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:
"Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah'a karşı gelmekten sakının ki O'nun rahmetine eresiniz."
Değerli kardeşlerim,
Hepimiz neticede Hz. Âdem ile Hz. Havva'nın evlatlarıyız. Hepimiz aynı kökten, aynı yaratılıştan geliyoruz. Irkımız, milletimiz, aşiretimiz, bölgemiz farklı olabilir. Ancak hepimiz, Yüce Allah'ın bu dünyada belli bir süre misafir ettiği kullarıyız. Bu dünya; imtihan yeri, kardeşlik yeri ve iyilikte yarışma yeridir.
Yüce Rabbimiz, Kur'an-ı Kerim'de Nisâ Suresi'nin 128. ayetinde "Sulh hayırlıdır." buyurmaktadır. Gerçekten de barışta hayır vardır. Büyüklerimizin de ifade ettiği gibi, en güzel barış, en erken yapılan barıştır.
Acar ve Çalışkan aileleri arasında yaşanan bu husumetin sona ermesi için Mardin'deki kanaat önderlerimiz büyük gayret sarf ettiler. Mardin İl Müftülüğü Barış Heyeti olarak bizler de bu süreçte elimizden gelen katkıyı sunmaya çalıştık. Nihayetinde bu hayırlı barışın gerçekleşmesine Sayın Ferhan Bozkuş vesile oldu.
Bizim için önemli olan, barışın kim tarafından sağlandığı değil; barışın sağlanmış olmasıdır. Çünkü her kim hayra vesile olursa, o da bu hayrın sevabına ortak olur.
Bugün burada devletimizin kıymetli temsilcileri, milletimizin kanaat önderleri ve ailelerimizle birlikte kardeşlik iklimini yeniden tesis etmenin mutluluğunu yaşıyoruz.
Ben Trabzonluyum, Karadenizliyim. Fakat benim için Trabzonlu olmak değil, kardeş olmak önemlidir. Çünkü bizleri bir arada tutan; kökenimiz değil, inancımız, insanlığımız ve kardeşliğimizdir.
Rabbim bu barışı daim eylesin. Ailelerimizin birlik ve beraberliğini muhafaza etsin. Bundan sonra gönüller arasında sevgi, muhabbet ve kardeşlik hâkim olsun.
Hepinizi saygı ve muhabbetle selamlıyor, bu hayırlı buluşmaya katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyorum."
Programda, Kur'an-ı Kerim okundu, dua edildi, daha sonra her iki aile bireyleri tokalaştı.


