İsmet Özel konuşmasına Türk Milleti’nin önceki İstiklâl Marşlarının Buhurizade Mustafa Itri Efendi tarafından bestelenen Teşrik Tekbiri ile Salat-i Ümmiye olduğunu hatırlatarak başladı. 1921’de yazılan İstiklâl Marşı’nın 1923’te ilan edilen Cumhuriyet’e hiçbir şey borçlu olmadığını vurgulayan İsmet Özel, bilakis Cumhuriyet’in İstiklâl Marşı’na borçlu olduğunu ifade etti.
90 seneyi geride bırakan Cumhuriyet’in İstiklâl Marşı’nın yazıldığı gaye aleyhinde bir yolun kat edilmesine sahne olduğunu, İstiklâl Marşı Derneği’nin bu gayenin tahakkuku istikametinde olduğunu dile getiren İsmet Özel, Türkiye’nin yok olmasına on yıllık sürenin kaldığı bir şartlar manzumesinin yaşandığına işaret etti.
İstiklâl Marşı Derneği’nin, İstiklâl Marşı’nın önüne koyduğu işleri yapmayı becerememesi halinde haritaların artık Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığını göstermeyeceğinin muhakkak olduğunu dile getirdi. İstiklâl Marşı Derneği’nin, ne olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti’nin idamesini temin etmek için değil, her şey elden gittikten sonra nereden başlanabileceğini bilen insanların işini kolaylaştırmak için kurulduğunu söyleyen Genel Başkan İsmet Özel derneğin çok hareketli ve cerbezeli bir hareket göstermemiş olduğunu ifade etti.
Derneğin mevcudiyetinin Türkiye’de hala bazı şeylerin kâfirlerin tam istediği şekilde sonuç vermesine mani olduğunu, bu mevcudiyetin kimilerinin canını sıktığını ve elinin, kolunun rahatça hareket edememesine sebep olduğunu ifade eden Genel Başkan İsmet Özel, dünyanın hiçbir yerinde ve hiçbir devrinde hayırlı işin sahibi olanların çoğunluğu teşkil etmediğini, buna mukabil, insanların pek çoğunun kendi dar kafalarının rahat ettiği alanı kıskançlıkla koruduklarını söyledi.
TÜRKİYE’NİN VARLIĞI DÜNYA TARİHİNİ BELİRLER
“Her ferdimize istiklâl” ibaresinin bir “biz”liğe işaret ettiğini söyleyen Genel Başkan İsmet Özel, Irak’ın Amerikan ve İngiliz gücü tarafından işgaline ses çıkarmayan, Müslümanların birbirini öldürmesine ses çıkarmayan kimselerin kafalarında neler olduğunun meraka değer olduğunu ifade etti.
“Türkiye diye bir ülke olmalı mıdır, olmamalı mıdır? Bu sorunun cevaplandırılması lazım. Mesela bir Ermeni’ye sorarsanız hayır, olmamalıdır. Bir Yunanlıya sorarsanız olmamalıdır. Bir Kürde sorarsanız olmamalıdır. Çünkü bu onların siyasi hedeflerine mani olan bir şeydir. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti diye bir ülke Büyük Yunanistan olmadığı için, Büyük Ermenistan olmadığı için, Kürdistan olmadığı için, Pontus olmadığı için, Gürcistan olmadığı için olan bir ülkedir. Türkiye bütün bunlara zarar vermiş, mani olmuştur. Onun için Türkiye olsun diye düşünürsen bütün dünya tarihini bir şekilde anlarsın; Türkiye olmasın diye düşünürsen bütün dünya tarihini başka türlü anlarsın.”
Batı dünyasının önce 1618-1648, sonra da 1914-1945 tarihleri arasında iki defa “Otuz Yıl Savaşları” geçirdiğini hatırlatan Genel Başkan İsmet Özel şunları söyledi: “Avrupa’nın ve Amerika’nın yaşadığı otuz sene savaşları sonucunda, birbirlerini yer halde bir çözüm aramaları sonucunda biz kendimizi ‘sıfır’ noktasında tutmayan, en azından ‘bir’ olabilen, sıfırlanmayı reddeden, ‘bir’ olmayı hasmına da kabul ettirebilen bir varlık sahibi olduk. Bugün birçok dangalak, alçak, hain ‘Türküm, doğruyum, çalışkanım’ diye Türk çocuklarının haykırmalarına mani olmakla övünürken, işte o sıfır ve bir farkı ‘Türk varlığı’ olarak ortaya çıktı. İstiklâl Harbi vererek ‘bir’ olduk. Matah bir şey değildi ama ‘sıfır’ olmaktan kurtulduk. Varlığım Türk varlığına armağan olsun’ derken bu ‘bir’in müdafaası bahis konusudur.” Andın kaldırılmasına iyi gözle bakanlar bu metni yazan adamın aynı zamanda Türkiye’de ezanın yasaklanmasına yol açan çalışmaları yaptığını ileri sürüyorlar. Cumhuriyet’in birinci kadrosu, Cumhuriyet ilan edilirken işleri elinde bulunduran kadro ‘Dinini ver, vatanını al’ pazarlığını kabul etmiş olan kadrodur. Onlar gâvurlara ‘Artık bundan sonra Müslüman olmayacağız’ diye söz verdikleri için Türkiye Cumhuriyeti sınırlarının garantisini temin ettiler. Biz onların Müslüman olduklarını falan söylemiyoruz. Ama biz ‘Önce Vatan’ dedik. O zaman da. ‘Hele bir vatanımız olsun, ondan sonra içimden imanımı söküp atamazlar, ben yine dinimi hâkim kılarım’ görüşü söz konusuydu.”
TÜRKİYE’NİN AKARSULARI “HER FERDİMİZE İSTİKLÂL”İN TEMİNİNE YARAYABİLİR
İnsanların bugün hayvan ve bitki hayatına uygun bir zihin çerçevesi içerisinde yaşadıklarına dikkat çeken Genel Başkan İsmet Özel, insan hayatının doğduğu günden öldüğü güne kadar kendisi hakkında bir şuuru kazanma hayatı olması gerektiğini söyledi. Batı dünyasında Kopernik devrimi, Darwin’in evrim teorisi ve Freud, Jung, Adler gibi kişilerin psikanaliz görüşleri dolayısıyla insanların, yaşadıkları dünyanın önemsiz olduğu, beşeriyetin değersiz olduğu ve insanlığın bir kıymeti olmadığı yönünde zihni etkiler altına girdiklerini ifade etti. Bütün bunların Kur’an-ı Kerim’i inkâr etmeyi kolaylaştırabilmeye müteveccih bir akıl düzenini ortaya koyduğuna işaret etti.
Her ferdimize istiklâl temin etmenin, Mekke ve Medine’yi İslam beldesi haline getirecek, hacıların haclarının makbul olmasını temin edecek bir hedefi gözettiğini söyleyen Genel Başkan İsmet Özel, Türkiye’nin her yerine suyollarıyla ulaşılabildiği bir düzenin gerçekleştirilmesinin de “her ferdimize istiklal” gayesinin bir parçası olduğunu ifade etti: “Her ferdimize istiklâl dediğimiz zaman kafamızda bir Türkiye var. Benim kafamda var. Ben bunu görmeden öleceğimi biliyorum ama kafamda bu Türkiye var. Bütün her yerine su yolu ile ulaşılabilen bir Türkiye. Türkiye’de sözümüz geçtiğimiz zaman Türkiye’nin bütün akarsularını, göllerini birbirine bağlayacağız. Hepsini. Dolayısıyla bir insan bir kayığa, isterse motorsuz da olsa, kürekle gidiyor da olsa bütün Türkiye’yi su üzerinden gezebilecek ve bunun bize devlet olarak millet olarak bütün diğer milletler ve devletler karşısında katacağı gücü, kazandıracağı prestiji düşünün. Böyle şeyler kapitalistlerin, sosyalistlerin, liberallerin Katoliklerin, Protestanların, Yahudilerin aklının erdiği şeyler değildir.” İsmet Özel konuşmasında şunları vurguladı: “Her ferdimize istiklal derken Allah’tan mağfiret dileme hakkı talep ediyoruz. Dünya hayatı içinde şerefli bir pozisyonu elden bırakmamayı kastediyoruz.”
İsmet Özel’den İlginç İddia: Türkiye’nin Yok Olmasına On Yıllık Süre Kaldı
Kızıltepe Mova Park’ta "Her Ferdimize İstiklâl" adı altında bir konferans veren İstiklal Marşı Derneği Genel Başkanı Şair İsmet Özel, İstiklâl Marşı Derneği'nin, İstiklâl Marşı’nın yazılış gayesi için kurulduğunu söyledi.
Kaynak: Mardin Life
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin