Adalet Bakanlığı, terör örgütlerince patlayıcı hammaddesi ve güçlendiricisi olarak kullanılan nitrat içeren gübrelerle ilgili cezaları artıran kanun tasarısını Başbakanlığa gönderdi. Tasarıyla yetkililerin izni olmaksızın bu tür maddelerin ithali, satışı, başkalarına verilmesi, nakli, depolanması, satın alınması, kabul edilmesi veya bulundurulması suç olarak düzenleniyor. Bu suçu işleyenler “tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi” suçundan cezalandırılacak.
TCK değişiyor, izinsiz gübrenin cezası var
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın talimatıyla Adalet Bakanlığı Kanunlar Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan, Türk Ceza Kanunu’nda (TCK)değişiklik öngören tasarı Başbakanlığa gönderildi. Tasarı ile getirilen önemli bazı düzenlemeler şöyle:
İZİNSİZ GÜBREYE 4 YIL HAPİS
Tasarıya göre, 3 yıldan 8 yıla kadar hapis öngören tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçunu düzenleyen TCK’nın 174. maddesindeki cezanın alt sınırı 3 yıldan 4 yıla çıkarılıyor. 174’ncü maddedeki, “maddelerin imalinde, işlenmesinde veya kullanılmasında gerekli olan malzeme ve teçhizatı ihraç eden” ibaresi, “maddeleri imal etmek, işlemek veya kullanmak amacıyla, gerekli olan malzeme ve teçhizatı ithal eden, ihraç eden, satışa arz eden, başkalarına veren, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden veya bulunduran” şeklinde değiştiriliyor. Böylece patlayıcı hammaddesi ve güçlendiricisi amonyum nitrat gibi maddeleri yetkililerden izin almaksızın başkalarına veren, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden veya bulunduranlar da aynı ceza ile cezalandırılacak.
İzinsiz gübre bulundurmak ceza sebebi
TCK'da yapılacak değişiklikle patlayıcı yapımında kullanılan amonyum nitratlı gübreyle yakalananlar cezalandırılacak.
Kaynak: Mardin Life
Yorumlar
2 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin
Saladdin Ahmed'in Türkiye'ye turistik gezi amaçlı gitmeyin dediği ve Türkiye'yi toptan yerden yere vurduğu 18.09.2016 tarihli İngilizce ropörtajını içeren OpenDemocracy sayfası:<br>https://www.opendemocracy.net/saladdin-ahmed-robert-leonard-rope/being-kurdish-turkish-mistake
Okurken vefasızlığın ve samimiyetsizliğin çirkinliğini hissettiren bir söyleşi. İnsan çalıştığı ülkeyi, cumhurbaşkanını ve kurumu eleştirirken her cümlesinde kara propaganda yapıyorsa bu eleştiriden öteye giden bir tavırdır. Yazıdaki çok düşmanca ve nefret dolu sözlerin sahibi Türkiye, Recep Tayyip Erdoğan ve Mardin Artuklu Üniversitesi hakkında sürekli bu tonda yazıp konuşan Irak Kürtlerinden bir akademisyen. Hiç bir somut akademik soruna ve çözüm önerisine değinmeden misyonu belli bir çıkışla verilmiş ropörtajda rektörüyle beraber yerden yere vursa da hala Mardin Artuklu Üniversitesi Felsefe Bölümü Yrd.Doç.Dr. ünvanını kullanmaktan gocunmayan Saladdin Ahmed. Takdir ettiği rektör Serdar Bedii Omay zamanında işe alınıp iki üç yıl Mardin Artuklu Üniversitesi'nde Felsefe Bölümü'nde akademisyenlik yaptığını ve Recep Tayyip Erdoğan tarafından atanmış baskıcı Rektör olarak tanımladığı Ahmet Ağırakça tarafından işten çıkartıldığını söyleyen S.Ahmed Türkiye'nin Recep Tayyip Erdoğan tarafından despotik bir rejimle yönetildiğini iddia ederken darbe girişiminin de onun kurgusu olduğuna dair fikir belirtmiş.En başta Türkiye'deki Kürtleri ve muhalifleri mağduriyetten kurtarmak için büyük batı ülkelerinin Türkiye'ye desteğini kesmesini ve turizm amaçlı ziyaret edilmemesi çağrısını yapmış.Dünyaya sakınTürkiye'ye gitmeyin demekle sözde savunuculuğunu yaptığı mağdur insanlara ve insanların ülkelerine iyilik yaptığını mı düşünüyor bu felsefeci olduğunu iddia eden akademisyen? Bu eleştiri değil. Sahi Saladdin Ahmed'e Mardin Artuklu Üniversitesi'ne girmesi için kim referans olmuş ve işe almıştı?Sahi üniversitedeki kliği kimlerden oluşuyordu? Onların bir kısmı şimdi nerede?Üniversite ve Mardin için ne ürettiler?S.Ahmed gerçekten akademisyenlik yapmak için mi üniversitede,Mardin'de ve Türkiye'de bulundu? Cevap Ahmed'in Mardin öncesi, süresi ve sonrasında da Kürtçe, Arapça ve İngilizce yazı, ropörtaj ve sosyal medya paylaşımlarını takip edenlerde, Devlet'te ve ünversite ahalisinde...