Bir yıldan beri Mardin’de Demir ve Çetin Aileleri arasında yaşanan kan davası düzenlenen barış yemeği ile sona erdirildi. Barış yemeğine katılan Abdurrahim Akdağ, “Büyük barış için canımı vermeye hazırım.”dedi.

Buhara Düğün Salonunda düzenlenen ve Kuran-ı Kerim'in okunması ile başlayan barış yemeğine AK Parti Mardin Milletvekili Abdurrahim Akdağ, Mardin Valisi Turhan Ayvaz, Kızıltepe Kaymakamı Erkaya Yırık, Mardin Müftüsü Dursun Ali Coşkun, Demir ve Çetin ailelerinin ileri gelenleri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Her iki ailenin biraraya getirilmesinde ve barış yemeğinin organizasyonunda en büyük katkıyı ise işadamı Süleyman Akdağ üstlendi.

Yemekten önce bir konuşma yapan AK Parti Mardin Milletvekili Abdurrahim Akdağ , barışın sağlanması için yapılan hizmetlerin çok yararlı hizmetler olduğunu belirterek, “Birlik, beraberlik, barış ve hoşgörüye ihtiyacımız var. Bu barışın sağlanmasında emeği geçen herkesi kutluyor ve teşekkür ediyorum."dedi.



BÜYÜK BARIŞ İÇİN CANIMI VERMEYE HAZIRIM

Akdağ açıklamasında ayrıca şu ifadelere yer verdi:

“Biz inşallah düşmanlıkta değil, barışta birbirimize yardımda dayanışmada birbirimizle yarışacağız. Kan davaları ve küskünlüklerde barışmak için kim diğerine gitmek için ilk adımı atan cennete ilk o girecek diyor. Peygamberimiz. Cennete hangi birimiz girmek istemeyiz. Cennete ilk girmek adına her iki ailemiz de birlikte adımlarını atarak bu barışı sağladılar. Sizleri tebrik ediyorum. Sizleri kutluyorum. Sizlerden Allah razı olsun diyorum. Mevlana hazretlerini hepimiz biliyoruz. Bir soğuk kış gününde Mevlana uzaklardan gelenlere Şems’i sorar. Onu gören oldu mu? Bazı bazı kervanların yolunu gözler: “Yok mu bana Şems’ten haber verecek” diye. Tebriz kokulu eşyalara itibar eder. Doğu rüzgârlarını gözler; belki Şems’in kokusu gelir bana diye. Şems’ten haber verenlere hediyeler vermeye başlar. Ve talebeleri derler Mevlana’ya: “ Efendim Şems’ten haber getirdiklerini söyleyenler, yalan söylüyorlar. Şems’i gördükleri falan yok. Sizden hediye almak için Şems’i gördük diyorlar. Mevlana ise: “Bende biliyorum yalan söylüyorlar. Ben onun yalan haberine bahşiş veriyorum; ondan gerçek haber getirene canımı veririm” diye mukabelede bulunuyor. Değerli hemşerilerim, dostlarım, akrabalarım, şu barış var ya şu özlediğim sizlerin de özlediği büyük barış varya o gelirse bu vekiliniz, bu kardeşiniz, bu hizmetkarınız canını vereceğini bilmenizi istiyorum. Dilerim o hepimizin çok arzuladığı büyük barışta Allah’ın izni ile yakındır.”



SUÇ İŞLEYENLERİ DEVLETİN ADALETİNE VE ALLAH’IN AYETLERİNE BIRAKALIM
Burada bir konuşma yapan Vali Turhan Ayvaz da, tüm dinlerde insan öldürmek günah olduğunu, barışı sağlayan insanların da Allah nazarında büyük bir hayır işlediklerini söyledi.

“Çetin ve Demir aileleri bugün insanlığı erdemliği, kazandılar. Onlar gerçekten hem bu dünyada hem de ahirette kazandılar. İnşallah bundan sonra böyle tatsızlıklarla karşılaşmayız. Devletin Kanunları var bizler savcı hakim olmayalım. Bunları devletin adaletine bırakılım. Cenabı Allah’ın ayetlerine hadislerine bırakalım.”dedi.

Müftü Dursun Ali Coşkun da iki aile arasındaki barışa vesile olan kişilere teşekkür ettiğini özellikle her iki ailesinin affedici ve mütevazi tavırlının kendisini çok etkilediğini, bu sebeple aileler i takdir ettiğini belirterek barışın tesisine öncülük eden Vali Ayvaz’a, Milletvekili Akdağ’a ve bölgenin ileri gelenlerine katkılarından dolayı müteşekkir olduğunu ifade etti. Coşkun, “Allah bölgemize bu gibi kan davalarını nasip etmesin. Zaten bölgemiz yeterince sorunlarla karşı karşıyadır.”diyerek barışın ve huzurun bölgede daim olmasını temenni etti.



3 BİN KİŞİ İLE TEK TEK TOKALAŞTILAR
Üç bin kişiye yakın misafire yemek verilen barış yemeğinde konuşmaların ardından Demir ve Çetin ailelerine mensup kişiler birbiriyle tokalaşıp, öpüşerek şahitler huzurunda kan davasını sonuçlandırdılar. Vali Turhan Ayvaz ve Milletvekili Abdurrahim Akdağ da yemeğe katılan yaklaşık 3 bin kişi ile tek tek tokalaşarak yemeğe katıldıkları için teşekkür ettiler.