Suriye`de Müslüman halkın Esad rejimi altında büyük zulümler gördüğünü söyleyen Kotek Mahallesi Mezopotamya Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Andurrahman Ceylan "Müslümanların başına musallat olmuş mevcut zalim yöneticiler, Müslüman halklarını kendilerine düşman, sömürgeci kâfirleri ise dostlar edinmişlerdir. Tunus`ta Zeynel Abidin bin Ali, Mısır`da Mübarek, Yemen`de Abdullah Ali Salih, Bahreyn`de Hamad bin İsa ne yaptıysa Suriye`de de Beşar Esad da aynısını hatta daha fazlasını yapmaktadır. Zira Suriye`de camiler basılıp Müslümanlar darp edilmekte, hak sözü söyleyen İmamlar gözaltına alınmaktadır. Esad`ın muhaberat görevlileri yaşlı-genç, çoluk-çocuk, kadın-erkek demeden her önüne geleni katletmekte, gözaltına alınan çocukların bile tırnakları sökülmekte, halkına karşı `vur emri`ni yerine getirmeyen şahsiyetli askerler dahi öldürtülmektedir."dedi.
Suriye`den hemen her gün işlenen zulmü yansıtan videoların internete düştüğünü ve oradaki zulmü açıkça ortaya koyduğunu ifade eden Ceylan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Beşar Esad ve kardeşi Mahir Esad, babalarından gördükleri gibi zulmün, işkencenin ve katliamın âlâsını halklarına karşı işlemekte ve hatta bu konuda babalarını dahi geçmektedirler. İnsan Hakları kuruluşlarına göre; Suriye`de olayların başlamasından bugüne kadar 1000 Müslüman öldürülmüş, 4 bin kişi tutuklanmış ve kendisinden haber alınamayan 2000 kişinin de kayıp olduğu bildirilmiştir. Ancak tüm bunlar olup bittiği halde dikkate şayan bir husus var ki; o da, Mısır, Tunus ve Yemen`de meydana gelen olaylara dünya sessiz kalmazken, Suriye`de yaklaşık bir ayı geçen süre zarfında yaşanan olaylara ciddi manada bir tepki verilmemiş olmasıdır."
Suriye`de Müslümanların yaşadıkları zulme sessiz kalınmaması gerektiği dile getiren Ceylan, şunları söyledi:
"Bugün Suriyeli kardeşlerimizin ihtiyacı olan, kendilerine uzanacak ve çektikleri acıları sona erdirecek bir dost edilir. Bugün özelde Suriyeli kardeşlerimizin genelde de tüm Ümmet-i Muhammed`in sıkıntısı, başlarındaki zalimlerden, tağutlardan ve hainlerden kaynaklanan sıkıntılardır. Bu sıkıntı, Müslümanların başlarındaki en büyük sıkıntı, en büyük derttir. Kardeşlerimizi bu dertlerden kurtarmak şüphesiz ki yine bizlerin ellerindedir. Yine bizler, bugün Müslümanları içine düşmüş oldukları bu acı durumdan kurtaracak dost-eliyiz. Bugün, kardeşlerinin dertleriyle dertlenip onların sıkıntılarını paylaşan kardeşler olma adına sesimizi daha bir yükseltmeli, özellikle şu günlerde evlerimize gelen siyasî parti temsilcilerine, hassaten Hükümet Partisi temsilcilerine söylenmesi gereken hak sözü haykırmalıyız. Bunun nedenini bu temsilcilere sormalıyız. Umulur ki bu vesileyle onların da idrak etmelerini sağlamış oluruz. Son olarak Allaha olan duam şudur; Ey Mülkün sahibi olan Allah’ım! Sen mülkü dilediğine verir, dilediğinden çeker alırsın. Dilediğini yüceltir, dilediğini alçaltırsın. İyilik senin elindedir. Şüphesiz ki senin her şeye gücün yeter. Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır. Ayaklarımızı sabit ve sağlam tut. O kâfir kavme karşı bize yardım et.”
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin