Mardin’de faaliyet yürüten ve aralarında Dost-Der, İlim Yayma Cemiyeti, Türkiye Gençlik Vakfı, Anadolu Gençlik Derneği, Davet Kardeşlik Vakfı, Ensar Vakfı, Mardin İHH, Mardin Gazeteci ve Yazarlar Cemiyeti ile MÜSİAD gibi sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelerek oluşturduğu Mardin Kudüs Platformu, 15 Temmuz Meydanı’nda kurulan Kudüs Çadırında 20 gün boyunca üniversite öğrencileri, “Kudüs kırmızıçizgimizdir” diyerek gece gündüz nöbet tutmuştu.
Türkiye ve Filistin bayraklarıyla süslenen, çadır eylemini farklı bir etkinliğe taşımak üzere bir araya gelen üniversiteli gençler sık sık “Katil Amerika Ortadoğu’dan defol, işgalci İsrail Filistin’den defol, Kudüs bizimdir bizim kalacak”şeklinde sloganlar attı.
Kur’an-ı Kerim okunarak Filistinliler için dua edildiği basın açılamasını Mardin Kudüs Platformu Başkanı Gazi Yıldız okudu. Açıklamasına "Kudüs Nöbetlerinin fiilen sona erdiğini duyurmak ve her Günümüzü Kudüs gibi yaşamak, Filistinli Muhammedi yüreğimizin en derin noktasında hissetmek için yapılacak olan çalışmaların hız kesmeden devam edeceğinin müjdesini vermek için toplanmış bulunuyoruz."diyerek başlayan Yıldız, "Bugün Mardin’den 3-5 tane gencin ruh intifadasının meşalesine kıvılcım olmak için başlattığı bu çalışma hedeflenenden çok daha farklı alanlarda faaliyet göstermiş, ve başarıya giden yolun iman halkalarından geçtiğini, günü birlik küçük hesaplar değil de ezelden ebede sürecek olan Kudüs ruhunu hayatımızın her noktasında hissetmemiz gerektiğini ve dünya üzerinde Mardin halkından başka insanlarında yaşadığını, onların çektikleri zorlukları, döktükleri gözyaşlarını apaçık bir şekilde gözler önüne sermişlerdir."dedi.
Mardin’de kurulan bir çadır ile mi kurtulacak Beytül Makdis ? sorusu ile haddinden fazla karşılaştıklarını anlatan Yıldız, "Kurduğumuz çadır ile Mescidi Aksa’nın, Kudüs’ün ilhakına mani olamasak da bir Abdulmuttalip misali diyoruz ki bizim beldemiz Mardin, Biz Mardin’den sorumluyuz ve Mescidi Aksanın bir sahibi var. Beytül Makdisin bir sahibi var. Kudüsün bir sahibi var. Filistin’in, Irak’ın, Suriye’nin Mısırın bir sahibi var. Bundan şüphemiz yok. Rabbül alemin bizden bir hareket bekliyor, Müslümanlardan bir hareket bekliyor, İnsanlardan bir hareket bekliyor."ifadelerine yer verdi.
Kurulan çadır ile 20 günlük süre zarfında ortaokul, lise, üniversite öğrencileriyle ve Mardin halkıyla iç içe her günlerini Kudüs'çe yaşamaya çalıştıklarını anlatan Yıldız, açıklamasını şu şekilde sürdürdü:
"Gözümüzü Kudüs ile açtık, Kudüs ile kapattık. İnsanlara Filistin’de çocukların oyuncak yerine misket bombalarıyla zaman geçirdiklerini, dile kolay 100 yıllık bir süreçte ‘’öz yurdunda garipsin öz vatanında parya’’ mısrasının direk muhatap kitlesini oluşturduklarını, annesi sağ olan çocuklara ‘’cennetin çocukları’’ muamelesinin yapıldığını anlatmaya çalıştık. Ve bugüne gelindiğinde yeni çalışmalar, farklı projeler ve yeni insanlara ulaşmak için, ‘’karanlığın en zifiri olduğu an aydınlığa en yakın olandır’’ düşüncesi ve ‘’Bir sabah gelecek kardan aydınlık’’ düsturuna sonsuz iman ve teslimiyet ile yeni çalışmalarda görüşmek temennisi ile sizleri Allah’a emanet ediyoruz. Gününüz Kudüs ola. Son olarak Nöbetimiz boyunca bizlere desteklerini esirgemeyen Sayın Valimiz Mustafa Yaman ve ekibine, Artuklu kaymakamımız sayın Şakir Öner Öztürk ve ekibine, Mardin STK platformu üyelerine teşekkürü bir borç biliriz."
Çadırda toplanan gençlerden Halil İbrahim Yetim de Türkiye’de ve dünyada farkındalık oluşturmak için kurdukları çadırda en çok rağbeti üniversite öğrencilerden aldıklarını söyledi. Kudüs davasının yeni bir dava olmadığı gibi yaşanan zulümlerin de yeni olmadığını hatırlatarak, Filistin’de 70 yıldır esaret altında olduğuna işaret etti. Türkiye’de ve dünyada Kudüs davasıyla ilgili yeterince farkındalık oluşturulamadığını dikkat çeken Yetim, "Müslümanlar zulüm görürken sadece televizyon kanallarındaki haberlerde izleyip yerimizde dua etmekten başka bir müdahalemiz veya dâhilimiz olmuyor. Bunun için Türkiye’de 15 Temmuz misali bir destek aranıyorsa biz diyoruz ki; israil denilen terörist oluşum eğer halkın desteğiyle, Müslümanların birleşmesiyle yok edilecekse biz bunu Mardin’den başlatıyoruz. Bir kıvılcım olalım ve tüm illerimize örnek olalım. Elimizden geldiğince sabaha kadar nöbetler tutarak, insanlara bilinçli olmaları gerektiğini anlattık."dedi.
“Çadır nöbetinin sona ermesi yeni çalışmaların başlangıcı ve müjdecisidir”
Türkiye’de bilinç ve şuur uyandırmak adına çadır kurarak Kudüs Nöbeti tuttuklarını kaydeden İbrahim Yetim, nöbetlerin çok verimli geçtiğini aktardı. Yetim, “ABD Başkanı Trump’ın yaptığı açıklamanın ardından bir günlük bir basın açıklaması, eylem ve yürüyüş değil uzun bir süre devam etmesini planladığımız çadır nöbetiydi. Elhamdülillah çok güzel zamanlarımız geçti, çok güzel anılar yaşadık. Çadıra gelen insanlara Mescid-i Aksa’yı anlatmaya çalıştık, Filistin’de yaşanan gelişmeleri anlattık. Ortaokul, lise ve üniversiteden gelen öğrencileriyle ve çok farklı yaş grubu insanlarla bir arada olduk. Onlara bir nebze de olsa derdimizi, hissiyatımızı anlatmaya çalıştık. Elhamdülillah çok güzel tepkiler aldık. Bunun haricinde diğer illerimizden de yorumlar aldık. Şunu söylemek istiyorum; Mardin’deki Kudüs çadırı nöbetinin sona ermesi yeni çalışmaların başlangıcı ve müjdecisidir. Mardin Kudüs Platformu ve Kudüs’ü kalbinde taşıyan gençler olarak sadece bir çadırla değil bütün dünyaya yürüyen aşkımız ve heyecanımız var.” dedi.
“Kudüs özgür oluncaya kadar eylemlerimiz devam edecek”
Nöbet tutan öğrencilerden Muğdat Gültekin, Kudüs özgür oluncaya kadar eylemlerinin farklı mekânlarda ve zamanlarda devam edeceğini söyledi. Gültekin, “Bizler burada hem birer Selahaddin olmak hem de Selahaddinler yetişmek adına burada toplanmıştık. Bu gün çadır kaldırılıyor ancak eylemlerimizi farklı yönlerde ve farklı zamanlarda devam edecek. Allah’a emanet olun.”
“Mücadelemiz devam edecek”
Soğuk havaya rağmen Kudüs nöbeti çadırında 20 gün boyunca gece/gündüz kaldıklarını hatırlatan Ömer Kaya ise bazı gecelerin termometrelerin sıfırın altına bile düştüğünü söyledi. Nöbet boyunca kendilerine destek veren herkese teşekkür eden Kaya, şunları söyledi: “Ben şunu söylemek istiyorum; Kudüs davasına bu çadırdan önce de sahip çıkıyorduk, çadırdan sonra da sahip çıkmaya devam edeceğiz. Bu şu şekilde anlaşılmazsın; işte çadır kaldırıldı, Kudüs davası ve bilinci de bitti, artık evlerimize çekileceğiz şeklinde olmayacak. Biz Kudüs’e her zaman ve her yerde sahip çıkacağız. Biz çadırdan önce de Kudüs için bir mücadele veriyorduk. Bu mücadele çadırdan sonra da devam edecek.”
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin