Araştırmacı Yazar ve Saadet Partisi GİK Üyesi Doğan Bekin yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
"Mardin Kurtuluş'u; 21 Kasım Günü de bizzat Atatürk tarafından İstiklal Madalyasını aldığı gün olan 21 Kasım 1923'ü özel olarak Mardin'e armağan etmesi ve Atatürk'ün onayıyla 19.5.1930 tarihinde yürürlüğe giren aşağıdaki kanuna eklenen ek maddeye göre kutlanmakta ve 1980 Askeri Darbesinde bile Kanunlar değiştirilmesine rağmen yürürlükteki ek madde aynen korunmuştur.
Bu gerçekler ışığında Mardin Belediyesi'ne ve Hukukçu sıfatıyla görev yapan Sayın Başkan'a sormak istiyorum. Siz hangi yetki muvacehesinde Belediye Encümeni'nden karar çıkarmak suretiyle Kurtuluş Günü'nü, "Onur Günü'ne çevirdiniz. Mardin Belediye Encümeni, TBMM tarafından çıkarılan kanunları uygulamakla mükellef mi? Değil mi?,Mardin Belediye Encümeni'nin TBMM kanununu değiştirme yetki ve sorumluluğu var mı? Elbetteki yoktur.
O nedenle, bu kanunsuz uygulamanın derhal durdurulması gerekmektedir. Herkes kanunları hiçe sayarak, kendinden ihdas edilmiş gayri kanuni ve keyfi kararlarla bir Kentin mukadderatıyla oynama hakkı ve yetisi yoktur. Bu gayri kanunun durdurulması için tüm yetkilileri sağduyuya davet ediyoruz.
Kurtuluş günleri, 19.5.1930 tarihli ve 1624 Sayılı Dahiliye Vekalet’i Merkez Teşkilat ve Vazifeleri Kanunu’na 4445 sayılı kanunla eklenen ek maddeye göre kutlanmaktadır. Her ne kadar 1624 ve 4445 Sayılı Kanunlar yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, 3152 Sayılı Kanunun geçici 4. Maddesi gereğince, yeni Yönetmelik çıkarılıncaya kadar, bu Yönetmeliğin 3152 Sayılı Kanuna aykırı olmayan hükümleri yürürlüktedir."
Bekin Sosyal Paylaşım Sitesindeki sayfasında da'' 21 KASIM MARDİN KURTULUŞU GERÇEĞİ'' başlıklı yazısında: "Auguste ölürken, biz bu oyunu da gördük manasında “piyes oynanmıştır, temsil bitmiştir” diyerek son noktayı koymuştur. Bu cümleden kinayeyle, Mardin’de bir araştırma görevlisi tunç üstüne tunç katarak ve Mardin ve Mardinlilerle adeta alay ederek 21 Kasım’ın hayali bir gün olduğunu ve yaptığı araştırmalarda böyle bir güne rastlamadığını ifade etmek suretiyle bilgeliğini ilan ederek son noktayı koymuştu.
Hürriyet köşe yazarı olan ve Atatürkçü çizgisiyle maruf Yılmaz Özdil de bu gözü pek, Artuklu Üniversitesindeki araştırma görevlisinin söylediklerini aynen köşesine taşıyarak. adeta Mardin ve Mardinlileri küçümseyen bir eda içerisinde farsi bir komedi ile konuyu enine boyuna tek taraflı ortaya koymaya çalıştı. Sayın Özdil, o kadar iddialıydı ki, 21 Kasım’ı Mardin Kurtuluşu için kim teklif etmişse, heykelinin Nasrettin Hoca Türbesi’ne dikilmesi için öneri getireceğini dahi söylemekten kaçınmıyordu.
Bir gün sonra Sayın Özdil’e mail gönderip, 21 Kasım’ı Mardin’e Atatürk’ün teklif ettiğini söyleyince her halde çok şaşırmıştır diye düşünüyoruz. Sayın Özdil, mailinde kendisine 21 Kasım’ın hayali bir gün olduğunu belirten Mardin Artuklu Üniversitesi’ndeki araştırma görevlisiyle de bu konuyu yeniden konuşacağını da bana beyan etmişti.
Sayın Yılmaz Özdil, araştırma görevlisi tarafından gerçekten çok zor durumda bırakılmıştı. Çünkü 21 Kasım’ın arkasında Atatürk’ün olacağını nerden tahmin edebilirdi ki? İşin daha da zoru, Nasreddin Hoca Türbe'sine heykel dikme teklifi de böylece suya düşmüş oldu.
Atatürk, İstiklâl Madalyası aldığı bu günü, Kurtuluş Savaşı sırasında Urfa, Antep, Adana ve Maraş’ın kurtuluşunda önemli lojistik destekler veren ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda önemli bir harç görevi gören Mardin’i unutmayarak; Mardin’in kurtuluş gününü, İstiklâl Madalyasını aldığı 21 Kasım günü olarak uygun görmüştür.
21 Kasım günü’nün Atatürk tarafından Mardin’e tahsis edilmiş olması çok manidardır. Aslında Fransızlar, Mardin Merkeze 9 Ocak’ta gelmiş ve şehri teslim alamadan geri dönmüşlerdi, Mardin’in güney kesimindeki bazı toprakları ise Urfa’nın kurtuluşu ile birlikte 11 Nisan’da geri alınmıştı. Fakat Fransızlarla yapılan anlaşma gereği, Güney’de Şenyurt, Nusaybin, Ras el Ayn ve şimdiki Kızıltepe gibi tren hattının altında kalan toprak parçaları Mardin’in elinden çıkmıştır.
O dönemlerde, Kızıltepe adıyla bir ilçenin olmadığı ve oraların da Mardin merkeze bağlı bir nahiye olduğunun farkında olmayan değerli araştırma görevlimiz, ısrarla Mardin merkezin hiçbir şekilde işgale uğramadığını vurgulayarak Mardin’in işgale uğramadığını ispat etmeye çalışıp durdu. Mardin merkezin dahi o dönemdeki idari sınırlarını tespit edemeden, Mardin’in sadece Diyarbakır Kapı Mahallesi’nden Surkapı(Savurkapı) Mahallesi’ne kadar olduğunu zannederek, Mardin merkezin işgale uğramadığını iddia ederek, yanlışlığına yeni yanlışlıklar eklemek suretiyle, yanlışlıktan bir türlü rucu etmeyi onuruna yedirememiştir.
Elimde bir türlü çözülemeyen ve yıllarca Fransızlarla görüşülen Mardinlilerin şimdiki Suriye sınırlarında kalan topraklarıyla ilgili 1930'ların tutanakları var.
Mardin Belediyesi de, bu araştırma görevlisinin etkisinde kalarak maalesef verdiği yanlış karardan geri adım atamamıştır. Aslında, planlanan 21 Kasım’ın komple kaldırılması ve kutlanmaması idi. Bu konuda İçişleri Bakanlığı’na yazı yazıldı. Ama kabul görmedi. 21 Kasım’ın Atatürk tarafından Mardin’e armağan edildiği gerçeğini bizler ifade edince durum tamamen farklılaştı.
Sonuç olarak, Sayın Araştırma görevlisinin bilgi dağarcığının eksikliğiyle Mardin tarihi konusunda bundan sonra daha dikkatli ve duyarlı olacağını umuyoruz. Çünkü bir şey konusunda bilgi sahibi olmamak, o gerçeğin varlığını değiştirmez.
Jüpiter'in altında ve Babil ırmakları üstünde hayal âlemi içerisinde dolaşarak tarihi belgelerle değil, kendinden menkul ifadelerle 21 Kasım'ın Mardin kurtuluşunda yeri olmadığını ve uydurulmuş hayali bir gün olduğu tezini ortaya atanların bundan sonra Mardin ve Mardinliler konusunda daha dikkatli olacaklarını temenni ediyoruz."
Kurtuluş Günü'nün Onur Günü Olarak Kutlanmasına itiraz
Araştırmacı Yazar Doğan Bekin, Mardin Belediyesi Encümeni tarafından alınan karar ile Kurtuluş Günü'nün Onur Günü Olarak Kutlanmasına itiraz ederek, Mardin Belediyesi Encümeni tarafından alınan bu Karar'ın Yasalara aykırı olduğunu savundu.
Kaynak: Mardin Life
Yorumlar
5 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin
Doğan bey gösterdiğiniz bu hassasiyet bu objektiflik ve araştırma ruhu için sizleri tebrik ediyor başarılar diliyorum.
Tebrikler sayın Doğan bey. Tarih, nefsimize ağır gelmesin diye yalanlar üzerine kurulmamalı. Gerçekler neyse o söylenmeli ve ders alınmalıdır. Mesela Mardinsporun tarihinde hiç bir zaman ligden düşmediğini söylemek elbette nefsimize hoş gelirdi. Fakat...
doğan bey sizi kutlarım.Mardin adına yapılmış anlamlı ve bilimsel katkınız için teşekkürler.Allah sizleri eksik etmesin.
Statükoyu yıkmak, alışkanlıklardan kurtulmak pek kolay değil.Ne güzel işte işgal edilmemişiz.kurtulsanız bile işgal edilmek kötü bişey.yenilmektir işgal edilmek.ama biz yenilmemişiz ve de işgal edilmemişiz.Doğan Bekin işgalde ısrar ederek aslında düşmanı sevindirip Mardinlileri aşağılıyor.farkında değil.birkaç fotoğraf toplayıp,bir kaç ansiklopedi okumakla tarihçi olduğunu zannediyor.Teşekkürler Başkan Ayanoğlu bence çok yerinde bir karar.
Ağzınıza,kaleminize mardinliliğinize sağlık Doğan Bey.Şov yapmak için tarihi değiştirecek kadar uyanık vr kurnaz davrananlara kapak olmuş.Neymiş yalancının mumu yatsıya kadarmış.