Mardin Aşiretler İstişare Meclisi'nden toplumun huzurunu kaçıran musibetler çalıştayına katılım çağrısı
Mardin'in Kızıltepe ilçesinde 5 Eylül Cumartesi günü düzenlenecek olan Mardin Aşiretler İstişare Meclisi Çalıştayı için davet çağrısı yapıldı. Mardin Aşiretler İstişare Meclisi üyeleri, toplumun huzurunu, aile yapısını, gençlerin geleceğini ve manevi değerleri ilgilendiren sorunların ele alınacağı toplantıya tüm Mardin halkını davet etti.
Mardin'in farklı bölgelerinden aşiret mensuplarının, kanaat önderlerinin, alimlerin ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin katılım sağlayacağı toplantıda, son dönemde gençliği ve geleceği tehdit eden, aile yapısını zedeleyen ve toplumun huzurunu kaçıran sorunların masaya yatırılarak, bu meselelere yönelik çözüm önerilerinin ele alınacağı belirtildi.
Mardin Aşiretler İstişare Meclisi Tertip Komitesi tarafından organize edilen program, 5 Eylül Cumartesi günü Kızıltepe'deki bir düğün salonunda gerçekleştirilecek. Saat 09.30'da başlayacak program, saat 14.00'te sonuç bildirgesinin açıklanmasıyla sona erecek.
Toplantıya Mardin'in 10 ilçesinden aşiret temsilcilerinin yanı sıra alimler, kanaat önderleri, ağsakallar, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve toplumun farklı kesimlerinden duyarlı insanların katılması bekleniyor.
Mardin Aşiretler İstişare Meclisi üyeleri, Mahmut Kılınç, Molla Fasih Memiş ve Mehmet Şerif Öter, bir araya gelerek toplumun huzurunu, aile yapısını, gençlerin geleceğini ve manevi değerleri ilgilendiren sorunların ele alınacağı toplantıya tüm Mardin halkını davet etti.
Mardin Aşiretler İstişare Meclisi üyelerinden Mehmet Şerif Öter, son dönemde Mardin genelinde herkesi derinden üzen ve ciddi endişelere sevk eden gelişmelerin yaşanmaya devam ettiğini belirtti.
Öter, toplumu, aileyi ve birçok sosyal yapıyı tehdit eden üzücü olaylara ve diğer sorunlara karşı çözüm üretmek amacıyla alimler, kanaat önderleri, aşiret mensupları ve sivil toplum kuruluşlarının bir araya geldiğini belirtti.
"Bunun için ne yapabiliriz?' diye yola çıktık"
Öter, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
"5 Eylül'de Kızıltepe'de gerçekleştireceğimiz Mardin Aşiretler İstişare Meclisi Toplantısı'nın hazırlıkları yaklaşık üç ay önce başladı. Seydalarımız, şeyhlerimiz, kanaat önderlerimiz ve toplumun sorumluluk sahibi, ileri gelen insanları olarak gönüllülük esasıyla bir araya geldik. Malum olduğu üzere son zamanlarda Mardin'imizde ve bölgemizde hepimizi derinden üzen, ciddi endişelere sevk eden gelişmeler yaşıyoruz. Gençliğimizin geleceği, aile yapımız, toplumsal ilişkilerimiz, manevi değerlerimiz ve aile kurumumuz büyük bir tehdit altında. Biz de 'Bunun için ne yapabiliriz?' diye yola çıktık. Alimlerimiz, kanaat önderlerimiz ve bu meclisin üyeleri olarak bir karar aldık. O günden bu yana yaklaşık üç ay geçti. Bu üç aylık süreçte Meclis üyelerimizle birlikte Mardin'in 10 ilçesinde faaliyet gösteren ve hayatını orada sürdüren köklü aşiretlerin temsilcileri, kanaat önderleri, sivil toplum kuruluşları ve toplumun önde gelen, bilinçli ve duyarlı insanlarıyla birer birer görüşmeler yaptık. Gerekli istişareler tamamlandıktan sonra tavsiye niteliğinde kararlar alınacak. Bu kararların takipçisi olmak kaydıyla bu toplantı düzenleniyor. Davetiyelerimiz de bu çerçevede program içeriğiyle birlikte hazırlandı."
"Gençliğimiz ve geleceğimiz tehlike altında"
Toplantının yalnızca belirli bir kesimin değil, bütün Mardin'in meselesi olduğunu vurgulayan Öter, "5 Eylül'de yapacağımız bu istişare toplantısı sadece bizim değil, bütün Mardin'indir. Adına 'Aşiretler Toplantısı' diyoruz ama buradaki herkes aslında bir aşiret mensubudur. Dolayısıyla her Mardinli bu istişare toplantısında kendisini görmeli, bu Meclisin bir parçası olarak hissetmelidir. Bu girişim sadece bizim öncülüğümüzde gerçekleşiyor. Seydalarımızla birlikte sahada olduk, emek harcadık. Ancak bunun burada kalmaması gerekiyor. Bundan sonra tüm kesimlerin, bu çalışmanın takipçisi olması, sahiplenmesi ve sürdürmesi gerekiyor. Çünkü durum gerçekten çok ciddi, tehdit büyük. Gençliğimiz ve geleceğimiz tehlike altında. Gençlerimiz maneviyattan uzaklaşıyor. Hiçbir önemi olmayan, ceviz kabuğunu doldurmayacak kadar küçük meseleler yüzünden birbirlerini vuruyor." diye belirtti.
Öter, "Neredeyse hiçbir hafta olaysız geçmiyor. İki grup arasında çıkan bir tartışma sonucunda her iki tarafın aşiretleri birbirine düşman kesiliyor. Öte yandan, dürüstçe ticaret yapanları tenzih ederiz; ancak bazı kesimler 'ticaret' adı altında tefecilik yapıyor. Özellikle gençlere borç veriliyor, faizle borç kabartılıyor. Aylar, hatta bir yıl geçtikten sonra gidip gencin babasının, amcasının veya abisinin kapısına dayanılıyor. Tam anlamıyla mafyavari ve çete anlayışıyla yaklaşılıyor. Bunun sonucunda büyük sorunlar ve facialar ortaya çıkıyor. Yaşanan olayların önemli bir bölümü de bundan kaynaklanıyor." dedi.
"Evlilik, kutsallığını yitirip bir ticarethaneye dönüşmüş durumda"
Boşanmaların artık sıradan bir durum haline geldiğini, evliliklerin ağır ekonomik şartlar nedeniyle gençler açısından ulaşılması zor hale evrildiğini söyleyen Öter, "Aile yapısı ise büyük bir sorun. Boşanma artık sıradan bir duruma dönüşmüş. Bundan 30 yıl öncesine kadar kolay kolay boşanma olmazdı. Olsa bile büyük üzüntüyle karşılanır, boşanan tarafın ailesi mahcubiyet duyar, toplum içine çıkmakta zorlanırdı. Günümüzde ise evlenenlerden haberdar olmadan boşandıkları haberi geliyor. Hatta mahkeme koridorlarında bile sanki bir alışveriş yapılır gibi 'damat tarafından ne kadar para koparırım?' hesabı yapılıyor. Evlilik, kutsallığını yitirip bir ticarethaneye dönüşmüş durumda. Oysa evlilik kutsaldır. Evlilik, toplumun temel taşıdır. Bugün gençler evlenemiyor. Bunun nedenlerinden biri de evlenme koşullarının ağırlaştırılmış olmasıdır. Kilolarca altın, haddinden fazla harcama, 'şu kadar altın takıldı, şu kadar para harcandı, düğün şu şehirde yapıldı' anlayışı... Zenginlik gösterisine dönüşen bu yarış yüzünden evlenmek isteyen iyi niyetli ve maneviyatlı gençlerimiz evlenemiyor. Bu da ayrı bir büyük felaket. Yaşadığımız ahlaki yıkımın temelinde bu durum da yer alıyor. Bunun önüne geçmek için toplumun her kesiminin duyarlılık göstermesi ve el birliği etmesi gerekiyor." şeklinde konuştu.
"Bu sorunlara hep birlikte sahip çıkılacak"
Öter, toplantının çözüm odaklı bir anlayışla gerçekleştirileceğini belirterek şunları söyledi:
"Mardin'de yaşanan ahlaki sorunlar, tarihimize, aşiretlerimizin örfüne ve kültürüne baktığımızda, geçmişimizle kıyasladığımızda bugün yaşanan bu hadiseler, bu hayasızlıklar buraya hiç yakışmıyor. Eskiden bu tür şeyler yoktu. Birileri bilinçli bir çabayla bu tür olumsuzlukları aramıza yerleştirdi. Dolayısıyla bu çalıştayın amacı da budur. Toplumu rahatsız eden bütün konulara değineceğiz. Çalıştayımız 5 Eylül saat 09.30'da başlayacak, 14.00'te sona erecektir. Konuşmacılarımızın tamamı Mardin kökenli üç değerli hocamız olacak. Onlar anlatacak, halkımız söz alacak. Sorunlar, manevi hastalıklar, geleceğimizi tehdit eden tehlikeler ve toplumun huzurunu kaçıran bütün musibetler açıkça dile getirilecek. Herkes görüşünü söyleyecek ve bu sorunlara hep birlikte sahip çıkılacak. Bu toplantı, yaşanan sorunlara 'dur' demek için atılacak ilk adımdır."