Mardin'de bu yıl üretilen 4 milyon tuz çalısı fidanı ülkenin dört bir yanında toprakla buluşacak
Mardin Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından yürütülen “Meralarımıza Yeniden Hayat Projesi” kapsamında bu yıl 4 milyondan fazla tuz çalısı fidanı üretildi. Kuraklık, tuzluluk ve verimsiz arazilere dayanıklılığıyla öne çıkan tuz çalısı fidanlarının, başta meraların verimliliğinin artırılması olmak üzere küçükbaş hayvancılığın geliştirilmesine katkı sağlaması amacıyla Türkiye’nin farklı illerine gönderilmesi planlanıyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından onaylanarak uygulamaya alınan proje kapsamında Mardin, tuz çalısı üretiminde önemli bir merkez haline geldi. Mardin Tarım ve Orman İl Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan üretim sahasında, farklı illerden getirilen tohumlar çoğaltılarak milyonlarca fidan yetiştiriliyor.
Bu yıl 127 dekarlık alanda üretimi gerçekleştirilen 4 milyondan fazla fidan, gelişim süreçlerinin tamamlanmasının ardından kasım ayında Bakanlık tarafından belirlenen ve talepte bulunan illere ücretsiz olarak gönderilecek.
Gümüş: “Mardin, projenin üretim üssü konumunda”
Mardin Tarım ve Orman İl Müdürü Ender Muhammed Gümüş, projenin temel amacının verimsiz meraları yeniden küçükbaş hayvancılığın hizmetine kazandırmak olduğunu söyledi.
Tuz çalısının özellikle kurak, verimsiz ve tuzluluk problemi bulunan arazilerde yetişebilmesinin önemli bir avantaj olduğunu belirten Gümüş, bitkinin yıl boyunca yeşil kalması sayesinde küçükbaş hayvanlar için sürekli bir besin kaynağı oluşturabileceğini ifade etti.
Gümüş, çalışmaların yalnızca fidan üretiminden ibaret olmadığını, uzun vadede meraların ıslah edilmesi ve hayvancılığın temel altyapısının güçlendirilmesinin hedeflendiğini belirterek, Mardin’in bu süreçte üretim merkezi olarak öne çıktığını söyledi.

“Mardin yoncasını meralarımızla buluşturmak istiyoruz”
Tuz çalısının halk arasında “Mardin yoncası” olarak da adlandırıldığını belirten Gümüş, bitkinin protein değeri bakımından yoncaya yakın olduğuna dikkat çekti.
Gümüş, şöyle konuştu:
“Buradaki maksat, meralarda verimsiz olan alanlarda, yonca ile eşdeğer protein değerine sahip bir bitki olan Mardin yoncasını, yani tuz çalısını meralarımızla buluşturmak. Orada küçükbaş hayvancılıkla iştigal eden çiftçilerimizin koyunlarının, keçilerinin yıl boyunca beslenebileceği bir bitkinin o meralarda yetişmesini sağlamak.”
Tuz çalısının yıl boyunca yeşil kalabildiğini belirten Gümüş, bitkinin çok fazla suya veya özel bakım şartlarına ihtiyaç duymadığını ifade etti.
“Çok atıl arazilerde yetişebiliyor. Çok fazla büyük bir isteği yok. Tuzluluk problemi veya arazilerin verimsiz olması bunun büyümesine engel değil. Kuraklık da bunun büyümesine engel değil. O yüzden bu bitki tercih edilen bir bitki.” diyen Gümüş, bu özelliklerin özellikle mera alanları açısından büyük avantaj sağladığını kaydetti.
4 milyon fidanın ekonomik değeri 44 milyon avro
Mardin’deki üretimin yalnızca tarımsal değil, ekonomik açıdan da önemli bir boyuta ulaştığına dikkat çeken Gümüş, Avrupa Birliği ülkelerinden birinde bir adet tuz çalısı fidanının yaklaşık 11 avro değerinde olduğunu belirtti.
Üretim sahasında bulunan 4 milyondan fazla fidanın bu değer üzerinden yaklaşık 44 milyon avroluk ekonomik karşılığa sahip olduğunu ifade eden Gümüş, Mardin’de yürütülen üretimin büyüklüğüne dikkat çekti.
Gümüş, “Şu anda sahada 4 milyondan fazla fidanımız var. 4 milyon fidan demek 44 milyon avro demek.” ifadelerini kullandı.
Geçen yıl 24 ile fidan gönderildi
Projenin ilk uygulama döneminde de önemli miktarda üretim gerçekleştirildiğini belirten Gümüş, geçen yıl yaklaşık 2 milyon tuz çalısı fidanı üretildiğini ve Türkiye’nin farklı bölgelerindeki 24 ile gönderildiğini söyledi.
Ardahan’dan Antalya’ya, İzmir’den Van’a kadar farklı iklim ve coğrafi özelliklere sahip illere fidan sevkiyatı gerçekleştirdiklerini belirten Gümüş, projeye yönelik talebin her geçen gün arttığını ifade etti.
Gümüş, “Proje kapsamında geçen yıl Ardahan’dan Antalya’ya, İzmir’den Van’a kadar Türkiye’nin farklı bölgelerindeki 24 ile fidan sevkiyatı gerçekleştirdik. Bu yıl da talep eden illere burada ürettiğimiz fidanları ülkemizin her bir beldesine, her bir köyüne, her bir merasına göndereceğiz.” dedi.
Fidanların Bakanlığın koordinasyonunda ve illerin talepleri doğrultusunda ücretsiz olarak gönderileceğini belirten Gümüş, önceliğin Bakanlık tarafından belirlenen iller ile Mardin’in meralarına verileceğini söyledi.

“Önceliğimiz Mardin’in meraları”
Mardin’in de önemli miktarda mera alanına sahip olduğunu belirten Gümüş, üretilen fidanların kentin kendi meralarında da kullanılmasının öncelikleri arasında bulunduğunu söyledi.
Tuz çalısının yaygınlaştırılmasıyla birlikte özellikle verimsiz meraların yeniden yeşillendirilmesinin hedeflendiğini belirten Gümüş, bunun küçükbaş hayvancılıkla uğraşan üreticilere doğrudan katkı sağlayacağını ifade etti.
Gümüş, meraların daha verimli hale gelmesiyle hayvanların yıl boyunca daha fazla doğal yem kaynağına ulaşacağını, bunun da üreticilerin yem maliyetlerini azaltabileceğini belirtti.
“Karaman’da koyunların severek yediğini görüyoruz”
Proje kapsamında farklı illerde yapılan uygulamalardan olumlu sonuçlar aldıklarını belirten Gümüş, özellikle Karaman’daki çalışmalara dikkat çekti.
Karaman’a gönderilen tuz çalılarının gelişimini tamamlayarak yetişkin bitkilere dönüştüğünü belirten Gümüş, meralarda otlatılan koyunların bitkiyi yoğun şekilde tükettiğini söyledi.
Gümüş, “Gönderdiğimiz illerden Karaman’da şu an tuz çalılarımız büyük ve yetişkin halde. Islah edilen meralarda koyunların tuz çalılarını nasıl severek yediğini hep birlikte görüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Bu uygulamaların Mardin’de yürütülen üretimin sahadaki karşılığını görmeleri açısından önemli olduğunu belirten Gümüş, amaçlarının benzer sonuçları Türkiye’nin farklı bölgelerindeki meralarda da elde etmek olduğunu kaydetti.
Protein değeri yüzde 17’ye kadar çıkıyor
Tuz çalısının küçükbaş hayvanların beslenmesi açısından en önemli özelliklerinden birinin yüksek protein içeriği olduğunu belirten Gümüş, bitkinin sindirilebilir ham protein oranının yüzde 17’ye kadar ulaşabildiğini söyledi.
Gümüş, bitkinin besleyici değer açısından yoncaya yakın olduğunu belirterek, küçükbaş hayvancılık açısından önemli bir yem kaynağı oluşturabileceğini ifade etti.
Bitkinin tuzlu yapısının da ayrı bir avantaj sağladığını belirten Gümüş, koyun ve keçilerin merada otlanırken ihtiyaç duyduğu tuzu bu bitkiden de karşılayabildiğini söyledi.
Hayvanlar yedikten sonra yeniden filizleniyor
Tuz çalısının dikkat çeken özelliklerinden birinin de tüketildikten sonra yeniden gelişmeye devam etmesi olduğunu belirten Gümüş, bitkinin koyun ve keçiler tarafından tüketilmesinin ardından yeniden dallanıp filizlenebildiğini ifade etti.
Bu özelliğin meraların sürdürülebilir kullanımı açısından önemli olduğunu belirten Gümüş, bitkinin bir kez dikildikten sonra uygun koşullarda yeniden gelişerek hayvanların beslenmesine katkı sunabileceğini söyledi.
Gümüş, “Besleyici değer açısından yonca ile hemen hemen eşdeğer. Tuzlu olduğu için de bizim küçükbaş hayvanlarımızın merada otlanırken tuz ihtiyacını doğrudan bu bitki üzerinden karşılayabileceği bir bitki.” dedi.
“Ülkemizin her ilinde yetişebilecek potansiyele sahip”
Tuz çalısının farklı iklim ve toprak koşullarına uyum sağlayabildiğini belirten Gümüş, bitkinin Türkiye’nin farklı bölgelerinde yetiştirilebilmesi için önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyledi.
Gümüş, “Bu bitkinin dayanıklılığı da çok yüksek, uyum kabiliyeti olduğu için de herhangi bir sıkıntı yaşamadan ülkemizin her ilinde yetişebilecek bir potansiyele sahip.” ifadelerini kullandı.
Üretim sahasında yetiştirilen fidanların kök gelişiminin de oldukça güçlü olduğunu belirten Gümüş, fidanların üretim aşamasında gösterdiği gelişimin kendileri açısından olumlu bir gösterge olduğunu dile getirdi.
Tohumlar Konya, Karaman ve Eskişehir’den getirildi
Mardin’deki tuz çalısı üretiminin farklı bölgelerde yürütülen araştırma ve AR-GE çalışmalarının sonucunda geliştirildiğini belirten yetkililer, üretimde kullanılan tohumların Konya, Karaman ve Eskişehir gibi illerden getirildiğini ifade etti.
Bu tohumlar Mardin’de üretime alınarak çoğaltıldı ve elde edilen fidanlar yeniden farklı illerdeki meraların kullanımına sunulmaya başlandı.
Böylece Mardin, yalnızca kendi ihtiyacını karşılayan bir üretim merkezi olmaktan çıkarak Türkiye’nin farklı bölgelerindeki mera ıslah çalışmalarına fidan sağlayan bir merkez haline geldi.
Üretim kapasitesi her yıl artırılıyor
İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin üretim sahasında fidanların bakımını titizlikle sürdürdüğünü belirten Gümüş, milyonlarca fidanın sevkiyata hazır hale getirilmesi için ekiplerin yoğun bir çalışma yürüttüğünü söyledi.
Bu yıl üretim sahasında 4 milyondan fazla fidan bulunduğunu ifade eden Gümüş, üretim sırasında olası kayıplara karşı ihtiyaçtan daha fazla tohum ekimi yaptıklarını belirtti.
Gümüş, “Ne olur ne olmaz diye ekim yaparken 4 milyondan fazla tohum attık. Viyol ve tüplerde 4 milyondan fazla fidanımız bulunuyor.” dedi.
Fidanlar kasım ayında Türkiye’ye dağıtılacak
Üretim sahasındaki fidanların gelişimlerini tamamlamasının ardından sevkiyat sürecinin başlayacağını belirten Gümüş, kasım ayında Bakanlığın planlaması doğrultusunda fidanların farklı illere gönderileceğini söyledi.
Fidanların öncelikle talepte bulunan ve Bakanlık tarafından uygun görülen illere ulaştırılacağını belirten Gümüş, projenin kapsamının önümüzdeki dönemde daha da genişlemesini beklediklerini ifade etti.
Geçen yıl 24 ilden talep aldıklarını ve bu illere fidan sevkiyatı gerçekleştirdiklerini belirten Gümüş, bu yıl da Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelecek talepleri karşılamayı hedeflediklerini söyledi.
Proje 10 yıllık bir çalışmayı kapsıyor
“Meralarımıza Yeniden Hayat Projesi”nin yalnızca kısa vadeli bir üretim ve dağıtım çalışması olmadığı, uzun vadeli bir mera ıslahı hedefi taşıdığı belirtiliyor.
Daha önceki uygulamalarda projenin 2025-2035 dönemini kapsayacak şekilde planlandığı ve farklı illerde tuz çalısı plantasyonlarının oluşturulmasının hedeflendiği açıklanmıştı.
Bu kapsamda Mardin’de üretilen fidanların Türkiye'nin farklı bölgelerine ulaştırılması ve her ilde uygun mera alanlarında tuz çalısı plantasyonlarının oluşturulması hedefleniyor.

Küçükbaş hayvancılığın maliyetini azaltması bekleniyor
Projenin en önemli hedeflerinden biri de küçükbaş hayvancılıkla uğraşan üreticilerin yem maliyetlerinin azaltılması.
Meraların verimli hale gelmesiyle koyun ve keçilerin daha uzun süre doğal ortamda beslenebilmesi, üreticilerin dışarıdan yem satın alma ihtiyacının azaltılması ve hayvancılık faaliyetlerinin daha sürdürülebilir hale getirilmesi amaçlanıyor.
Gümüş, Türkiye’de hayvancılığın geleceği açısından küçükbaş hayvancılığın güçlendirilmesinin önemine dikkat çekerek, yüksek protein değerine sahip yem bitkilerinin yaygınlaştırılmasının hem üretici hem de tüketici açısından olumlu sonuçlar doğuracağını ifade etti.
Daha önce yaptığı açıklamalarda da tuz çalısının küçükbaş hayvancılığın verimliliğine katkı sağlayabileceğini ve su tüketimi açısından daha avantajlı bir üretim modeline destek olabileceğini belirten Gümüş, üreticilerin bu bitkiye sahip çıkmasını istemişti.
“Meralarımızın yeniden yeşerdiğini göreceğiz”
Projenin uzun vadede Mardin ve Türkiye hayvancılığına önemli katkılar sunacağına inandığını belirten Gümüş, hedeflerinin meraların yeniden yeşermesi ve küçükbaş hayvancılığın daha güçlü bir yapıya kavuşması olduğunu söyledi.
Gümüş, sözlerini şöyle tamamladı:
“Arzumuz, amacımız meralarımızdaki bu otların yeşerdiğini, her daim yeşil kaldığını, meralarımızın küçükbaş hayvanlarımız için ne kadar verimli hale geldiğini hep birlikte göreceğiz.”
Mardin Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, önümüzdeki dönemde yetiştirilen milyonlarca tuz çalısı fidanının Türkiye’nin farklı bölgelerindeki meralarla buluşturulması için çalışmalarını sürdürecek.
Mardin’den başlayan üretim sürecinin, farklı illerde kurulacak plantasyonlarla birlikte meraların yeniden canlandırılmasına, küçükbaş hayvancılığın güçlendirilmesine ve kırsal ekonominin desteklenmesine katkı sağlaması hedefleniyor.