Mardin STK Platformu’ndan “Terörsüz Türkiye” Sürecine Destek

GÜNDEM

Mardin STK Platformu, TBMM’de alınan “Terörsüz Türkiye” kararını toplumsal barış ve kardeşlik açısından önemli bir adım olarak değerlendirerek, adalet, hukuk ve eşit vatandaşlık temelinde yeni bir dönem çağrısında bulundu. Memur - Sen İl binasında düzenlenen basın açıklamasını Memur Sen Mardin İl Başkanı Abdülselam Demir okudu.

Mardin STK Platformu Dönem Sözcüsü Kadir Üründü, Türkiye'nin enerjisini 50 yıldır tüketmekte olan bir sorunun Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında çok güçlü bir iradeyle 12 maddeden oluşan bir çerçeve yasayla yasallaşmış olmasının olumlu bulduklarının altını çizdi.

Yapılan yasal düzenlemeye olan desteklerini Mardin'de faaliyet gösteren 60'a aşkın sivil toplum örgütünün çatı kuruluşu olan Mardin STK Platformu olarak destek ifademizi dile getirmek ve kamuoyuyla paylaşmak üzere toplandıklarını kaydetti. 

Basın açıklamasını Memur-Sen Mardin İl Başkanı Abdülselam Demir okudu. Demir,  “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, TBMM’de alınan kararın toplumsal barış, kardeşlik ve huzur açısından önemli bir adım olduğunu belirtti.

Abdülselam Demir, “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Demir, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 476 milletvekilinin ortak kabulüyle alınan kararın, Türkiye’nin ortak geleceği, güvenliği ve kardeşliği açısından umut verici olduğunu ifade etti.

“Ortak yaşam ve beraberlik için yaşasın adalet, yaşasın kardeşlik” mesajı veren Demir, Türkiye’de terörün sona ermesiyle birlikte toplumsal bütünleşme ve kardeşliğin daha da güçlenmesi gerektiğini söyledi.

Demir, “Terörsüz Türkiye” hedefinin yalnızca silahların bırakılması ve güvenlik boyutuyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, hukukun güçlendiği, özgürlüklerin arttığı ve refah seviyesinin yükseldiği bir Türkiye’nin inşa edilmesi gerektiğini vurguladı.

“Hukuk ve ahlakın dışına çıkan uygulamalar da son bulmalı”

Terörün oluşturduğu şiddet ve kısıtlamaların toplum üzerinde ciddi tahribatlara yol açtığını belirten Demir, terörle mücadele gerekçesiyle zaman zaman hukuk ve ahlak sınırlarının dışına çıkan uygulamaların da sona ermesi gerektiğini ifade etti.

Demir, farklılıkların tehdit olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, eşit vatandaşlık ve hukuk temelinde toplumsal kardeşliğin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

“Farklılıklarımızı zenginlik olarak görmeliyiz”

Araplar, Türkler, Acemler ve Kürtler başta olmak üzere bölge halklarının tarih boyunca ortak kültür, inanç ve değerler etrafında bir arada yaşadığını ifade eden Demir, ayrıştırıcı anlayışların bölge halklarının ortak enerjisini tükettiğini söyledi.

Demir, “Şiddet, nefret, dışlama, ötekileştirme ve dış güçlere angaje olmaya hepimiz beraber karşı durmalıyız. Farklılıklarımızı tehdit değil, zenginlik gören eşit vatandaşlık ve hukuk temelinde kardeşliğimizi pekiştirecek adımları atmak hepimizin sorumluluğudur” dedi.

Bölgesel barışa da dikkat çeken Demir, başta Gazze ve İslam coğrafyası olmak üzere bölgede barış, istikrar ve güvenliği tehdit eden gelişmelere karşı ortak bir irade ortaya konulması gerektiğini belirtti.

“Terörsüz Türkiye” sürecinde gelinen aşamayı olumlu karşıladıklarını ifade eden Demir, Türkiye’nin, bölgenin ve dünyanın barış ve huzur ortamına katkı sunan bütün çalışmaları desteklediklerini söyledi.

Demir, “Ekmeğimizi, aşımızı azaltan, huzurumuzu ve kardeşliğimizi bozan tüm odakların ve teşebbüslerin karşısında olmaya devam edeceğiz. Ortak yaşam ve beraberlik için yaşasın adalet, yaşasın kardeşlik” ifadelerini kullandı.

Image description