Kendisi profesyonel turizm rehberi olmasına rağmen kadınlara öncülük etme hayalinin peşinde 16 yıl önce açtığı restoranla bölgede ilklere imza atan Mardinli Ebru Baybara Demir şimdi de Türkiye'de bir ilke imza attı. Ebru Baybara Demir, Bask Dünya Aşçılık Ödülleri’ne, eğitmen şefliğini yürüttüğü UNHCR ve Harran Kaymakamlığı destekli Harran Gastronomi Okulu projesi ile aday gösterildi ve 110 aday arasından finale kaldı.
Proje kapsamında bölge kadınlarının ve Suriyeli mültecilerin daha insani koşullarda çalışabilmeleri ve hak ettikleri imkânlara kavuşabilmeleri için eğitimler verildi.
Baybara Demir ile Mardin'e getirdiği yabancı turistlere bölgeyi gezdirirken yemek yedireceği lokanta bulamadığı için açtığı Cerciş Murat Konağında görüştük. 16 yıl önce, 100 kişilik bir Alman kafilesine rehberlik etmek üzere anlaşan Demir, o zaman en büyük sorun 100 kişiyi mahalli yemekle doyurmaktı. Mardin'deki lokantaların hiç biri 100 kişilik yemek yapmayı üstlenmeyince ailesi ve komşularından yardım isteyen Demir, gelen turistlere, Mardin'in birbirinden leziz yöresel yemeklerini kendi evinde doyurdu. Bölgede yaşayan 21 kadınla birlikte evlerde yemekler yapıp turistlere sunarak başlattığı hikaye, tarihi bir Süryani konağını özgün değerlerine uygun olarak restore edip bir restoran haline getirmesiyle devam etti. Böylece Ebru Baybara Demir de işletmeciliğe ilk adımını atarak bugün 200'ün üzerinde kadına adeta istihdam sağlayan işyerini açmış oldu.
Mardin Cercis Murat Konağı’nın kurulmasıyla yakaladığı başarı ve bölgeye sağladığı ekonomik fayda sayesinde 2001 yılından itibaren ulusal ve uluslararası birçok özel ve kamu kurumu ile sürdürülebilir geleneksel ekonomiler yaratma konusunda örnek projeler gerçekleştirdi. Mardin’de eğitimsiz, hatta çoğu okuma yazma bilmeyen ev kadınlarına yaptıkları yemeklerden nasıl para kazanacaklarını öğretti. 200’den fazla kadının ve gencin iş ve meslek sahibi olmasını sağladı. Bölgedeki işsizlik ve Suriyeli mülteci sorunlarının istihdam projelerinin geliştirilmesi ile aşılacağına ve büyük şehre göçlerin bu şekilde önlenebileceğine inanan Ebru Baybara Demir, 2017 yılında kurduğu Hayatım Yenibahar Derneği ile kırsal kalkınmada öncelikli ve özellikle mültecilerin yaşadığı yerlerde başta gastronomi olmak üzere meslek edindirme kursları açarak istihdam hedefiyle faaliyet göstermektedir.
Demir'in şefliğini yaptığı sosyal sorumluluk projelerinden biri olan, Şanlıurfa'da BM ve Harran Kaymakamlığının ortaklaşa yürüttüğü proje ile dünyanın en prestijli mutfak yarışmalarından biri olan Basque Culinary World Prize'da (Bask Dünya Aşçılık Ödülleri) 110 aday arasından ilk 10'a girerek finale kalan ilk Türk şef oldu. Ödülü kazanan şef, 18 Temmuz’da Meksika’da ilan edilecek ve ödül töreni Ekim ayında İspanya’nın San Sebastian kentinde gerçekleştirilecek.
Demir, yarışmayı kazanması halinde ödülünü yörede istihdama ve zengin mutfak kültürünün kayıt alınmasına katkı sağlayacak kalıcı bir Gastronomi Okulunun kurulması için kullanacağını söyledi.
Bölgedeki yerel değerlere sahip çıkmak, unutulmaya yüz tutmuş yerel ürün ve tarifleri kayıt altına almak, Suriyeli mültecilerin toplumsal hayata entegrasyonuna destek olmak ve kadınların bölge ekonomisine katkıda bulunmalarını sağlamak amacıyla eğitmen şefliğini yürüttüğü Harran Gastronomi Okulu-Amazon Kraliçeleri projesi ile aday gösterildiğini anlatan Demir, uluslararası arenada gerek bölge mutfağını gerekse de Türk gastronomisinden bahsedilmesene vesile olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.
Suriyeli mültecilere balık vermeyi değil balık tutmayı öğrettiklerini ifade eden Demir, "Dünyanın önde gelen mutfak enstitüsü Basque Culinary Center’ın her sene mutfaktaki yeteneğini ve yaratıcılığını, toplum yararına sosyal sorumluluk projeleriyle birleştiren şefleri taçlandırdığı, dünyanın en prestijli şef yarışmalarından biri olan Bask Dünya Aşçılık Ödülleri’nde finale kalan ilk Türk şef olmanın gururunu yaşıyorum. Beni en çok mutlu eden, ödülün kendisinden çok, elimi uzatıp hayatlarına dokunmak ve değiştirmek için çabaladığım Mardinli, Urfalı ve Suriyeli mülteci kadınların bu proje sayesinde dünya çapında tanınma ve daha nicelerinin kendi yetenek ve çabaları ile aşçılığı meslek edinebilmesi için destek alma şansına sahip olmaları.”
Dünya çapında sektör profesyonellerinin büyük bir dikkatle takip ettiği yarışmada finale kalmanın Türkiye ve Mardin açısından kritik bir değeri olduğunu vurgulayan Baybara Demir, “ Bu vesile ile gastronomi alanında dünyanın önemli merkezlerinden biri olan Bask Bölgesi ile Mardin arasında bir köprü kurulmuş oldu. Bu köprü, tüm dünyada zengin yemek kültürümüzün tanıtımına ve kültürel çeşitliliğimizin farkında olunmasına katkı sağlayacaktır. Proje kapsamında Harran ve bölgeye ait yerel ürünler ve tariflerden oluşan envanter sayesinde binlerce yıllık kültür harmanının kazanımları kayıt altına alındı. Harran Gastronomi Okulu’nda proje süresince 44’ü Suriyeli olmak üzere toplam 108 kişi eğitimleri tamamlayıp sertifikalarını aldı. Bu 108 kişinin 64’ü kadın 44’ü ise erkeklerden oluşmakta. 16 kadın ise eğitmen olmak üzere eğitici eğitimlerini tamamladı. Eğitim verdiğimiz kursiyerlerimizi İstanbul'daki profesyonel mutfaklara götürerek orada onlara uygulamalı eğitim verdik. Gerekse de fuarlara götürerek orada kendi hünerlerini sergileme fırsatı verdik.”dedi.

Ödül gelirse Gastronomi Okulu kuracak
Proje kapsamında 44'ü erkek olmak üzere 108 Suriyeli ve bölge insanına meslek kazandırmanın mutluluğunu yaşadığına vurgu yapan Baybara Demir, 100 bin Euro’luk ödüle layık bulunması halinde yörede kalıcı bir Gastronomi Okulu kurarak istihdama ve zengin mutfak kültürünün kayıt alınmasına katkı sağlamayı hedeflediğini söyledi.
Bölgedeki kadınlara öncülük etmeyi 15 yıldan beri sürdürdüğünü ifade eden Demir, önlerindeki en büyük engelin mülteci sorunu ve işsizlik olduğuna dikkat çekerek “Aciliyetine yürekten inandığım ve çözümüne katkı sunmak istediğim konular var: Bölgemizde işsizlik TÜİK raporlarına göre yüzde 30 civarında. Bu soruna 100 bin kayıt dışı Suriyeli eklenince sorunun çözümü için ivedilikle çalışmak gerekiyor. Bölgenin dinamikleri içerisinde en önemli sorun, işsizlik ve belirsizlikten ötürü yaşanan göç. İkincisi kültür kaybı. Suriyeliler beraberinde getirdikleri kültürü aktaracak mecra bulamadıklarından bu zengin kültür zamanla yok olma tehlikesi içinde. Biz her iki halkın kültürel zenginliğini harmanlayıp birbirlerine aktarmalarını sağlayarak onların en iyi bildikleri yemek işini ekonomik anlamda ayakta durabilecekleri bir iş modeli haline getirmeye devam ettirmek istiyoruz. Bu nedenle, bölgede bir Gastronomi Okulu kurup bunu profesyonel eğitimlerle desteklemeyi, insanları istihdama katmayı planlıyoruz. Yani eğer ödül bölgemize gelirse Gastronomi Okulu’nun finansmanı ve zengin mutfak kültürünün kayıt altına alınarak gelecek kuşaklara aktarılması sağlanacak.”dedi.
Proje mutfağında iletişim dili olarak Türkçe'nin yanısıra, Arapça ve Kürtçe'de konuşuluyor. Demir, mültecilerle iletişim konusunda birçok ilde sorun olan dil sıkıntısının Mardin'de yaşanmadığını çoğu kişinin Türkçe'nin yanı sıra aynı zaman da Arapça ve Kürtçe'yi de konuşabildiğini söyledi.
Proje kapsamında eğitim alan kadınlardan Suriyeli Rojin Osman, Kamışlı'dan Mardin'e geldiğini ve kendisine hem annelik yaptığı hem de meslek sahibi yaptığı için Ebru Baybara Demir'e ne kadar teşekkür etse az olduğunu söyledi. Mardinli Süreyya Gökçeoğlu ise 17 yol önce şiddet gördüğü için eşinden boşandığını bir kızı ile sokakta kaldığında kendisine ilk yardım elini uzatan kişinin Ebru Baybara olduğunu söyledi. Gökçeoğlu, Ebru Baybara Demir sayesinde hem kendi ayakları üzerinde durabildiğini hem de meslek edindiğini dikkat çekti.
Suriye'nin Haseki kentinden gelerek Mardin'de ikamet eden 5 çocuk annesi Zekiye de evde aylarca yemek yiyecek bir şey bulamazken bugün yemek aşçısı olmasının kendisi için çok anlamlı olduğunu belirterek bu fırsatı veren Ebru Baybara Demir'e minnettar olduğunu ifade etti. Mardin'deki mutfağın erkek kursiyerlerinden olan Suriyeli Mehmet de asıl mesleğinin terzilik olduğunu belirterek ailesini geçindirmek için kadınlarla birlikte aşçılık öğrendiğini ve bu mesleği şimdi severek yerine getirdiğini anlattı.

ÖDÜL HAKKINDA
Basque Culinary Center tarafından düzenlenen Bask Dünya Aşçılık Ödüllerini kazanan şef, 18 Temmuz’da Meksika’da ilan edilecek ve ödül töreni Ekim ayında İspanya’nın San Sebastian kentinde gerçekleştirilecek.

PROJE HAKKINDA
Ebru Baybara Demir’in eğitmen şef olarak Dünya Aşçılık Ödülleri’ne aday gösterildiği Harran Gastronomi Okulu-Amazon Kraliçeleri projesi, 2016 Ağustos’unda UNHCR’nin (BM Mülteciler Yüksek Komiserliği) desteği ve komşu şehir Şanlıurfa’da Harran Kaymakamlığı iş birliği ile başladı.
Projenin amacı öncelikli olarak Harran’daki istihdam açısından dezavantajlı Suriyeli ve Türk kadınlara mesleki eğitim vererek nitelikli iş gücü potansiyeline katkıda bulunmak, istihdam olanağı yaratmak dolayısıyla sosyal entegrasyonlarına ve yaşam standartlarını yükseltmelerine destek olmak. Proje aynı zamanda bölgede eko-gasronomi turizmini ön plana çıkararak turizm potansiyelini harekete geçirmeyi de hedefliyor.