Sokağa Çıkma yasağının kaldırıldığı Cizre ilçesinde yaşanan tahribatları yerinde görmek üzere bölgeye gelen Mazlum-Der Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal, Mardin Şube Başkanı Avukat Seyfettin Baysal ve Yönetim Kurulu üyesi Ayettullah Aşıti ile birlikte Mardin Barosu ve Mardin Gazeteci ve Yazarlar Cemiyetini ziyaret ederek bölge hakkında görüş alış verişinde bulundu.
Mardin Gazeteci ve Yazarlar Cemiyeti ziyaretinde başkan Kadir Üründü tarafından karşılanan Mazlum-Der Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal, Anayasa Mahkemesinin gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül ile ilgili verdiği karar üzerine bir değerlendirdi. Anayasa Mahkemesinin gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül ile ilgili verdiği kararın büyük tartışmalara sebep olduğunu hatırlatan Ünsal, "Tartışmaların özü verilen kararın yargılamanın esasına girip girmediği ile ilgilidir. Çünkü sadece tutuklamaya itiraz şeklinde bir karar vermiş olsaydı yani tutuksuz yargılanmalarına karar vermiş olsaydı eğer, belki bu kadar büyük bir gürültü çıkmayacaktı. Ama Anayasa Mahkemesi davanın özüne girerek davanın aslında basın özgürlüğü davası olduğunu dolayısıyla yapılan haberin basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyleyerek hem davanın özüne yönelik söz söylemiş oldu, hem de tutuklamanın olmaması ile ilgili olarak itiraza dair bir şey söylemiş oldu. Şimdi bu Türkiye'de çok yeni bir şey. Oysa Anaya Mahkemeleri davaların özlerine dair şimdiye kadar bir söz söylemiyor idi. Öyle anlaşılıyor ki Türkiye bunu çok tartışacak."dedi.
ANAYASA MAHKEMESİ YENİ BİR SÜREÇ BAŞLATTI
Anayasa Mahkemesinin de artık hukuk yapan kurumlar arasında girdiğini anlatan Ünsal, "Hukuk biliyorsunuz sadece parlamentoda yapılmıyor aynı zamanda mahkemelerin icraatları da bir hukuk temayülü oluşturuyordu. Bu da yeni bir temayül oldu. Anayasa Mahkemesinin eli ile artık yeni bir hukuk oluşuyor. Anaya Mahkemesinin bireysel başvuru uygulaması bakımından bunu daha tartışacağız. Fakat birşey var o da Anayasa Mahkemesi biliyorsunuz herkesi bağlar. Dolayısıyla bağlayıcılık bakımından bir sorun yok ama mahkemenin davanın özüne girip girmediğiyle ilgili bu yapmış olduğu içtihat, ortaya koymuş olduğu bu tavrın bundan sonra Türkiye'de başka bir mecraya doğru mahkemeyi konumlandıracak bir uygulama başlattı. Görmek lazım. Çok yeni bir konu. Hükümetten de bu konuda farklı görüşler var. Hükümet Sözcüsünün yaklaşımı ile adalet bakanının yaklaşımı farklı."diye konuştu.
MAZLUM-DER'İN RAPORLARI VATANDAŞIN BEYANI İLE HAZIRLANIR
Mardin Barosunda Baro başkanı Avukat Çelebi Araz ile görüşen Genel Başkan Ünsal, Mazlum-Der'in bölgede yaptığı çalışmalar ve hazırladığı raporlar hakkında da bilgiler vererek, "Mazlumder sokağa çıkma yasaklarının bittiği her yere olabildiğince kısa sürede giderek oralarda gerek vatandaşlarla gerekse de yetkililerle görüşerek ve bu beyanları iddia olarak yansıtır. Mesela orada “falancayı şu taraf öldürdü” deniyor ise, biz onu iddia olarak yazarız. Çünkü biz ne otopsiye katılmışızdır, ne balistik muayenelere vakıfızdır. Raporlarımızı vatandaşın birebir anlatımı ve beyanı üzerine hazırlıyoruz. Dolayısıyla bizim raporlarımızı tanıklıkların aktarımı olarak görmek lazım. Bir İnsan hakları kurumu olarak da, siyasi ya da idari yetki paylaşımına dayalı her türlü model tekliflerinin konuşulmasını meşru bir hak olarak görür. Bunlar üniversite zeminlerinde, siyasal zeminlerde ya da Meclis çatısı altında, ifade özgürlüğünün evrensel kuralları içerisinde her yerde konuşulabilir olmalıdır. Burada bir tercih belirtmeyiz, işimiz de değil zaten. Yani “federasyondan yanayız” veya “üniterden yanayız” demeyiz. Bunların konuşulur olmasının sağlanmasıdır bizim için önemli olan. Fakat diğer yandan, herhangi bir modeli defacto durum yaratarak dayatmanın da yanlış olduğunu ifade ederiz. Yani siz, defacto olarak, “Ben burada falanca sistemi uyguluyorum” dediğiniz zaman oraya devletin yasal müdahalesini de, şiddetini de çağırmış oluyorsunuz. Siz, “burada özyönetim ilan ediyorum” dediğinizde devletin müdahalesini çağırmış oluyorsunuz, çünkü siyasal egemenliğe dair bir ortaklık iddiasında bulunmuş oluyorsunuz. Bu durumda AİHM de bildiğiniz gibi sokağa çıkma yasakları konusunda devleti haksız bulmadı. Ayrıca sivil alanlarda çatışmanın yaşanıyor olması sivil kayıpların ve ölümlerin önlenmesini imkansız kılıyor. Göz göre göre sivil kayıpların istenmesi kabul edilebilir değildir. Kaldı ki her türlü ölüm kategorik olarak karşı olduğumuz bir şey. Müzakere sürecinin açık tutulmasını, bütün bu siyasi ve idari yetki paylaşımlarına dair sistem önerilerinin hem şeffaf bir şekilde toplumla tartışılmasını, hem de tarafların birbiriyle konuşmasının mümkün olmasını hep söyledik ve bu da kaçınılmaz olarak ancak çatışmasızlık ortamında mümkün olur."
Mazlum-Der Genel Başkanından Gazeteci ve Yazarlar Cemiyetine ziyaret
Bölgede incelemelerde bulunmak üzere Mardin'de Gazeteci ve Yazarlar Cemiyetini ziyaret eden Mazlum- Der Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal, Anayasa Mahkemesinin gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül ile ilgili verdiği karar üzerine bir değerlendirmede bulundu.
Kaynak: Mardin Life
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin