Memur-Sen’den Rahmi Koç’a sert tepki!
Memur-Sen Diyarbakır Şube Başkanı’nın ardından, Memur-Sen Mardin İl Başkanı Abdulselam Demir de iş insanı Rahmi Koç’un Kürt kadınlarına ve hekimlik mesleğine yönelik sözlerine sert tepki gösterdi.
Demir yaptığı açıklamada, Koç’un ifadelerinin asla bir “fıkra” olarak geçiştirilemeyeceğini vurguladı:
“Rahmi Koç’un Kürt kadınlarını ve hekimlik mesleğini hedef alan çirkin ifadeleri asla bir ‘fıkra’ denilerek geçiştirilemez! Bir etnik kimliği, bir meslek grubunu ve kadınları aşağılamak açıkça ırkçılıktır, cinsiyetçiliktir ve büyük bir hadsizliktir.”
Memur-Sen Mardin İl Başkanı, kadınların etnik kimlik üzerinden ayrıştırılamayacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Kadının Türkü, Kürdü olmaz; kadın kadındır ve hiçbir kadının onuru bu tarz yakışıksız ifadelere malzeme yapılamaz. Paranızın ve statünüzün olması, kimseye insan onuruna hakaret etme hakkı vermez. Bu saatten sonra sadece kuru bir özür yetmez, hesap da verilmeli!”
"Özür dilemek yetmez"
Açıklamanın devamında hastane gibi sağlık hizmeti sunan bir kurumda bu tür ifadelerin kullanılmasının kabul edilemez olduğu belirtilerek şu değerlendirmeye yer verildi:
"Bu fıkranın anlatıldığı yer, şifa dağıtması, dil, din, ırk, cinsiyet ayrımı gözetmeksizin her vatandaşa güvenli ve onurlu bir sağlık hizmeti sunması gereken bir hastanedir. Sağlık kurumlarının kurumsal etiğinin en temel maddesi hasta mahremiyeti ve ayrımcılık yasağı iken, o kurumun bağlı olduğu vakfın sözde onursal başkanının bu kavramları çiğneyen bir fıkra anlatması akıl tutulması değil rezilliğin daniskasıdır. Bu çirkin fıkrayı topluluk önünde anlatan, bu ayrımcılığa gülerek ve alkışlayarak ortak olanları başta Kürt kadınları olmak üzere tüm kamuoyundan özür dilemek yetmez hesap vermelidirler." ifadelerini kullandı.
Demir ayrıca Türkiye’deki yerleşik ayrımcı mizah kalıplarına dikkat çekerek şunları söyledi:
“Rahmi Koç tarafından sarf edilen ve kamuoyuna yansıyan ifadeler kabul edilemez; açıkça aşağılayıcı ve ayrımcı bir nitelik taşımaktadır. Türkiye’deki yerleşik ayrımcı mizah kalıplarının alçak ve kaba bir yansıması olan, Kürt kadınını modern kurumlardan, hastane kültüründen ve dilden habersiz, ne istendiğini anlamayan saf ve gülünç bir özne olarak konumlandırmak, sistematik bir ötekileştirmenin ürünüdür. Bir halkın kadın kimliği üzerinden mizah yoluyla aşağılanması aşağılıkça bir durumdur.”