İl Başkanı Mustafa Aydın tarafından yapılan yazılı basın açıklamasında “8.12.2011 günü akşam saat 18.00 sularında mazot ve gıda maddesi almak üzere katırlarıyla beraber Irak sınırının karşı tarafına geçerek saat 21.00 sularında sınıra yaklaşan Şırnak ili Uludere ilçesi Gülyazı (bujeh) ve Ortasu (roboski) köylülerinden 38 insanımız savaş uçaklarından atılan bombalarla katledilmiştir. Öldürülenler silahsız ve sivil kişiler olup herhangi bir çatışmaya girmedikleri gibi dur ihtarına uymayan bir husus da konusu değildir.
    Köylülerin ve sağ kurtulan kişilerin beyanına göre;sınırın karşı tarafına geçilerek gıda malzemesi ve mazot alıp tekrar evlerine dönme hadisesinin neredeyse rutin bir durum olduğu ve bunun yetkililer tarafından da bilindiği ifade edilmektedir.”ifadelerine yer verildi.
    Bu durumda toplumun zihninde oluşan bir çok soru işaretinin mevcut olduğuna dikkat çeken Aydın, “Yetkililerin bu konuda ayrıntılı, derinlemesine ve inandırıcı bir şekilde açıklama yapmaları ve bunu kamuoyuyla paylaşmalarını bekliyoruz.  Yaklaşık iki saat önce köylerinden katırlarıyla beraber topluca akşam saatlerinde silahsız ve sivil olarak yola koyulanların sınırı geçmelerini güvenlik güçleri ve istihbarat görevlileri bilemeyecek kadar aciz durumda mıdır? Sınıra çok yakın (hatta bir kısmı sıfır noktasında) 40’tan fazla insan ve katırı uçaklarla bombalatacak kadar vahim bir hadiseyi sağlatacak değerlendirmeyi kimler ve nasıl yaptı? Heronların ham görüntülerini istihbarata çevirenler mahalli güvenlik güçleri ve istihbarat görevlerinden teyid ettiriyor mu? Bunların terörist oldukları istihbaratını verenler ile bu operasyon talimatını verenler kimlerdir? Dağda-bayırda silahlı insan bulunması kendi başına öldürülme gerekçesi ve mazereti olabilir mi? Bu durumda yargısız infaz olmaz mı?”sorularına cevap bulunmasını istedi.
    Ülkenin demokratikleşmesi, sivilleşmesi ve kronikleşen sorunların aşılmasında önemli mesafeler kat edildiğini ifade eden Aydın, açıklamasını şu şekilde sürdürdü:
“Yeni bir demokratikleşme paketinin açılması hususunda kamuoyunda umutlu bir hava oluşarak bu konuda yeni ümitlerin yeşermesi sürecinde bu müeesif cinayetin işlenmiş olması oldukça üzücü ve düşündürücüdür. Konu geçiştirilecek, küçümsenecek, üstü örtülecek ve basit bir olaymış gibi kapatılacak bir olay değildir. İstihbarat aşamasından değerlendirme ve operasyon kararı ve uygulamasına kadar payı olan her kişi ve mercinin hesap vermesi gerekmektedir.
    Olayı esefle kınıyor, ölenlere Allahtan rahmet, yaralılara şifa, ailelerine de sabır ve başsağlığı diliyorum.”