Mescid-i Aksa’da yeni işgal planları: Gözler Yahudi bayramları dönemine çevrildi

GÜNDEM

Kudüs uzmanı Ziyad Ebu Hayıs, siyonist rejim ve Tapınak gruplarının yaklaşan Yahudi bayramlarını Mescid-i Aksa’daki mevcut statükoyu değiştirmek için kullanmaya hazırlandığını belirterek, şofar ve dini kitapların içeri sokulması, baskın saatlerinin genişletilmesi ve cumartesi günleri baskınların önünün açılması girişimlerine dikkati çekti.

Kudüs uzmanı Ziyad Ebu Hayıs, Mescid-i Aksa’nın siyonist rejim ve Tapınak gruplarının yeni uygulamalar dayatmaya hazırlandığı uzun bir gerilim dönemine girdiği uyarısında bulundu.

Ebu Hayıs’a göre 12 Eylül’de başlayacak ve 3 Ekim’e kadar sürecek Yahudi bayramları dönemi, Mescid-i Aksa’ya yönelik saldırıların ve yeni uygulamaların yoğunlaştırılması açısından kritik bir süreç olacak. Dönem, 12-13 Eylül’deki Yahudi yılbaşıyla başlayacak, 21 Eylül’deki Kefaret Günü ve 25 Eylül-2 Ekim arasındaki Çardaklar Bayramı'nın ardından 3 Ekim’deki Tevrat Bayramı ile sona erecek.

Dini ritüeller Aksa’ya taşınmak isteniyor

Ebu Hayıs, Tapınak gruplarının son dönemde Mescid-i Aksa’ya yalnızca daha fazla yerleşimci baskını gerçekleştirmeye değil aynı zamanda Yahudi dini ritüellerini kalıcılaştırmaya odaklandığını belirtti.

Bu kapsamda şofar, dua kitapları ve Tevrat'a ait dini araçların Mescid-i Aksa’ya sokulmasına yönelik girişimlerin hız kazandığını aktaran Ebu Hayıs, özellikle "siddur" adı verilen Yahudi dua kitabının içeri sokulmasına ilişkin uygulamanın 16 Ağustos’tan itibaren denenmeye başlandığını ifade etti.

Ebu Hayıs, siyonist rejim polisinin de bu uygulamayı yönettiğini ve baskın öncesinde 15 yerleşimcinin söz konusu kitapları teslim almasına izin verdiğini belirtti.

Kudüs uzmanı, bu uygulamaların Mescid-i Aksa’daki statükoyu adım adım değiştirmeyi ve Yahudi dini ritüellerinin cami içerisinde olağanlaştırılmasını hedeflediğini kaydetti. Benzer girişimlerin geçmişte geniş çaplı tepkilere yol açtığına dikkati çekti.

Baskın saatleri genişletilmek isteniyor

Mescid-i Aksa’ya yönelik bir diğer girişimin ise baskınların zamanını genişletmek olduğu belirtildi.

Tapınak grupları, tövbe duaları gerekçesiyle akşam saatlerinde Mescid-i Aksa’nın açılması için imza kampanyası başlattı. Bu talebin hayata geçirilmesi halinde, camiye yönelik baskınların yatsı namazı sonrasına kadar genişletilmesi ve böylece zamansal bölünmenin daha da derinleştirilmesi amaçlanıyor.

Ebu Hayıs, 2026 yılında baskın sürelerinin daha önce de artırıldığını, son düzenlemelerle baskınların pazar-perşembe günlerinde günlük toplam 6,5 saate kadar çıkarıldığını belirtti.

Cumartesi baskınları için hukuki girişim

En dikkat çekici girişimlerden biri ise Mescid-i Aksa’nın cumartesi günleri de yerleşimci baskınlarına açılması talebi oldu.

Tapınak grupları bu amaçla temmuz ayında kampanya başlatırken 27 Ağustos’ta Kudüs'ün Eski Şehir bölgesinde düzenlenen toplantıda konu ele alındı. Toplantıya siyonist rejimin sözde bakanlarından Şlomo Karhi ile Knesset üyesi Amit Halevi de katıldı.

Gruplar daha sonra cumartesi günleri baskın gerçekleştirilmesini savunan dini metinler ve dualar hazırlayarak bu uygulamanın Mescid-i Aksa’da hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

10 Eylül’de ise Mescid-i Aksa’nın cumartesi günleri yerleşimci baskınlarına açılması talebiyle siyonist rejimin Yüksek Mahkemesine başvuru yapıldı.

Ebu Hayıs, bu talebin mevcut bayram döneminde tamamen hayata geçirilmesinin zor olabileceğini ancak girişimin uzun vadede cumartesi günlerini de baskın takvimine dahil etme hedefinin bir parçası olduğunu ifade etti.

Bab er-Rahme çevresinde yeni ibadet noktası

Tapınak gruplarının faaliyetlerinin Mescid-i Aksa’nın dışına da taşındığı belirtildi.

Bu kapsamda Bab er-Rahme Kapısı'nın dışında yeni bir Yahudi ibadet noktası oluşturulması için girişim başlatıldı. 27 Ağustos’ta başlayan toplu dualar 3 ve 10 Eylül’de de tekrarlandı ve dualar sırasında şofar üflendi.

Söz konusu noktanın, Bab er-Rahme Mezarlığı'nın bazı bölümleri üzerinde ve siyonist rejim tarafından vakıf arazisine el konularak oluşturulan Givati otoparkı üzerinden ulaşılabilen bir bölgede bulunduğu belirtildi.

"Kırmızı inek" hazırlıkları da sürüyor

Tapınak gruplarının hazırlıkları arasında "kırmızı inek" projesi de yer alıyor.

Gruplar 9 Ağustos’ta Ürdün Vadisi'nin kuzeyindeki Moshav Mehola'da üçüncü bir kırmızı ineğin doğduğunu duyurdu. Tapınak Enstitüsü'ne bağlı ekiplerin hayvanı incelemek üzere bölgeye gittiği ve ineğin özel bir alanda tutulduğu aktarıldı.

Ebu Hayıs, Tapınak gruplarının bu gelişmeleri söz konusu tapınağın yeniden inşasına yönelik dini hazırlıkların işareti olarak değerlendirdiğini belirtti.

Kudüs uzmanı, tüm bu girişimlerin yalnızca baskın sayısını artırma çabası olmadığını, dini ritüellerin Mescid-i Aksa içerisinde normalleştirilmesi, baskınların zaman ve mekân bakımından genişletilmesi ve mevcut statükonun adım adım değiştirilmesine yönelik birbirini tamamlayan bir süreç oluşturduğunu ifade etti.

Daha önceki açıklamalarında da Ebu Hayıs, Tapınak gruplarının Mescid-i Aksa’da Yahudi ritüellerini aşamalı şekilde dayatmasını, zaman ve mekân bakımından bölünmenin yanında ilerleyen ayrı bir süreç olarak değerlendirmişti.