Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü'nden 81 il Valiliğine ve oradan da tüm Okul ve Halk Eğitim Merkezlerine gönderilen yazıda, Genel Müdürlüğe yapılan sözlü başvurulardan, Bakanlıkça yaygın eğitim kurumlarının her birinde görev yapan en kıdemli ücretli usta ücretliye kadro verileceğinden bahisle, ilgili müdürlüklere telefon üzerinden iletişime geçildiği, kurum müdürlerinden ücretli usta öğreticilere ait kişisel bilgilerinin temin edilerek, kadrolu atama için para talep edildiğinin anlaşıldığı belirtildi.
Yazıda Bakanlığın adı kullanılarak kendilerini üst düzey yönetici olarak tanıtan ve yaygın eğitim kurumu müdürlüklerinden bilgi ve belge isteyen kişilere kesinlikle itibar edilmemesi gerektiği vurgulanarak şöyle denildi:
"Bu tür taleplerle karşılaşan idarecilerin personele ilişkin bilgileri paylaşılmamaları ve bağlı bulundukları il/ilçe milli eğitim müdürlükleri kanalıyla en kısa sürede emniyet ve savcılık birimlerine suç duyurusunda bulunmaları ile konunun valiliğinizce tüm yaygın eğitim kurumu müdürlüklerine duyurulması hususlarında bilgilerinizi ve gereğini önemle arz ederim."
Milli Eğitim Bakanlığı'ndan 'Dolandırıcılık' uyarısı
MİLLİ Eğitim Bakanlığı, Halk Eğitim Merkezlerindeki en kıdemli usta öğreticilere kadro verileceğinden bahisle Bakanlık ve üst düzey yöneticilerin adlarını kullanarak usta öğreticilerin bilgilerini isteyen ve daha sonra onlardan kadro için para talep edenler konusunda 81 il Valiliğini uyardı.
Kaynak: Mardin Life
Yorumlar
1 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin
Dolandırıcılığın her türlüsünün en alası Mardin'de pek çok sektörde var. Neyse... <br><br>Mardin Artuklu Üniversitesi'nde çalışırken KHK ile ihraç edilen akademisyen Selim Temo bu sabah Cumhuriyet'te açmış ağzını yummuş gözünü. Ajan olduğu iddiasıyla görevine son verilen yabancı "akademisyenleri", üniversitenin bir tımarhaneye ve tehlikeli bir yere dönüştüğünü, her odaya kendi adamlarını yerleştirmeye çalışan grupların olduğunu anlatmış. Doğru. Ajanı, FETÖcüsü, PKKcısı, ihvancısı cartı curtu hala mevcut kadrosunu genişleterek korurken rektörlerin her şeyin farkında olduğu da doğru. Binalarda ve avlularda karakoldaymış ya da mal pazarındaymış grup halinde volta atanlar, kimlerin odaları tekeline aldığı, hangi hocalara oturulmayacak odalar verilirken işe bile gelmeyen hangi araştırma görevlilerine ve akademisyenlere mis gibi odaların tahsis edildiğini, tahsisatı ve mobbingi kimlerin yaptığı, akademik kadro alımlarında yolsuzluk, FETÖ, PKK soruşturmaları geçiren, GBTsi sorunlu olan akademisyenlerin başvurularını kabul ettiklerini, üniversitede hangi grupların düdüğünün öttüğünü kampüs MİT istihbaratçıları daha iyi biliyor olmalı. O halde neden bu hukuksuz ve ülkenin güvenliğine tehdit olan sisteme son verilmesini sağlamadıkları da ayrı bir muamma... Herkes akademide kendi camiasını çok iyi tanır. Kim necidir bilir. Bu yüzden de her şeyin farkındadır. Soruşturma geçiren, üniversitelerde ihraç edilmiş veya edilmemiş, tutuklu veya serbest FETÖcü ve PKKcıların referansı ve dayatmasıyla Mardin Artuklu Üniversitesi'nde atama bekleyen kişilerin ataması yapıldığı takdirde dananın kuyruğu kopacaktır. İşte o zaman üniversite yönetiminin OHAL'de vereceği hesap çok daha terletici olacaktır.